. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte bulunan " Alacak " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten 27/03/2017 tarihli faturaya istinaden toplam 600 metre PVC boru satın aldığını, söz konusu malların bedeli olan 24.500,00 TLyi 25/03/2017 tarihinde davalı şirkete banka havalesi ile ödediğini, üzerinde davalı şirketin markası bulunan ve teknik özelliklerini de barındıran PVC boruların müvekkili şirketin ... A.Ş. İle akdettiği sözleşme gereğince ... ili, ... ilçesi, ... mevkinde gözlem amaçlı açılan su sondajı yapımı işinde kullanılmaya başlandığını, bahsi geçen sondaj kuyusunun yapımı sırasında 10 Nisan 2017 tarihinde 210 metre derinliğe gelindiğinde davalıdan satın alınan 112 metre uzunluğa ulaşan 28 adet borunun diş sıyırması nedeniyle kuyunun içine düştüğünü ve müvekkilinin 21 Mart 2017 tarihinde yapımına başladığı kuyunun kullanılmaz hale geldiğini, kuyunun dibine düşen 112 metre borunun ise ayıp nedeniyle zayi olduğunu, bu durumun tutanak altına alındığını, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde borunun et kalınlığının 10 mm olması gerekirken 8,5 mm ile 9 mm olarak tespit edildiği, 31,20 kg gelmesi gereken boruların ağırlıklarının ise 28 kg olarak ölçüldüğü, diş sıyırmasının boruların üzerinde yazılı özellikleri taşımaması nedeniyle sorunun gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalıdan alınan malların ayıplı olduğunu, bu durumun Ankara . Noterliğinin 14 Nisan 2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini fakat davalı yanın ihtarnameyi kabul etmeyerek malların ayıplı olmadığını belirttiğini, İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasından yapılan tespit neticesinde bilirkişinin raporunda davalı yanın mallarının gizli ayıplı olduğunun bildirildiği, davacı müvekkilinin malları üzerinde yazan ebatlara sahip olduğunu sanarak satın aldığını, makine mühendisi bilirkişinin boruların et kalınlıkları, dişli çapları ve dişli iç çapları yönünden standartları karşılamadığı, dava doyasında belirtilen ağırlıklarla ilgili 4 mm boyundaki boruların da 31,20 kg gelmesi ile ilgili hususların arazi şartlarında ölçülemediği, sondaj borularının et kalınlıkları bakımından standartları karşılamadığı, dolaysıyla özellikle boruların dişli kısımlarının adı geçen şikayete sebep olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit raporunun davalı yana tebliğ edildiği fakat davalı yanın ayıbı kabul etmediğini, Ankara . Noterliği aracılığıyla keşide edilen 14/04/2017 tarihli ihtarnamede müvekkilinin ayıp nedeniyle zayi olan kısım dışındaki satılanı geri vermeye hazır olup sözleşmeden döndüğünü, ayıp nedeniyle kuyunun dibine düşerek zayi olan mallar dışında kalan boruların muhafaza altında olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ayıplı mallar için 27/03/2017 tarihli fatura bedeli olarak 24.500 TL ödeme yaptığını, iş bu davanın sözleşmeden dönme nedeniyle ayıplı malların bedelinin tahsiline ilişkin olduğunu, ayıplı mallar için ödenen satış bedeli için şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yapılan yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işinde son derece başarılı olan ve yurt dışına da satış yapan sektöründe önce bir firma olduğunu, davacının satın almış olduğu ürünlere ilişkin mail üzerinden kendisine gönderilen