12. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 26.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin haksız yere 30.12.2017-04.01.2018 tarihleri arasında gözaltına alındığını, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığını, maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını belirterek haksız gözaltı ve tutuklama nedeni ile 70.000,00-TL maddi ve 80.000,00-TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilinin talep etmiştir. 2. Davalı vekili 13.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin yersiz ve fahiş olduğunu, davacının gelirinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/537 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/1824 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 09.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Tazminat miktarlarının az olduğuna, adli kontrol süresinin tazminat hesabında gözönünde bulundurulması gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme gerekçesinde; ''... Davaya konu Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/25-2018/323 E.K sayılı dosyası incelenmekle; davacı ...’nin 31.12.2017 tarihinde Silahlı terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma suçundan gözaltına alındığı, Adana 3 Sulh Ceza Hakimliği kararı ile 31.12.2017 tarihinde serbest bırakıldığı, mahkemece davacının isnat edilen suçlardan beraatine karar verildiği, gözaltında geçen sürenin başka dosyadan mahsup edilmediği, kararın istinaf edilmeksizin 17.10.2018 tarihinde kesinleştiği, dosyada mevcut davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinin 26.11.2018 havale tarihli olması karşısında davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış ve mahkememizce yapılan hesaplamada davacının 2017 yılında 1 gün gözaltında kaldığı, gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanan 1 gün karşılığı 46,80- TL maddi zararının bulunduğunun tespit edilmiş; davacı lehine 31.12.2017 gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle 46,80- TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Davacının talep ettiği 80.000,00 TL manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında kaldığı süre nazara alındığında, fahiş olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 142/7 maddesi gereğince davacının üzerine atılı suçun niteliği, davacının gözaltında geçirdiği süre, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu, tutuklu kaldığı süre içinde çektiği acı, üzüntü, bir günlük asgari ücret miktarı ve davacı lehine belirlenen maddi tazminat göz önünde bulundurularak, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde hesap edilen gözaltında kaldığı süreye ilişkin 100,00-TL talep doğrultusunda 31.12.2017 gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.'' denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulmamıştır. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/25-2018/323 E.K sayılı ceza davası kapsamında, davacının 31.12.2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan gözaltına alındığı, Adana 3 Sulh Ceza Hakimliği kararı ile 31.12.2017 tarihinde serbest bırakıldığı, mahkemece davacının isnat edilen suçlardan beraatine karar verildiği, gözaltında geçen sürenin başka dosyadan mahsup edilmediği, kararın istinaf edilmeksizin 17.10.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrolün bunlar arasında sayılmadığı, ayrıca davacı hakkında silahlı terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma iddiası nedeniyle uygulanan adli kontrolün atılı suçla orantılı olduğu ve ölçülülük ilkesini ihlal etmediği gözetildiğinde davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/1824 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap