5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCK'nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19/12/2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğine dair herhangi bir açıklamada bulunulmaksızın anılan düzenlemeye atıfla temel ceza 180 gün olarak tayin edilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek yapılan uygulamada aynı Kanunun 52/1. maddesi uyarınca temel ceza gün olarak belirlenip tüm arttırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra bulunacak cezanın, aynı Kanunun 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmak suretiyle sonuç adli para cezasının tespiti gerekirken; aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca yapılan indirimin, gün olarak belirlenen temel ceza bir gün karşılığı tayin edilen miktarla çarpılarak bulunan para cezası üzerinden yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi hükmüne muhalefet edilmesi, Gün karşılığı olarak belirlenen adli para cezasının hesaplanması sırasında uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak ve sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinin suç ve kesinleşme tarihleri itibariyle engel teşkil etmediği de gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Sanığın UYAP sisteminden temin edilen adli sicil kaydında yer alan ve temyiz dilekçesinde de kısaca bahsettiği ve suç tarihleri inceleme konusu dosyadaki iddianame tarihinden önce olan aynı nitelikteki mühür bozma eylemleri nedeniyle mahkum olduğu kesinleşip infaz edilmiş cezalarına dair dava dosyaları getirtilip iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip, suç işleme biçimindeki benzerlik ve dolayısıyla kişisel eylemsel bağ nedeniyle suç işleme kararında birlik olup olmadığı ve dolayısıyla zincirleme suç ve bu nedenle cezadan mahsup hükümlerinin uygulama imkanın bulunup bulunmadığı tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap