12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ün ise 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında ise sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın kusuru olmadığına, diğer sanığın kusuru olduğuna, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; kv: sanık ... hakkında yetersiz ceza verildiğine,kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20/03/2016 günü saat 07:10 sıralarında sanık ...'nun 153 promil alkollü şekilde sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araçla E-5 yolu üzerinde Ankara istikametine seyir halindeyken Güzelyurt Metrobüs durağı mevkiinde şerit değiştirmek için manevra yaptığı sırada yine aynı yönde seyir halinde bulunan müşteki-sanık ...'ın kullandığı ... plaka sayılı araca çarpması suretiyle kaza meydana geldiği, kaza sebebiyle sanık ve müşteki-sanığın yaralanmış olup müşteki-sanık ...'ın kullandığı araçta bulunan müteveffa ...'ın hayatını kaybettiği olayda; kusur oranına ilişkin aldırılan trafik bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanık sürücü ...'nun 153 promil alkol ile yüksek süratle seyir halindeyken sola yönelimi ile olay yerine kontrolsüzce gelmiş olması nedeni ile asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, sanık ...'e atfedilecek bir kusur bulunmadığının bildirildiği anlaşıldığından CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatına, sanık ...'nun bir kişinin ölümüne bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularla, kusur dağılımı konusunda yerel mahkeme ile İstinaf Dairesinin kabulü arasında bir fark olmamakla birlikte sanık ... hakkında temel ceza tayininde yerel mahkemenin temel cezanın belirlenmesine ölçüt yaptığı, "sanığın yaşam şekline ilişkin dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler ışığında eylemin alkollü olarak işlendiği hususu" ispatlanamadığı gibi fiilin haksızlık içeriğine ilişkin olmadığından, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçesi olarak kabul edilmediği görülmüş olup; sanık ...'nun kusurunun yoğunluğu, yaralanmanın niteliği göz önünde bulundurularak temel ceza tayin edilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın