Esas No
E. 2008/7660
Karar No
K. 2010/3373
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

11. Hukuk Dairesi         2008/7660 E.  ,  2010/3373 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2006/102-2007/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden “HÜRRİYET” gazetesinin yayıncısı ve marka ile logo hakkı sahibi olduğunu, 3. kişilerin iltibasını önlemek amacıyla 31.01.2003 tarihinde de “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markasını adına tescil ettirdiğini, ancak davalıların davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile yine davacı adına tescilli “HÜRRİYET” isim ve logosunu aynen kullanmak suretiyle marka hakkını ihlal eder şekilde 26.06.2004 tarihinden itibaren hergün yayın ve dağıtıma bağladığını, davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip, haksız yarar sağlamaya yönelik olduğunu iddia ederek, marka hakkına tecavüzün tespit ve dava konusu yayının durdurulmasına, bu yayınlara her yerde el konulmasına, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi uyarınca şimdilik 50.000.000.000 TL maddi tazminatın aynı KHK’nin 67. maddesi doğrultusunda artırılmak suretiyle tahsiline, 68. madde gereğince 50.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi-manevi tazminata 26.06.2004 tecavüz tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, “Dünden Bugüne Hürriyet” adlı gazetenin ilk nüshasının 26.06.2004 tarihinde neşredildiğini, 26.06.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alındığında davacı taleplerinin dayanaksız olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafa ait gazete nüshasında yer alan HÜRRİYET ibaresinin davacı tarafınki ile birebir aynı olduğu, tek farkın davalı nüshasında yer alan “DÜNDEN BUGÜNE” ibaresi olduğu, bu ibarenin de davacının markası kapsamında kaldığı, ancak bunun ayırt edici bir niteliğinin bulunmadığı, davalılar vekili tarafından müvekkillerinin yayının bir gün önceden hazırlandığı ve eylemin 5187 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesi kapsamında kaldığı savunulmuş ise de, yayın tarihinin 26.06.2004 oluşu ve Yasa’nın “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenle, 556 sayılı KHK hükümleri gereği mevkute neştermekten alıkonamazlar” biçimindeki hükmünün, davalıların yayımını kapsamaması ve Kanunun yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihinde davalıların bir gazete yayınının bulunmaması nedeniyle bu savunmaya itibar edilmediği, davalı eyleminin 556 sayılı KHK’nin 61/17 ve 9. maddesi kapsamında bir markaya tecavüz olduğu, 5187 sayılı Yasa’nın 13. maddesi gereğinde süreli yayın sahibi olan davalı şirket ile şirketin temsilcisi davalı ...’in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sorumlu müdür olan davalı ...’nun ise sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespiti ile 50.000 YTL maddi tazminatın ve 556 sayılı KHK’nin 67. maddesi gereğince takdiren 10.000 YTL tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iki davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, markaya tecavüz oluşturan yayınların toplatılmasına karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dava, davalı tarafından davacı şirket adına tescilli “DÜNDEN BUGÜNE HÜRRİYET” markası ile “HÜRRİYET” marka ve logosunun aynen kullanılmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespit ve davalı taraf yayınının durdurulması, 556 sayılı KHK’nin 66/c maddesi gereğince maddi tazminat ile 68.maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

Davalılar vekili, “Dünden Bugüne Hürriyet” adlı gazetenin ilk nüshasının 26.06.2004 tarihinde yayınlandığını, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun ise 26.06.2004 tarih ve 25504 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğini, yasanın 9/2.maddesinde yazılı “556 sayılı KHK hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar.” hükmü gereğince, davacı tarafın işbu davayı açamayacağını, aynı konuda ceza mahkemesince beraat kararı verildiğini savunmuştur.

İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2005/260 E numarası ile sanık ..., ... ve 4 kişi hakkında, aynı olay nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine muhalefet nedeniyle açılan davada, “5187 sayılı Yasa’nın 9/2.maddesinde öngörülen düzenlemeden sanıkların yararlanacağı ve sanıklara yüklenen suçun işlenmediği” kanaati ile sanıkların beraatına karar verilmiştir. Örneği sunulan 2005/260 E, 2007/1200 K sayılı ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği ise dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

BK.nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesinden verilen delil yetersizliğinden beraat kararının bir bağlayıcılığı bulunmamakta ise de, mahkumiyet veya suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece BK.nun 53.maddesi uyarınca ceza davası sonucu beklenerek, sanıklar hakkındaki beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.