Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılan vekilinin 29/02/2008 günlü temyiz dilekçesinde sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün onanmasını istemek suretiyle bu suçtan verilen mahkümiyet ve davanın reddine dair hükümleri temyiz etmediği anlaşıldığından, incelemenin katılan vekilinin sanık ... hakkında görevde ticaret yapma suçundan kurulan beraet hükmüne ve diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizi ile sanık ... müdafiin mahkümiyet hükmüne yönelik temyiziyle sınırlı yapılmasına ve sanığa tayin olunan ceza miktarına nazaran müdafiin duruşmalı temyiz talebinin de CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmü ile sanıklar ... ve ... ... haklarında görevde ticaret yapma suçlarından verilen beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Daire dışı araştırma gerektiren, hileli faaliyetlerle, teselsülen gerçekleşen zimmet eyleminden dolayı sanık ... hakkında lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 247/2 ve 43. maddeleri ile 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından ve hapis cezasına mahkümiyetin yasal sonucu olarak kazanılmış hak teşkil etmeyen 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmaması ise infazda nazara alınabileceği gözetildiğinden anılan hususlar bozma sebebi yapılmamıştır. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmü ile sanık ... ve ... ... hakkında görevde ticaret yapma suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ... ... ve ... ...'in denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçları ile ile sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin temyizen incelenmesinde; Sanıklar ... ..., ... ...'e isnat olunan 765 sayılı TCK'nın 203. maddesinde belirlenen ceza miktarı ile oluşa uygun olarak sanık ...'nın işlediği kabul edilen ve 765 sayılı TCK'nın 296. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanıkların sorgularının yapıldığı 16/09/2005 ve 18/09/2006 tarihleri ile inceleme günü arasında beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin bulunmadığı, bu itibarla kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 11/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.