Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1772 E. , 2023/2363 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, S.S. … Konut Yapı Kooperatifi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emrinin dayanağı olan kooperatif adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ öncesinde normal ve mutad yollarla tebliğ edilememe durumunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen usullere uygun olarak tutanak haline getirilmediği, ara kararına rağmen davalı idarece bu hususa ilişkin tevsik edici belge sunulmadığı; dava konusu … sayılı ödeme emrine konu borçların bir kısmına ilişkin kooperatif adına düzenlenen ödeme emirlerinin, kooperatifin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle ...'nin ikamet adresinde 01/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak ...'nin yöneticilik sıfatı 19/08/2010 tarihinde sona ermiş olduğundan yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bir kısmına ilişkin, asıl borçlu kooperatif adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliği öncesinde normal ve mutad tebliğ usullerinin denendiği hususunda tutanak tutulmadığından ilanen tebliğinin usule aykırı olduğu, bir kısmının ise, tebliğ edilememiş olduğu, ara kararına rağmen davalı idarece tebliğe ilişkin olarak tevsik edici belge sunulamadığı, bu sebeple anılan ödeme emirlerine konu borçların usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilmediği; dava konusu … sayılı ödeme emrinin dayanağının 21/01/2014 tarihinde verilen beyannameye istinaden düzenlenen tahakkuk fişi olduğu, davacının ise asıl borçlu kooperatifteki yöneticilik görevinin 26/12/2013 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla yöneticilik görevinin sona erdiği tarihten sonra verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden vergiler sebebiyle davacıya kusur yüklenilmesinin mümkün olmadığı; dava konusu … sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emrinin dayanağının asıl borçlu kooperatif adına beyanname vermeme sebebiyle düzenlenen takdir komisyonu kararlarına istinaden tarh edilen vergiler ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizleri olduğu, beyannamelerin verilmesi gerektiği tarihlerde davacının, asıl borçlu kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğu, düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin davacının bilinen adreslerinde tebliğ edilmediği, bu hususa ilişkin olarak adres tespit tutanağı düzenlendiği ve tebliğ edilmek istenilen ihbarnamelerin tarih ve sayısına tutanakta yer verilerek tutanakla ihbarnamelerin ilişkilendirilmiş olduğu, bu suretle anılan ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildikleri, ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu kooperatif adına düzenlenen 07/08/2017 tarih ve 01 sayılı ödeme emrinin de davacının bilinen adreslerinde normal ve mutad tebliğ usulleri denenerek tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ edilemediği, tebliğ edilememe durumunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca mahalle muhtarı Yakup Dinç nezdinde tutanağa bağlandığı, bu suretle gerçekleştirilen tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, asıl borçlu S.S. Tezcan Konut Yapı Kooperatifi hakkında yapılan malvarlığı araştırmasından da sonuç alınmadığı, bu sebeple kooperatif hakkındaki takibin usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilmiş olduğu anlaşıldığından söz konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu … sayılı ödeme emrinin dayanağı olan Ba-Bs bildirim formlarının verilmemesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin … tarih ve … ilâ … sayılı ihbarnamelerin ilanen tebliğ öncesinde normal ve mutad tebliğ usullerine göre tebliğ edilememe durumunun tutanak haline getirilmediği, bu sebeple söz konusu ihbarnamelerin ilanen tebliğinin usulsüz olduğu, dava konusu ödeme emrinin dayanağı … tarih ve … sayılı ihbarname ile … tarih ve … sayılı ihbarnamenin ise tebliğ edilemediğinin görüldüğü, ara kararına rağmen davalı idarece bu hususların tevsik ettirilemediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu … tarih ve …,…,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, … tarih ve …,…,…,… sayılı ödeme emirleri yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısma ilişkin davalı istinaf başvurusunun reddine; Vergi Mahkemesi kararının, … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince, davacının kanuni temsilcisi olduğu kooperatif adına 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak salınan vergi ve kesilen cezalara ilişkin olarak düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin kooperatifin bilinen adresi ile kooperatif kanuni temsilcilerinden ...'ın bilinen adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak kooperatif adresinde muhatabın tanınmadığı ve adresin kapalı olduğu, anılan kanuni temsilcinin adresinde ise muhatabın tanınmadığı ve adresin depo olduğu tespit edilerek tanzim edilen adres tespit tutanaklarının söz konusu vergi-ceza ihbarnameleri ile ilişkilendirilmek suretiyle ilgili mahalle muhtarları ile birlikte tutanak altına alındığı, ancak yapılmaya çalışılan bu tebligatlara ilişkin olarak tanzim edilen tebliğ alındıları üzerine herhangi bir kayıt düşülmediği, ayrıca söz konusu tebligat işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihte asıl borçlu kooperatifin ... dışında diğer kanuni temsilcilerine tebligat yapılmaya çalışılmamış olması karşısında, koşulları gerçekleşmeksizin yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğu, bu durumda ihbarnamelerin usulsüz tebliği nedeniyle tarh zamanaşımının kesilmeyeceği dikkate alındığında, doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliği gereken 2011 ve 2012 yılına ait vergi ve cezalara ait ihbarnameler, beş yıllık zamanaşımı süresi içinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla kooperatif kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu 4 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu kooperatif hakkında, usul ve yasaya uygun olarak yapılan takip sonrasında, kooperatiften tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağı için davacı adına tanzim ve tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.