teklif ve sipariş formunu telefon ile onayladığını, daha sonra ürünlerin davacının belirtilen adresine teslim edildiğini fakat sondaj kuyusu ile malların teslim edildiği yer arasında engebeli olarak 10 KM lik bir mesafe bulunduğunu, davacının boruların nakli ve yerleştirmesi esnasında boruları hasara uğrattığını, boruları kendi kusuru ile hasara uğratan davacının bunun külfetini müvekkiline yüklemeye çalıştığını, devamında davalının müvekkilinin yokluğunda tespit talebinde bulunduğunu ve tespit neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, tespitin görevsiz mahkemede yapıldığını, malları teslim ettiklerinde ve süresinde davacı yanın teslim edilen mallara ilişkin bir ayıp ihbarında bulunmadıklarını, müvekkilince üretilen borularda herhangi bir ayıp olmadığını, boruların TSE standartlı ürünler olduğunu ve standartlara da uygun üretildiğini, davacının kendi kusuru ile boruların hasarına sebep olduğunu, bunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, boruların laboratuvar ortamında incelenmesini ve ayıp iddiasına ilişkin uzman bilirkişilerce rapor tanzim edilmesini talep ettikleri, müvekkili tarafından satılan ürünlerin ayıplı olmaması nedeniyle davacının malların kullanımından doğan zararın giderilmesini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, açılan davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde ise davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davacı yana hükmedilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, yazılan talimatta Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu PVC borularının bulunduğu mahalde refakate bir jeoloji mühendisi ve bir makine yüksek mühendisi alınarak keşif yapılmak suretiyle uyuşmazlığa konu boruların hasarlı ve hasarsız (ambalajlı) borulardan numuneler alınarak, bu numuneleri DSİ Takk Dairesi Laboratuvarına gönderilerek gerekli testlerin yapılmak suretiyle, yapılacak testlerin sonucu alınan raporlarda değerlendirilerek söz konusu boruların ayıplı olup olmadığı, üzerlerinde taşıdığı yazılı özellikleri taşıyıp taşımadığı ve ayıplı ise gizli ayıp veya açık ayıp olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenildiği görülmüştür.
Bilirkişinin raporunda özetle; "Diş sıyırdığı söylenen boru sondaj firması tarafından muhafaza edilmemiştir, teçhiz borularının montajı 300 metre teçhiz için planlanan boru 112 metrede diş sıyırması borulardaki imalat hatası kadar, montaj sırasında yapılabilen hataların da hesaplanmasını gerekli kılar. Sonuç ve özet olarak; TSF-1 Kuyusu zemin şatlarına uygun sondaj tekniği ile yapılmamıştır. Çamur devri daim sistemi ile yapılması gereken kuyu, çok hızlı ilerleme yöntemi olarak havalı sistemle yapılmıştır. Bu sistem şu olumsuzlukları beraberinde taşımaktadır. İlerleme aralıklarında dolgu yaptığı belirtilmiştir.
Dolgular kuyu cidarındaki yıkıntılar nedeniyle oluşmaktadır. Takım sıkışmaları yapmıştır. Bu kuyu göçükleri nedeniyle oluşur. Yer altı su seviyesinin 180-185 metrede olduğu belirtilmiştir.
Bu statik su seviyesidir. Suyun çıkış seviyesi statik seviye üzerinde olması kuyu cidarında yıkıntı ve göçük sebebidir. Kırıntıların zaman zaman kuyu ağzına gelmediği belirtilmiştir.
Buradan anlaşılan; zemin yüksek porozitelidir. (boşluklu) yani göçük ve yıkıntı yapabilecek özelliği belirtilmiştir.
Diş sıyıran boru sondaj firması tarafından muhafaza edilmemiştir. Bu yüzden diş sıyırma ve montaja bağlı olabilecek hataları göremiyoruz, dosyasındaki bilgilerde kuyunun sıkça göçük yaptığı anlatılmıştır. Biz bu göçüklerin zemin özelliklerini TSF-1 kuyusunun imalat şeklini ve sondaj tekniğindeki karşılığı özet olarak verilmiştir. Bu araştırmalar sonucu kuyunun göçük yapmış olması kuvvetli ihtimaldir" dediği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda özetle; boruların ayıplı olduğu, ayıp niteliğinin normal gözle görülebilecek şekilde olmadığını, konusunda uzman kişiler tarafından yapılan ölçümlerle tespit edilebildiğinden dava konusu boruların gizli ayıplı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda özetle; davaya konu sondaj borusunun ayıplı ve gizli ayıplı olmadığı, kopma olayının trapez dişlisinden kaynaklanmadığı, mevcut delillere göre, kuyunun sıkça göçük yaptığı, dava konusu olayın TSF-1 kuyusunun imalat şeklinde ve sondaj tekniğinden kaynaklandığı. Yapılan teknik işlemin zeminin özelliklerine uygun düşmediği, davacının davalıdan tazminat talebinde bulunamayacağının belirtildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi Veli Kan tarafından düzenlenen raporda özetle; davaya konu PVC sondaj boruları ile ilgili olarak; boruların kuyuya düşmesinin, diş sıyrılmasından kaynaklanmayacağı, DSİ TAKK Dairesi laboratuvar ölçümlerinde görüldüğü üzere borularda ovalliğin olmadığı, boru dış çapının uygun olduğu, ... ün gerektirdiği şartları sağladığı, dolaysıyla imalat hatasından ve ayıptan söz edilemeyeceği, dava konusu olayın TSF-1 kuyusunun imalat şekli, açılmasından tercih edilen hatalı sondaj tekniği ve zeminde oluşan göçükler nedeniyle olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 23/06/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 26/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozularak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişiler Makine Mühendisi ... , Jeoloji Mühendisi ... ve Makine Mühendisi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; dava konusu TSF 1 sondaj kuyusunda kullanılan PVC plastik boruların TS 11794 standardını gerek fiziksel gerekse mukavemet olarak karşıladığı, gizli bir ayıbının olmadığı; boruların kuyuya düşme nedeninin ise uygulanan sondaj yöntemi ve uygulama hatalarından kaynaklanmış olacağı kanaatine varıldığına ilişkin rapor tanzim etmiştir.
Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporundan özetle; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. Temsilcisi'nin gösterdiği; sahadaki sondaj borularından biri filtreli, diğeri filtresiz iki adet ölçüm/tartım yapmak için İliç ilçe merkezinde yine kendilerince tespit edilen ölçüm!tartım yapma olanağı olan bir esnaf işyerine gelinmiştir. Bu iş yerinde bilirkişi heyetince ölçüm/tartım yapabilecek uygun alet ve cihazlar istenmiştir. Temin edilen ölçüm/tartım alet ve cihazları öncelikle doğru ölçüm'tartım yapıp/yapmadıkları kontrol etmek için ölçüsü ve tartısı belirli seri imalat ürünleri ile bu alet ve cihazlar test edildikten sonra rapora esas ihtiyaç duyulan ölçüm/tartım işlemleri yapılmıştır. Ayrıca her ölçüm'tartım için de laboratuvar gerekli değildir. Zira bilirkişi heyetimiz yapılan ölçüm/tartım işini; kontrol edilen alet ve cihazlarla tespit ve takdir yapabilme yetkinliğine sahiptir. İlaveten laboratuvar ortamında yapılması gereken testler DSİ TAKK Dairesindeki laboratuvarda yapılmış ve burada tespit edilen boru çekme mukavemeti TS 11794 standardına göre olması gereken 103 kN üstünde bir mukavemet değerine sahip olduğu ilgili laboratuvar sonuçlarında açıklanmıştır. 112 m derinlikte iken diş sıyırması sonucu kuyuya düştüğü iddia edilen PVC plastik boruya yukarıda 3. Paragrafta yapılan hesaptan anlaşılacağı üzere 8.57 KN yük gelmektedir. DSİ TAKK dairesindeki Laboratuvar testinde ise olması gereken 103 kN üstünde çekme dayanımına sahip olan borunun 8.57 KN yük ile diş sıyırarak kuyuya düşmesi mümkün değildir. Yukarıda yapılan hesaplama/inceleme/tartma değerlerinden de anlaşılacağı üzere TFS 1 sondaj kuyusunda kullanılan PVC plastik boruların uzun süre sahada doğal şartlara maruz kalmış olmalarına rağmen; tarafımızdan yapılan ölçüm/tartım, laboratuvarda yapılan çekme mukavemet testinde de dayanım olarak da TS 11794 Standardını karşıladığı anlaşılmaktadır. Yapılan hesap, analiz, tespit ve değerlendirmeler göz önüne alındığında; TSF 1 Sondaj Kuyusundaki boruların kuyuya düşme nedeninin diş sıyırması değil; uygulanan Sondaj Yöntemi ve Uygulama Hatalarının sebep olduğu şeklindeki kanaatimizi muhafaza ettiklerinin bildirir bilirkişi heyeti ek raporu düzenlemişlerdir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekili talebinde Müvekkilinin davalı şirketten 27/03/2017 tarihli faturaya istinaden toplam 600 metre PVC boru satın aldığını, söz konusu malların bedeli olan 24.500,00 TLyi 25/03/2017 tarihinde davalı şirkete banka havalesi ile ödediğini, üzerinde davalı şirketin markası bulunan ve teknik özelliklerini de barındıran PVC boruların müvekkili şirketin ... A.Ş. İle akdettiği sözleşme gereğince ... ili, ... ilçesi, ... mevkinde gözlem amaçlı açılan su sondajı yapımı işinde kullanılmaya başlandığını, bahsi geçen sondaj kuyusunun yapımı sırasında 10 Nisan 2017 tarihinde 210 metre derinliğe gelindiğinde davalıdan satın alınan 112 metre uzunluğa ulaşan 28 adet borunun diş sıyırması nedeniyle kuyunun içine düştüğünü ve müvekkilinin 21 Mart 2017 tarihinde yapımına başladığı kuyunun kullanılmaz hale geldiğini, kuyunun dibine düşen 112 metre borunun ise ayıp nedeniyle zayi olduğunu, bu durumun tutanak altına alındığını, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde borunun et kalınlığının 10 mm olması gerekirken 8,5 mm ile 9 mm olarak tespit edildiği, 31,20 kg gelmesi gereken boruların ağırlıklarının ise 28 kg olarak ölçüldüğü, diş sıyırmasının boruların üzerinde yazılı özellikleri taşımaması nedeniyle sorunun gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalıdan alınan malların ayıplı olduğunu, bu durumun Ankara . Noterliğinin 14 Nisan 2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini fakat davalı yanın ihtarnameyi kabul etmeyerek malların ayıplı olmadığını belirttiğini, İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasından yapılan tespit neticesinde bilirkişinin raporunda davalı yanın mallarının gizli ayıplı olduğunun bildirildiği, davacı müvekkilinin malları üzerinde yazan ebatlara sahip olduğunu sanarak satın aldığını, makine mühendisi bilirkişinin boruların et kalınlıkları, dişli çapları ve dişli iç çapları yönünden standartları karşılamadığı, dava doyasında belirtilen ağırlıklarla ilgili 4 mm boyundaki boruların da 31,20 kg gelmesi ile ilgili hususların arazi şartlarında ölçülemediği, sondaj borularının et kalınlıkları bakımından standartları karşılamadığı, dolaysıyla özellikle boruların dişli kısımlarının adı geçen şikayete sebep olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit raporunun davalı yana tebliğ edildiği fakat davalı yanın ayıbı kabul etmediğini, Ankara . Noterliği aracılığıyla keşide edilen 14/04/2017 tarihli ihtarnamede müvekkilinin ayıp nedeniyle zayi olan kısım dışındaki satılanı geri vermeye hazır olup sözleşmeden döndüğünü, ayıp nedeniyle kuyunun dibine düşerek zayi olan mallar dışında kalan boruların muhafaza altında olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ayıplı mallar için 27/03/2017 tarihli fatura bedeli olarak 24.500 TL ödeme yaptığını, iş bu davanın sözleşmeden dönme nedeniyle ayıplı malların bedelinin tahsiline ilişkin olduğunu, ayıplı mallar için ödenen satış bedeli için şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini istemiş, davalı yan yasal süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmiştir,
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişiler Makine Mühendisi ... , Jeoloji Mühendisi ... ve Makine Mühendisi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. Temsilcisi'nin gösterdiği; sahadaki sondaj borularından biri filtreli, diğeri filtresiz iki adet ölçüm/tartım yapmak için İliç ilçe merkezinde yine kendilerince tespit edilen ölçüm!tartım yapma olanağı olan bir esnaf işyerine gelinmiştir. Bu iş yerinde bilirkişi heyetince ölçüm/tartım yapabilecek uygun alet ve cihazlar istenmiştir. Temin edilen ölçüm/tartım alet ve cihazları öncelikle doğru ölçüm'tartım yapıp/yapmadıkları kontrol etmek için ölçüsü ve tartısı belirli seri imalat ürünleri ile bu alet ve cihazlar test edildikten sonra rapora esas ihtiyaç duyulan ölçüm/tartım işlemleri yapılmıştır. Ayrıca her ölçüm'tartım için de laboratuvar gerekli değildir. Zira bilirkişi heyetimiz yapılan ölçüm/tartım işini; kontrol edilen alet ve cihazlarla tespit ve takdir yapabilme yetkinliğine sahiptir. İlaveten laboratuvar ortamında yapılması gereken testler DSİ TAKK Dairesindeki laboratuvarda yapılmış ve burada tespit edilen boru çekme mukavemeti TS 11794 standardına göre olması gereken 103 kN üstünde bir mukavemet değerine sahip olduğu ilgili laboratuvar sonuçlarında açıklanmıştır. 112 m derinlikte iken diş sıyırması sonucu kuyuya düştüğü iddia edilen PVC plastik boruya yukarıda 3. Paragrafta yapılan hesaptan anlaşılacağı üzere 8.57 KN yük gelmektedir. DSİ TAKK dairesindeki Laboratuvar testinde ise olması gereken 103 kN üstünde çekme dayanımına sahip olan borunun 8.57 KN yük ile diş sıyırarak kuyuya düşmesi mümkün değildir. Yukarıda yapılan hesaplama/inceleme/tartma değerlerinden de anlaşılacağı üzere TFS 1 sondaj kuyusunda kullanılan PVC plastik boruların uzun süre sahada doğal şartlara maruz kalmış olmalarına rağmen; tarafımızdan yapılan ölçüm/tartım, laboratuvarda yapılan çekme mukavemet testinde de dayanım olarak da TS 11794 Standardını karşıladığı anlaşılmaktadır. Yapılan hesap, analiz, tespit ve değerlendirmeler göz önüne alındığında; TSF 1 Sondaj Kuyusundaki boruların kuyuya düşme nedeninin diş sıyırması değil; uygulanan Sondaj Yöntemi ve Uygulama Hatalarının sebep olduğu şeklindeki kanaatlerini bildirir bilirkişi heyeti ek raporu da dikkate alındığında,
İliç Asliye Hukuk Mahkemesi'nce alınan tespit raporunun karara esas alınmayacağı hususunda Yüksek Yargıtay . HD. 14/05/2015 tarih, ... Esas, ... Karar (Kararın özeti; Dava maddi tazminat talebine ilişkindir, delil tespitinin konusun maddi vakıalar oluşturur ve raporda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak doğurmaz, başka bir anlatımla; delil tespitinin kesin delil niteliği yoktur, dosya içeriğinden daha önce yaptırılan delil tespitine dayalı olarak dava açıldığı, tespit raporunun davalıya tebliğ edildiği ve rapora itiraz edildiği anlaşılmaktadır, bu durumda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken itiraza uğrayan delil tespiti raporu esasa alınarak karar verilmesi hatalıdır.) Sayılı ilamının da aynı nitelikte olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacının, davalı aleyhine ayıplı mal bedellerini ve ayıplı malların kullanılmasından kaynaklı açmış olduğu davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 187,86TL'den mahsubu ile fazla yatan 239,74TL'nin davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 80,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre hesaplanan 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
6.Taraflarca depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.13/03/2024 Katip ... Hakim ...