T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1439
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2019 (Dava) - 18/05/2021 (Karar)
NUMARASI : 2019/262 Esas - 2021/335 Karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/262 Esas - 2021/335 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından zorunlu trafik sigortası yapılmış olan ... plakalı aracın seyir sırasında müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucu müvekkilinin aracında yüksek maddi hasar meydana geldiğini, trafik ekiplerince düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluş biçiminin ifade edildiğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, 30/05/2019 tarihinde oluşan bu trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla davalı sigortacıya KTK 97.madde kapsamında başvuru yapıldığını, ancak açılan hasar dosyası kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, sigorta şirketinin gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, hasar bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği ve yargılamayı gerektirdiği için davanın HMK 107.madde kapsamında belirsiz alacak niteliğinde bir dava olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL maddi hasara, 10 TL değer kaybına ilişkin tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesi ile hasar bedeli isteminin 36.000-TL'ye çıkartıldığı anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın trafik poliçesinin müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesini takiben, kazanın belirtilen şekilde meydana gelmediği de tespit edildiğinden hasar talebinin reddedildiğini, kusur yönünden de bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, zira, müvekkiline sigortalı aracın, kazanın oluşumunda iddianın aksine asli ve tam kusurlu olmadığını, davacı tarafa ait aracın da kusurlu olduğunu, bu konuda Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun piyasa rayicine ve Trafik Sigortası Genel Şartlarına uygun olarak tespitini, müvekkili şirketin temerrüdü de söz konusu olmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/01/2020 havale tarihli raporu, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde görevli üç kişilik öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinin 19/02/2021 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, aracın onarımının ekonomik olmayacağı, pert işlemine tabi tutulması gerektiği, alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve aynı doğrultuda düzenlendikleri dikkate alındığında, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin 95.000,00-TL olduğu, onarımının ekonomik olmayacağı, sovtaj bedelinin 39.500,00-TL olduğu, bu kapsamda davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle zararının 55.500,00-TL olduğu kanaatine varıldığı, poliçe kapsamında araç başına maddi hasar teminatının 36.000,00-TL olduğu, bu çerçevede davalı sigorta şirketinin 30/05/2019 tarihinde vuku bulan dava konusu trafik kazası sebebiyle sigorta teminatı miktarı 36.000,00-TL tutarında sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, onarılmaması gerektiği kanaatine varılan taşıtta değer kaybı hesaplanmasına ihtiyaç bulunmadığı kanaatiyle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, hasar bedeli talebi yönünden açılan davanın KABULÜNE, 36.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, değer kaybı bedeli talebi yönünden açılan davanın REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davalı vekili tarafından, "....Mahkemece atanan hesap bilirkişisi tarafından sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunun mütalaa edildiğini ve kusur incelemesi yapılmaksızın %100 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğunu, oysa müvekkili şirkete sigortalı aracın tam kusuru bulunmadığını, kaza tutanaklarının kesin delil niteliğinde olmadığını, kusur yönünden çelişkilerin kaldırılması için, yerel mahkemece Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerekirken bu hususun gözardı edildiğini, kazanın hasar ile uyumlu olup olmadığının araştırılması gerekmekte iken mahkemece eksik inceleme yapıldığını, zira müvekkili şirketçe alınan uzman araştırma raporunda hasarın kaza ile uyumlu olmadığının, kazanın şüpheli olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin fahiş olup gerçeği yansıtmadığını, hasarın Genel Şartlara göre tespiti gerekmekte iken bu hususların gözardı edildiğini, aracın rayici ile araçta oluşan hasar tutarının yüksek belirlendiğini, ilamın sonuç kısmının 3 nolu fıkrasında 2.650-TL bilirkişi ücretinin müvekkili sigorta şirketinden tahsiline karar verildiğini, ancak dosya içeriğinden açıkça görüleceği üzere bilirkişi ücretinin 2.350-TL' sinin mahkemenin 02.11.2020 tarihli ara kararı gereğince müvekkili şirket tarafından dosyaya yatırıldığını, dekontun dosyada mübrez olduğunu, sanki davacı tarafça karşılanmış gibi müvekkili şirketten 2. kez tahsilinin hukuka aykırı olup müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araç hasar bedeli ve değer kaybı bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kaza nedeniyle davacı tarafa sigortalı aracın %100 kusuru ile davacının aracına zarar verdiği, mahkemece alınan otomotiv bilirkişi kök ve ek raporu ile, itiraz üzerine İTÜ bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporlarının birbirleri ile uyumlu olup, piyasa koşulları ve davacı aracının önceki kazaları da gözetilerek gerçek zararın belirlendiğinin görüldüğü, yine kusur durumunda da bir çelişki bulunmadığı, raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kaldı ki, son alınan heyet raporu 13.04.2021'de davalı vekiline tebliğ edildiği halde, davalı vekilince herhangi bir itirazda bulunulmadığının da anlaşılmasına göre, davacı tarafın usuli müktesep hakları ve HMK 357.madde de gözetilerek, davalı vekilinin esasa dair tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bununla birlikte 23.11.2020 tarihli delil avans makbuzu ve dosya kapsamına göre, davalı vekilinin bilirkişi ücretinin 2.350-TL'lik kısmını kendileri yatırdıkları halde, hüküm fıkrasında tamamını davacı taraf yatırmış gibi yeniden kendilerine masraf yüklenmesinin hatalı olduğuna dair itirazı ise yerinde görülmüştür. Ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
HMK 353/1-b-2.madde uyarınca mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılıp düzeltilerek Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/262 Esas - 2021/335 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a)Hasar bedeli talebi yönünden açılan davanın KABULÜNE, 36.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 17/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine,
b)-Değer kaybı bedeli talebi yönünden açılan davanın REDDİNE,
c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.459,16-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 44,40-TL harç ve 614,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.800,76-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
d)-Davacı tarafından yapılan 60,50-TL elektronik tebligat, 16,20-TL tebligat gideri, 174,90-TL posta masrafı, 300-TL bilirkişi ücreti, 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç ve 614,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 1.254,40-TL yargılama giderinin kabul-ret oranı dikkate alındığında 1.253,40-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
e)-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.400-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f)-Davalı tarafın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın ret oranı dikkate alınarak 10,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g)-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına", ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2.Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
3.İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan 555,49 TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
4.İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024