Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/1612
Karar No
K. 2023/2163
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/1612 E.  ,  2023/2163 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/1612
Karar No: 2023/2163
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına

… Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Taşımacılık Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına tescilli 02/12/2013 tarih ve 2229 sayılı geçici ithalat beyannamesi ile ithal edilen eşyaya ait özel tüketim ve katma değer vergilerinin, eşyanın süresi içerisinde çıkışının yapılmadığı ve gümrükçe izin verilen yerlerde olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca ödenmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İstanbul Kuyumcular Odasının muhtelif tarihli raporlarında, beyanname muhteviyatı eşyanın 36.237,95 karat ve 7.247,59 gram pırlanta ve 2.254,4 karat ve 450,88 gram sentetik taş olduğunun firmanın fatura bilgileri esas alınarak belirlendiği, ... firması adına düzenlenen … tarihli ve … sayılı faturada da eşyanın 7.247.59 gram pırlanta ve 450.88 gram sentetik taş olduğu görüldüğü, ancak ... adlı firmanın temsilcisi tarafından İstanbul'a yolcu beraberinde getirilen eşyalara ilişkin olarak Belçika ülkesinden çıkış yapıldığını gösterir … tarih ve …-… sayılı beyannamelerde sırasıyla 1.255,11 ve 5992,48 karat eşyanın Türkiye'ye gönderilmek üzere işlem yapıldığı, ayrıca ... adlı firma yetkilisi ... tarafından getirilen eşyalardan 1.734,47 karatının Belçika'ya götürüldüğü hususunu içerir Türk Konsolosluğunca tasdikli ve Antwerp gümrük yetkilileri tarafından tanzim edilen yazıda da 7.247,59 karat (1.449,52 gram) pırlanta ve 450,90 karat (90.18 gram) parlatılmış renkli taşın İstanbul fuarı için yolcu beraberinde taşınan eşya olduğunun belirtildiği; ayrıca, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen davada yapılan bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan raporda, gerek serbest dolaşıma giriş beyannamesinde gerek eki faturada ve diğer belgelerde kayıtlı ağırlık ölçüsünün gram veya kilogram olarak belirtilmesine rağmen kıymetli taşların ağırlık ölçüsünün karat olduğu, belgelerde kayıtlı ölçünün karat olarak yazılması gerektiği, bu hususta yurt dışından gönderilen çıkış beyannamelerindeki birimin ve İstanbul Kuyumcular Odası'nın yaptığı ölçümlerin ve şüphelilerin ifadelerinden de kıymetli taşların ölçü ve ağırlık biriminin karat olduğunun anlaşıldığı, şüphelilerin sorumlu olduklarına ilişkin bir bulguya ulaşılamadığı, eşyanın geçici ithal iznine uygun olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda Türkiye'ye fuar amacıyla getirilen beyanname muhteviyatı eşyaların Belçika ülkesinde yapılan çıkış işlemlerinde miktarının karat olarak gösterildiği ve bu hususun ... adlı firma yetkilisi ... tarafından getirilen eşyalardan 1.734,47 karatının Belçika'ya götürüldüğü hususunu içerir Türk Konsolosluğunca tasdikli ve Anwerp gümrük yetkilileri tarafından tanzim edilen yazı ile uyuştuğunun görüldüğü, kaldı ki ekspertiz raporlarını hazırlayan Egemen Ercan'ın, Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, eşyanın 7000 karat civarında bir ağırlığı olduğunu, sondaj usulü eşyanın cinsini incelediğinde ise pırlanta olduğunu tespit ettiğini, ilgililere de gerekli belgeyi verdiğini; ancak İstanbul Kuyumcular Odasınca eşyalara ilişkin fatura esas alındığı için raporun karat olarak tanzim edilmesi gerekirken gram olarak tanzim edildiği şeklindeki ifadesi ve anılan Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda da kıymetli taşların ağırlık ölçüsünün karat olduğu ve belgelere kayıtlı ölçünün karat olarak yazılması gerektiğinin ifade edilmesi ve 02/10/2013 tarihinde beyanname muhteviyatı eşyaların yurda girişinde AHL Yolcu Gümrük Müdürlüğünün aynı tarihli yazısında eşyaların tetkiki ile ekspertiz raporunun hazırlanmasının istenilmesine rağmen, İstanbul Kuyumcular Odası tarafından hazırlanan raporun fatura bilgilerine istinaden hazırlandığı görüldüğünden, ... firması tarafından düzenlenen faturada yer alan eşyaların sehven gram cinsinden yazıldığı, bunun sonucu olarak da beyannameye bu şekilde aksettirildiği, İstanbul Kuyumcular Odası tarafından da yeterli inceleme yapılmadan rapor hazırlandığı anlaşılmakla bu rapora itibar edilmeyerek, beyanname muhteviyatı eşyaların sehven gram cinsinden yazıldığı sonucuna varılmış olup; ... isimli kişi tarafından, geçici ithal edilen eşyaların 1.734,37 karatının yurt dışı çıkış işlemleri için düzenlenen 4817 sayılı beyannamenin tescil tarihinden önce yolcu beraberinde yurt dışı edildiği, 5.964,10 karat eşyanın da davacı şirket tarafından süresi içerisinde yurt dışı edildiği, kalan 324,67 karat eşyanın ise yurt dışına çıkarılmadığı anlaşıldığından, dava konusu tahakkuk işleminin yurt dışına çıkarılmadığı tespit olunan 324,67 karat eşya için yapılan kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 324,67 karatlık eşyaya isabet eden tahakkuklar yönünden davanın reddine, bu kısmı aşan tahakkukların ise iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog