11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/7461 E. , 2010/3213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2008 tarih ve 2006/456-2008/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin merkezi ABD’nde bulunan 7/ELEVEN İNC firması ile imzaladığı 4 Bölge Lisans Anlaşması ile 7/ELEVEN markasının Türkiye temsilciliğini aldığını, markayı kullanma, franchise verme, mağaza açma haklarının müvekkili şirkete geçtiğini, eski lisans sahibi Opet A.Ş. ile davalının imzaladığı mağaza lisans ve işletici firma sözleşmesi uyarınca 7/ELEVEN mağazasıyla ilgili tüm demirbaşlara ve yatırımlara ilişkin hakların müvekkiline devredildiğini, davalının müvekkili ile yeni sözleşme yapmaya yanaşmadığını, bu durumda davalının anılan markayı ve ismi haksız kullandığını, müvekkilinin marka sahibi ile yaptığı sözleşmeden kaynaklanan haklarına tecavüz oluştuğunu, davalının Opet A.Ş. ile yaptığı sözleşmeyi müvekkilinin feshettiğini, zira davalının borçlarını ödemediğini, 7/ELEVEN konseptine uymayan ürünler sattığını, markayı kullandığını, mağaza ve dizaynını değiştirdiğini, mal ve yatırım teminatını da davalının vermediğini ileri sürerek, davalının Opet A.Ş. ile imzaladığı mağaza lisans ve işletici firma sözleşmesinin haklı nedenlerle feshini, davalıya teslim edilen demirbaşların ve mağazaya yapılan yatırımların tespitini ve istirdadını, olmazsa bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka hakkının inhisari olup olmadığının, dolayısıyla dava açma hakkı bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, marka sahibinin davacıya inhisari olmayan lisans verdiği, 556 sayılı KHK’nin 21/6 nci maddesi uyarınca, böyle bir lisans sahibinin dava hakkının bulunmadığı, davacının marka sahibine bildirimde bulunarak dava açmasını istemesi gerektiği, 4 ay içinde cevap alamazsa davacının dava açabileceğinin aynı maddede öngörüldüğü, bölge lisans sözleşmesinin F maddesinde davacıya dava hakkının tanınmadığı, davacının marka sahibine gönderdiğini bildirdiği ihtarın sonucunun beklenmesini istemiş ise de, karar tarihine kadar talepte bulunmadığı, dava tarihi itibariyle dava açma yetkisinin bulunmadığı bu durumda, kendisinin taraf olmadığı bir sözleşmenin feshini talep edemeyeceği, giderleri de dava açma hakkı bulunmayan davacının isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili talep etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.