Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4442 E. , 2023/3571 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2.… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, 2013 ila 2016 yıllarına ilişkin yatırıma katkı tutarının yeniden değerleme oranında güncellenmediğinden bahisle ihtirazi kayıtla verilen 2019/4-6 dönemine ait kurum geçici vergisi beyannamesine dayanılarak tarh edilen kurum geçici vergisinin 1.274.514,96.-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket adına Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımın 2012 yılında tamamlandığı ve söz konusu yatırımlardan elde edilen kazançlara 5520 sayılı Kanun'un 32/A maddesinin 1.fıkrası uyarınca indirimli kurumlar vergisi oranı uygulandığı, ancak yararlanılabilecek yatırıma katkı tutarının hesabında davalı idare tarafından 5520 sayılı Kanun'un 32/A maddesinin 2.fıkrasına 6745 sayılı Kanun'la eklenen hükmün 2016 yılında yürürlüğe girdiği gerekçe gösterilerek 2013 yılından 2016 yılına kadar (2016 yılı dahil) yeniden değerleme oranının uygulattırılmadığı, dolayısıyla davacı şirketin yararlanabileceği yatırıma katkı tutarının düşük hesaplanarak kurum geçici vergi matrahının artış gösterdiği, bu doğrultuda davacı şirket tarafından 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin yatırıma katkı tutarının hesabında yeniden değerleme oranının dikkate alınmaması nedeniyle, ilk hak kaybının ortaya çıktığı 2019/4-6.döneme ait kurum geçici vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verildiği, söz konusu beyannameye istinaden tahakkuk eden verginin 1.274.514,96 TL'lik kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; ihtilafın çözümü için 2016 yılında yürürlüğe giren yatırıma katkı tutarının yeniden değerleme oranında güncellenmesine ilişkin mevzuat hükmünün hangi yıllara ilişkin olarak uygulanabileceğinin belirlenmesinin gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Vergi Ödevi" başlıklı 73.maddesinin 3. fıkrasında; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla koyulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hüküm altına alındığı ve vergide kanunilik ilkesinin benimsendiği, verginin kanuniliği ilkesinin aynı zamanda, bir vergi borcuna bu borcu doğuran olayın vukuu tarihinde yürürlükte olan vergi kanununun uygulanmasını gerektirdiği, Anayasada açıkça zikredilmemekle birlikte, vergilendirme alanında da yasaların geriye yürümezliğinin kabulünün zorunlu olduğu, bu durumda, 2016 yılında yürürlüğe giren yatırıma katkı tutarının yeniden değerleme oranında güncellenmesine ilişkin hükmün geriye dönük olarak uygulanamayacağı, ancak 2016 yılında yürürlüğe girdiği ve anılan yıla ait beyannamenin verildiği tarihte yürürlükte olduğu, dolayısıyla dava konusu geçici verginin 2013, 2014, 2015 yıllarına ilişkin yatırıma katkı tutarının hesabında uygulanmamasından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık, 2016 yılına ilişkin yatırıma katkı tutarının hesabında uygulanmamasından kaynaklanan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, enflasyon artışlarına karşı koruma sağlayan yeniden değerlemenin, 2013 yılından itibaren uygulanması ile haksız ve hukuka aykırı kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacının lehine olacak şekilde düzenlenen kanunun, geçmişe uygulanması suretiyle, gerçek geriye yürümenin hukukun gereği olduğu bu sebeple kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, .. TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.