T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/335 Esas 2024/294 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/335

KARAR NO: 2024/294

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :10/10/2016

NUMARASI :2018/287 Esas 2019/837 Karar

DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/04/2016
KARAR TARİHİ: 21/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/02/2024

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun 20/07/2015 valör tarihli taksit tutarını davalı Hazine Müsteşarlığı' nın T.C Merkez Bankasındaki hesabına Türk Lirası olarak göndermesi gerekirken sehven USD (Amerikan Doları) olarak gönderdiğini, müvekkil kurumun ve Hazine Müsteşarlığının gönderilen döviz miktarının Türk Lirasına çevrilmesi ile ilgili herhangi bir talimatının bulunmadığı ve bu durumda davalı Bankanın uzağı görebilen (basiretli) bir tacir gibi kendisinden beklenen özeni göstermediği hususlarından hareketle; Hazine Müsteşarlığının hesabına ödenmek üzere Merkez Bankasına sehven Türk Lirası yerine USD olarak göndermiş oldukları ve 20/07/2015 tarihli satış kuru üzerinden aldıkları 1.363.744,46 USD miktarının Merkez Bankası tarafından müvekkil kuruma herhangi bir bilgi verilmeden ve müvekkil kurumdan herhangi bir talimat alınmadan 15/07/2015 tarihli döviz alış kuru üzerinden bozdurulduğunu, oluşan kur farkından doğan zararın giderilmesi gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile 1.363.774,46 USD olarak sehven havale edilen paranın talimat olmadan Türk Lirası para birimine çevrilmesinden kaynaklanan 74.598,45 TL kur farkı alacağının işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da davacı tarafından gönderilen dövizin müvekkil Banka tarafından döviz alışı yapılarak Hazine Müşteşarlığı hesabına TL olarak yatırılması sırasında zarara uğradıklarını, açılan davada müvekkili bankaya husumet yöneltilmemesi gerektiğini, müvekkili bankanın işlevinin tutarların talimat gereği işlemini yaparak nihai olarak nezdinde bulunan Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarmakla sınırlı olduğunu, dava konusu olayda müvekkili Banka'ya herhangi bir sorumluluk atfetmenin mümkün olmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; döviz kurlarının her iş günü belirlenip, ertesi gün Resmi Gazetede yayınlandığı ve Banka tarafından gün içinde gerçekleştirilen döviz alım-satım işleminde bir önceki iş günü saat 15: 30'da belirlenen kur rakamının kullanıldığı, resmi tatil ve yarım iş günü çalışmalarda ayrı kur ilan edilmeyip, bu günler için son iş günü açıklanan kur rakamlarının baz alındığı, dava konusu işlem tarihi olan 20/07/2015 gününün öncesindeki 3 günün Ramazan Bayramı ve arefesine denk geldiğinden, 15/07/2015 tarihi kur rakamları baz alınarak işlem yapıldığı, böylelikle dava konusu tutarın Türk Lirası para birimine çevrilmesinde 20/07/2015 tarihli kur rakamlarının değil, 15/07/2015 tarihi 15:30 saatinde ilan edilen kur rakamları baz alınarak 20/07/2015 tarihinde USD döviz alış kuru kullanılarak TL hesabına para aktarma işleminin yapıldığı, işleme dair talimatın 20/07/2015 gününde saat 15:11'de dava dışı ... Bankası'na ulaştığı, dava dışı ... Bankası tarafından aynı gün saat 15:50'de, 3.671.689,98 TL karşılığı, 1.363.774,46 USD satış yaparak davacı adına, davalı Bankaya transfer edildiği, davalı Bankanın da 20/07/2015 günü saat 16: 41'de 1.363.774,46 USD'nin 2.6376 TL kur üzerinden alış yaparak 3.597.091,52 TL karşılığını Hazine müsteşarlığına yatırdığı, davalı Bankanın dava dışı ...'ın havale talimatına uygun şekilde, havale tutarı USD'nin Türk Lirası karşılığını talimatta belirtilen hesaba aktarmasında bankacılık mevzuatına aykırı yön tespit edilmediği, 15/07/2015 tarihinde belirlenip, 16/07/2015 tarihinden itibaren uygulanan ve 20/07/2015 tarihinde de geçerli olan kur üzerinden yapılan işlemden davalı bankanın sorumlu olmayacağı gerekçeleriyle davanın davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ... tarafından kullandırılan ve kendisine devredilmiş olan dış finansman kredisinin 20.07.2015 valör tarihli taksit tutarını Hazine Müsteşarlığı'nın T.C. Merkez Bankasındaki ... numaralı hesabına Türk Lirası olarak göndermesi gerekirken sehven USD(Amerikan Doları) olarak gönderdiğini, T.C. Merkez Bankasının, Hazine Müsteşarlığının Türk Lirası hesabına göndermiş oldukları döviz miktarını işlem yapmadan geri göndermesi gerekirken, işlem tarihinden önceki işgünü olan 15.07.2015 tarihindeki döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek Hazine Müsteşarlığının hesabına aktardığını, bu durum müvekkili kurum tarafından fark edilince T.C, Merkez Bankasına sorulduğunu, oluşan kur farkının müvekkil kurum hesaplarına aktarılması istenildiğini, ancak T.C. Merkez Bankası söz konusu işlemin davacının talimatı doğrultusunda yapıldığını belirtilerek herhangi bir kur farkının oluşmadığını bildirdiğini, müvekkili kurumun, döviz tutarının Türk Lirasına çevrilerek Hazine Müsteşarlığı hesabına aktarılması ile ilgili bir talimatı olmadığını belirtince de varsa ... tarafından SVVIFT sistemi üzerinden gönderilen mesajın USD tutarının TL hesaba alacak kaydedilmesini içeren bir ödeme talimatı olduğunu, alıcı hesap numarasının açıkça belirtilmiş olması durumunda, Hazine Müsteşarlığına TL cinsinden yapılması gereken ödemelerde, dövizle gelen tutarların alışının yapılarak ödeme talimatlarında belirtilen hesaplara alacak kaydedilmesinin, hesap numaralarında hata olmadığı sürece rutin bir uygulama olduğunu ve iadeyi ya da ödemeyi yapan kurumu uyarmayı gerektiren bir neden olmadığının belirtildiğini, Bankanın vermiş olduğu cevabi yazıya istinaden bu kez müvekkil kurum tarafından Hazine Müsteşarlığına yazı yazılmış bu yazı ile kredi taksit ödemesinin USD cinsinden yapılıp yapılamayacağı, ayrıca USD cinsinden Merkez Bankasında bulunan hesaplarına ödeme yapılması halinde USD miktarının Türk Lirasına çevrilerek hesaplarına aktarılması ile ilgili Merkez Bankasına vermiş oldukları bir talimatın olup olmadığı hususu sorulmuş; Hazine Müsteşarlığı cevabi yazılarında hesaplarının TL karakterli olduğunu, bahse konu hesaplarına döviz cinsi ödemelerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, Merkez Bankasına USD cinsinden ödeme yapılması halinde, yapılan ödemelerin TL'ye çevrilerek Müsteşarlık hesaplarına aktarılması yönünde Müsteşarlıklarının Merkez Bankasına vermiş olduğu bir talimatın bulunmadığının belirtildiğini, yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere müvekkili kurumun ve Hazine Müsteşarlığının gönderilen döviz miktarının Türk Lirasına çevrilmesi ile ilgili herhangi bir talimatının bulunmadığı ve bu durumda davalı bankanın uzağı görebilen (basiretli) bir tacir gibi kendisinden beklenen özeni göstermediği hususlarından hareketle; Hazine Müsteşarlığının hesabına ödenmek üzere Merkez Bankasına sehven Türk Lirası yerine USD olarak gönderilen ve 20.07.2015 tarihli satış kuru üzerinden alınan 1.363.774,46 USD miktarının Merkez Bankası tarafından müvekkili kuruma herhangi bir bilgi verilmeden ve müvekkil kurumdan herhangi bir talimat alınmadan 15.07.2015 tarihli döviz alış kuru üzerinden bozdurulması sebebiyle oluşan kur farkından doğan zararın giderilmesi ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; 1.363.744,46 USD miktarının Merkez Bankası tarafından, davacı kuruma herhangi bir bilgi verilmeden veya talimat alınmadan 15/07/2015 tarihli döviz alış kuru üzerinden bozdurulduğu iddiasıyla bu nedenle oluşan kur farkından doğan zararın giderilmesi talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu işlemlere ait dekontlar, taraflar arasındaki yazışmalar, gönderme emri belgesi vs deliller dosya arasında mevcuttur.

