12. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın yüklenen suçu işlemediğine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; olası kast şartları gerçekleşmesine rağmen uygulanmadığına, sanığa verilen cezaların yetersiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile ölen ... ın arkadaş oldukları, olay gecesi iki kez oturdukları semtten başka semte giderek uyuşturucu madde aldıkları ve kullandıkları ayrıca alkol aldıkları, gece saat 03:00 sıralarında ölene ait motoru sanık kullandığı halde ve motorun arkasında ... bulunduğu halde hareket ettikleri, Bayraklı bölgesine geldiklerinde sanığın aldığı uyuşturucu ve alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve motoru devirdiği, yere düşen ... in ağır şekilde yaralandığı ve kaza nedeniyle kaldırıldığı hastanede öldüğü, kaza yerine anons üzerine bir iki dakika içerisinde trafik polisi olan Orhan ... in geldiği, kaza yerinde bulunan üç dört kişiden kaza hakkında bilgi aldığı, bilgi veren tüm kişilerin motoru kullanan kişinin motorla birlikte kaçtığını söylemeleri üzerine trafik kaza tutanağını bu şekilde düzenlediği, kaza sonrasıda bütün araştırmalara rağmen kamera görüntüsü veya görgü tanığı elde edilemediği, sanığın suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Kaza yerine kısa sürede gelerek kazayı gören kişilerden bilgi alan trafik polis memuru Orhan ... in anlatımları karşısında sanık savunmasının gerçeği yansıtmadığı motoru kullanan kişinin sanık olduğu alkol ve uyuşturucunun etkisi altında motor kullanan sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu ayrıca alkol ve uyuşturucunun etkisinde ... kullanması nedeniyle hakkında TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerin uygulanması gerektiği, 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Sanık hakkında suçu bildirmeme suçundan kamu davası açılmış ise de, kaza sonrasında olay yerine birçok kişinin toplandığı ve hemen 112 acil servisi aradıkları, sanığın da bu durumun farkında olduğu, atılı suçun unsurları oluşmadığı sonucuna varılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında anık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Olay tarihinde sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl süreyle sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesi , Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 2017/544 E, 2017/1380 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği "Sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl süreyle sürücü belgesinin alınmasına ilişkin bendin hükümden çıkarılması" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, İzmir 12.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap