11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/34 E. , 2011/875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2010 tarih ve 2010/667 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, iki ayrı çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, gerek çeklerin muhatabının bulunduğu yerin gerekse müvekkili merkezinin Ankara’da olduğunu, mahkemenin yetkisinin bulunmadığını, bankaya ibraz edilen çek örneklerinde ihtiyati haciz talep edenin hak sahibi görünmediğini, ibrazdan sonra lehdar ve birinci cirantadan sonrasının karalanarak banka şerhinin arasına talepte bulunanın adının yazıldığını, çeklerin ibrazında hamil görünen bu kişiye cirosunun olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Alacaklı vekili, HUMK.nun 10 ve BK.nun 73. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğunu, çekin ibrazından sonra müvekkil ile çek hamillerinden Nazmi Karaca arasında alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin hak sahibi olduğunu savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, çekin ibraz edildiği, karşılıksız çıktığı, çekteki alacağın götürülecek borç niteliğine dönüştüğü, BK.nun 73. ve HUMK.nun 10. maddeleri uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili hale geldiği, yetki itirazının yerinde olmadığı, ancak çekin ibrazında ihtiyati haciz talep edenin cirosunun olmadığı, ciranta Nazmi Karaca’dan sonraki kısım karalanarak alacaklının adının yazıldığı, ciro silsilesinde kopukluk olduğu, tahrifatın bulunduğu, hak sahibi olabilmesi için alacağın temliki hükümlerini doğuran cironun bulunmasının zorunlu olduğu, her ne kadar temlik sözleşmesi ibraz edilmiş ise de bunun çekin ibrazından sonra olması, çeklerin ciro kısmının tahrifata uğraması ve tüm dosya kapsamından muacceliyet kesbedip kesbetmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiği, hamil yönünden yapılan itirazın İİK.nun 265. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisine itirazın reddine, çekte tahrifat yapıldığı, kambiyo vasfını yitirdiğinden itiraz eden yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, çeklerin muhataba ibrazından sonra yapılan ciroların alacağın temliki hükmünde olmasına, bu temlikin çek üzerinde veya alonj üzerinde yapılmasının gerekmesine, ihtiyati haciz talep edenin bu bakımdan yetkili hamil olduğunu kanıtlayamamasına,
İİK.nun 258 nci maddesi uyarınca ihtiyati hacze aynı Kanun' un 50 nci maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verilmesinin gerekmesine, anılan düzenlemede de HUMK.nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmış olmasına, alacaklı olduğunu iddia eden kimsenin, HUMK.nun 9-27 nci maddelerine göre belirlenecek veya geçerli yetki sözleşmesi yapılmış ise kararlaştırılan yer mahkemelerinden birinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmesinin gerekmesine,
İİK.nun 265 nci maddesi uyarınca aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen kimsenin, borcun sebebine, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmış olmasına, ihtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş bulunmasına, çeklerin kambiyo senetlerinden olmasına, kambiyo senetlerinden doğan alacakların, aranacak alacaklardan bulunmasına, bu alacaklar için, borçlunun ikametgahı veya çekin ödeme yeri mahkemelerinin yetkili olmasına, Dairemizin yerleşik uygulamasının da bu yönde bulunmasına, somut olayda çekin keşidecisi ile diğer borçluların ikametgahlarının Ankara İl’inde olmasına, muhatap bankanın da aynı yerde bulunmasına, mahkemenin ihtiyati haciz kararında yetkili olmamasına, öncelikle yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerekmesine, her ne kadar mahkemece yetki itirazının reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değil ise de açıklanan gerekçe ve ihtiyati hacız talep edenin hamil sıfatına ilişkin değerlendirme dikkate alındığında kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.