5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz edilmeksizin, sanıklar ... ve ... haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar ise itirazı incelemeye yetkili Üst Mahkemenin ret kararıyla kesinleştiği için bu sanıklar hakkındaki kararların inceleme dışı bırakılmasına, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'nun, ... ve ... ile birlikte, sanık ...'in aracılığı ile ... Jandarma Karakolunda görevli Uzman ... İnan'a mazot kaçakçılığı yapmalarına göz yummaları karşılığında kamyon başına para teklif ettikleri, Murat İnan'ın kabul etmemesi üzerine sanıkların ... Jandarma Karakolunda görevli Uzman ... ...'a giderek kamyon başına 400-500 lira vermeyi teklif ettikleri ve sanıkların daha sonra görüşmek üzere ...'ın yanından ayrıldıkları, sanıkların gitmelerinden sonra ...'ın durumu üstlerine bildirdiği, Alay Komutanının suçüstü yapın talimatı üzerine sanıklarla irtibata geçtiği ve işi kabul ettiğini beyan ettiği, sonrasında sanıklar ... ve ... ile parkta buluştukları kamyon başına 500 TL'ye anlaştıkları, boşaltma yeri olarak ... mevkini belirledikleri fakat sanıkların kararlaştırılan yere gitmedikleri biçiminde gerçekleşen olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda sanığın kaçak mazot getirdiğine dair delil elde edilemediği gibi, sanığın kendisine etki yapacak herhangi bir unsur bulunmadığı halde kararlaştırdıkları yere gitmemesinin TCK'nın 36/1. maddesinde tanımlanan gönüllü vazgeçme niteliğinde bulunup bulunmadığı, vazgeçmeye kadar gerçekleşen eyleminin ayrı bir suç teşkil edip etmediği, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkümiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın