4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/7533 E. , 2010/4418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 08/10/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan ... vekili ile davalı ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalıların kendisine hakaret ve tehditte bulunduklarını belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı her bir davalıdan ayrı ayrı alınacak manevi tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davacı, kabul edilecek manevi tazminatlara olay gününden itibaren faiz uygulanmasını istediğine göre kabul edilen manevi tazminata yayın gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ...'ten alınmasına karar verilen manevi tazminata da olay gününden itibaren yasal faiz yürütülmemiş olması;
b)Davacı, her bir davalıdan ayrı ayrı manevi tazminat alınmasına karar verilmesini istediğine ve yerel mahkemece de her bir davalı ayrı ayrı manevi tazminat ile sorumlu tutulduğuna göre, davalıların sorumlu tutuldukları tutarlar üzerinden davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, kabul edilen toplam manevi tazminat tutarı üzerinden tek vekalet ücreti takdir edilmiş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.