Esas No
E. 2010/2860
Karar No
K. 2010/2853
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/2860 E.  ,  2010/2853 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2008 tarih ve 2007/971-2008/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken haklı bir sebep olmaksızın ve kendisine herhangi bir ihbarname veya tebligat yapılmadan 30/06/2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarılmış olduğunun müvekkilince yeni öğrenildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil kooperatifin 1996 yılında binaları teslim ettiğini, ancak kooperatifin tasfiye edilmediğini, 2003 yılında meydana gelen deprem sırasında davacının konutunun bulunduğu binanın ağır hasar görerek yıkılmasıyla amacın bu ortak yönünden imkansız hale geldiğini, davacının 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlere Dair Kanun gereğince hak sahibi olması nedeniyle, 30/06/2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, hak sahipliği için ilgili makamlara sunulmak üzere talep edilen belgelerle yönetim kurulu kararının da davacıya tebliğ edildiğini, davacının bu belgeleri kullanarak TOKİ tarafından yaptırılan konutlardan ev sahibi olduğunu, kooperatif anasözleşmesinde ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda bu duruma ilişkin hüküm bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, geçen 5 yıllık süre içerisinde davacının hiçbir ortaklık yükümlülüğü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı kooperatifçe 30/06/2003 tarihinde davacının da aralarında bulunduğu bir kısım ortağın ihracına karar verildiği, bu kararın tebliğine ilişkin belgenin bulunmaması sebebiyle davanın kabulü ile 30/06/2003 tarihli davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar vermiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Yasa’nın 16 ncı maddesinde çıkarma kararının ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece, kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak, sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla da yapılması şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Bu hususta çekişme olduğu takdirde tebliğin yapıldığını ihraç kararı veren kooperatif ispat etmek durumundadır. Tebliğin yapılmamasının veya usulsüz tebliğin müeyyidesi, ihraç edilen ortağın iptal davası açması için gerekli hak düşürücü sürenin başlamamasıdır. Salt bu nedenle ihraç kararının usulsüz olduğunun kabulü doğru değildir.

Somut olayda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davalı vekili davacı ve aynı durumdaki diğer ortakların meydana gelen deprem sonucu kura ile tahsis edilen konutlarının yıkıldığını, 7269 sayılı Yasa uyarınca TOKİ’den konut alabilmeleri için ihraçlarına karar verildiğini, bunun davacı dahil ilgililere tebliğ edildiğini savunmuştur.

Davacıyı da kapsar şekilde 30.06.2003 tarihli çıkarma kararını ibraz etmiş, bu kararın haklarını kullanabilmesi için davacıya verildiğini, resmi makamlara başvurduğunu açıklamıştır. Bu durum karşısında, davalı savunması üzerinde durulup, davacının TOKİ veya başka kuruma yaptığı resmi başvuruları araştırılıp, başvuruları olduğunun anlaşılması halinde davacı tarafından sunulan belgeler arasında ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, buna göre davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı hususu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ;Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog