11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11989 E. , 2010/2796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 tarih ve 2006/93-2007/336 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı ile müvekkilinin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, ‘...’ ibaresini içeren unvanını 14.12.1995 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının tescilinin de 30.10.1997 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, davalının aynı ibareyi marka olarak da tescil ettirdiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK.nin 8/5 nci maddesi uyarınca bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibareyi müvekkilinin tanıttığını, davacının markasal kullanımının bulunmadığını, ayrıca hükümsüzlük koşullarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının işyeri tabelasında, evrak ve ürünlerinde müvekkilinin tescilli markası olan ‘...’ ibaresini kullanarak tecavüzde bulunduğunu, bu nedenle davalının borçları nedeniyle karışıklıktan dolayı müvekkili araçlarının yanlışlıkla haczedildiğini iddia ederek, anılan ibareyi ticari unvanı, işyeri tabelası, ürün ve şirket evrakında kullanması suretiyle tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davanın davalısı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların unvanlarının karışıklığa neden olacak şekilde benzedikleri, faaliyet konularının aynı ve benzer oldukları, davacı-birleşen davanın davalısının önceden tescil edildiği, davalı-birleşen davanın davacısının ‘...’ ibaresini aynı zamanda 19 ve 35 nci mal ve hizmet sınıflarında 28.02.2003 tarihinde adına marka olarak tescil ettirdiği, davacı-birleşen davanın davalısının unvanını tescil ettirdiği gibi kullandığı, markaya tecavüzünün kanıtlanmadığı, yapılan haczin unvan benzerliğinden kaynaklandığı, davacı-birleşen davalısının 556 sayılı KHK.nin 8/5 nci maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıya ait markanın iptali ile sicilden terkinine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.