5. Ceza Dairesi

için nitelikli zimmet suçundan mahkümiyet, görevi ihmal suçundan zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma, ... için zimmet suçundan beraet, görevi ihmal suçundan zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma, ... için görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma, ..., ..., ... Özer, ..., ... için zimmete sebebiyet verme ve Kooperatifler Kanununa muhalefet suçundan ortadan kaldırma TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, O Yer C.Savcısı Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı temyiz talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ...'un S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyeleri oldukları, sanıkların kooperatif parasını mal edinerek zimmet, defterleri mevzuata uygun tutmayarak görevi ihmal, sanık ...'in ayrıca görevi kötüye kullanma suçlarını, denetim kurulu .../... -2- üyeleri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'in ise zimmete sebebiyet vermek ve 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçlarını işledikleri iddiası ile yapılan yargılamalarında; Sanıklar ..., ... ve ...’un üzerlerine atılı zimmet suçunun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından; sanıklar ..., ..., ... yönünden görevi ihmal, ... yönünden görevi kötüye kullanma, ..., ..., ..., ..., ... yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa muhalefet ve zimmete sebebiyet vermek suçlarından zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle gerçekleşmediği halde zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi ise inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmakla bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak ; Davaların, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan CMK'nın 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının "765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre zamanaşımı sebebi ile ortadan kaldırılmasına" ibarelerinin hükümden çıkartılıp yerine "sanıklar hakkında açılan kamu davalarının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin ve O Yer C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça konu tahsilat makbuzlarının dip koçanlarının asıllarının ya da onaylı suretlerinin denetime imkan verecek şekilde dosya içine alınmaması, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 4 Ekim 1993 tarih ve 3376 sayısında sanıklardan ...'in kooperatif adına işlemler yapmaya münferiden, sanıklar Kudret Görmez ve ...'un ise ... ile beraber müştereken yetkilendirildiği de nazara alınarak, kooperatifin parasal işlemlerinin kim tarafından gerçekleştirildiği üzerinde durulmadan, 10/04/1995 tarihinde yüklenici firmaya yapılan 700 TL. ödemenin, 500 TL'sinin 26/07/1997 tarihinde sanık ... tarafından tek başına geri alınmasına ve muhasebe kayıtlarına işlenmemesine karşın diğer sanıkların bu eyleme ne şekilde iştirak ettikleri açıklanmadan ve üzerinde tahrifat yapıldığı iddia edilen tahsilat makbuzlarının dip koçanları üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılarak bu değişikliklerin kimin eli ürünü olduğu araştırılmadan, ayrıca sanık ...'in tahsilat makbuzlarında imzasının bulunmadığı, sanığın zimmete konu eyleminin yüklenici firmaya yapılan ödemelerde fatura miktarlarının üzerinde düzenlenen hakedişlere imza atmak suretiyle kooperatif parasını hesabına aktarmak olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin ne şekilde zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu tartışılmadan sanıklar ... ve ...'un da sanık ... ile aynı şekilde mahkümiyetlerine hükmedilmesi, Sanıkların olay ortaya çıktıktan sonra hisselerini kooperatife devretmeleri ve sanık ...'in 10.000 TL. kooperatife nakit ödeme yaptığını savunması karşısında zimmet miktarının kesin olarak tespit edilip 765 sayılı TCK'nın 202/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 248. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması, Kabule göre de ; 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; sanıkların aidat ödemelerine ilişkin makbuzlarının birinci suretleri ile dip koçanlarını farklı düzenleyerek aradaki farkı mal edinme şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, TCK'nın 247/1,2, 43/1. maddelerine göre 8 yıl 16 ay 15 gün ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması, Sanıkların TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine kadar, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan ise 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK'nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap