Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/765
Karar No
K. 2024/173
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/765 Esas
KARAR NO: 2024/173
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/11/2023
KARAR TARİHİ: 11/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 26/09/2022 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalının uzman yardımcısı olarak yer aldığını, 05/07/2023 tarihinde istifa dilekçesi ile işten ayrıldığını ve müvekkilinin müşterisi olan dava dışı ... şirketinde çalışmaya başladığını, davalının rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini, ayrıca davalının dava dışı ... şirketinde çalışmaya başlaması nedeniyle dava dışı şirketin müvekkilinden aldığı hizmetlerde azalma olduğunu beyanla 10.000,00-TL maddi tazminat ayrıca cezai şart olarak kararlaştırılan 101.598,00-TL 'nin 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının müvekkiline mobing uyguladığını, cezai şart ve tazminata ilişkin genel işlem koşullarının geçersiz olduğunu, cezai şartın fahiş olduğunu, ticari temerrüt faizi istenemeyeceğini, tazminata ilişkin talebin muallak olduğunu beyanla davanın öncelikle usulden, mümkün değilse esastan reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı taraf delil olarak; belirsiz süreli hizmet sözleşmesi, istifa dilekçesi ve işten ayrılış evrakları, imzalanan sözleşme ve faturalar, noter ihtarnamesi, tebliğ şerhi, elektronik posta yazışmaları, SGK kayıtları, ticari defter ve belgeler, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.

Davalı taraf delil olarak; sağlık kayıtları, Yargıtay içtihatları, iş sözleşmesi, tanık, bilirkişi incelemesi, faturalar, keşif, yemin ve sair delillere dayanmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava; İş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağının ihlal edildiği ve iş sözleşmesinde gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere aykırı davranış iddiasına dayalı cezai şart ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 444. Maddesine göre fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Yine TBK'nın 446. Maddesine göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

TBK'nın 447. Maddesine göre rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

İş sözleşmesine bağlı olarak çalışan işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra sonraki dönem için rekabet etmeme yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde yer alan 444 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuki uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

Rekabet etmeme borcunun işçinin öteki borçları gibi her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan olmadığı, iş sözleşmesinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğu buna karşılık, tarafların iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabileceği, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcunun ancak böyle bir yükümlülük sözleşmesi ile kararlaştırıldığı takdirde sözkonusu olduğu, iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğu ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerektiği yönünde farklı yüksek yargı kararları mevcuttur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı davalının rekabet yasağını ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası ile maddi tazminat ve cezai şart ödemesi talebinde bulunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem bakımından rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve tazminat davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de konunun aynı dairece yeniden değerlendirilmesi sonucunda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden önceki karardan dönülmüştür (Ör;Yargıtay 9. HD. 01.06.2021 tarih, 2021/3076 esas, 2021/9789 karar sayılı bozma ilamı). (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi 2023/2252 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararı) Öte yandan davacı davalının istifa ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacı işveren bünyesinde çalıştığı süreçte ağır bir baskı ve mobbinge maruz kaldığını, iş akdini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur.

Bu halde TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca rekabet yasağının sona erip ermediğinin tespiti için iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği hususunun da tartışılması gerekmektedir. Görüleceği üzere uyuşmazlıktaki temel ilişki iş sözleşmesidir. Yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca bu hususta görevli mahkeme de iş mahkemesidir. Aksi kabulde iş sözleşmesinin feshedildiği hallerde işçi-işveren alacaklarına ilişkin diğer davalarda da iş mahkemesinin görevli olmadığına dair izahı mümkün olmayan sonuç ortaya çıkacaktır. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekmektedir.

İddianın ve savunmanın ileri sürülüş biçimi ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, davalının iş akdini haklı nedenle feshedip feshetmediği buna bağlı olarak rekabet yasağının sona erip ermediği, rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğü nedeniyle maddi tazminat ve cezai şarta ilişkin alacağın doğup doğmadığı hususlarını değerlendirmekle görevli mahkeme iş mahkemesi olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;

1.Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtar edildi)

4.Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 11/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.