11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/2374
- Karar No
- 2010/2842
- Karar Tarihi
- 15.03.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/2374 E. , 2010/2842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.04.2008 tarih ve 2008/78 - 2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının amcaları olan...’a ait İstanbul Kerestecileri Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifinde bulunan 199 nolu dükkan ve İstanbul Gaziosmanpaşa Marangozlar Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifinde bulunan 71 nolu dükkanın amcalarının vefatından sonra yarı yarıya müvekkili ile davalı adına kaydedileceği konusunda anlaştıklarını, ancak davalının bu sözleşmeye uymayarak dükkanları kendi adına tescil ettirdiğini, davalıya çekilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, iki adet dükkan bedelinin 1/2'sinin değerinden şimdilik 5.000,00 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.03.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 132.500,00 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşınmazların...’nın mirasçıları tarafından 02.12.1994 tarihinde noter tarafından düzenlenen devir sözleşmesi ile müvekkiline devir edildiğini ve davacının mirasçı olmadığı için işbu davada sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (davacının salt dava konusu sözleşmeye dayanarak talepte bulunması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.