25/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın 20/07/2015 tarihli serbest piyasa döviz kuru üzerinden 3.671,689,97 TL ödeme yapmak suretiyle satın alıp davalı bankaya havale ettiği 1.363.774,46 USD'nin davalı banka tarafından 15/07/2015 tarihinde belirlenip 16/07/2015 tarihinden itibaren uygulanan ve 20/07/2015 tarihinde de geçerli olan kendi cari döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farkından dolayı davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir.

Dosya kapsamından, davacı tarafından dava dışı ... Şubesine gönderilen 20/05/2015 tarihli "Gönderme Emri Belgesi" ile 3.671.689,97 TL gönderilerek "TC. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı (...) 18/07/2015 tarihli 1.363.774,46 USD bedelli kredi karşılığının 2.6923 TL döviz kurundan efektif satış yapılarak ...9804 ile biten USD hesabımızdan Hazine Müsteşarlığının TC Merkez Bankası ... hesabına ödeme yapılması" açıklamasıyla talimat verildiği, söz konusu gönderme emri belgesinin dava dışı ... Bankası faksına 20/07/2015 tarihinde saat 15:11'de ulaştığı, dava dışı ... bankası tarafından davacı Belediye Başkanlığının talimatına uygun olarak 3.671.689,98 TL karşılığı 1.363.774,46 USD satış yapılarak davacının döviz hesabına aktarıldığı, dava dışı ... Bankası tarafından 20/07/2015 tarihinde saat 15:50'de 1.363.774,46 USD'nin davacı adına davalı Bankaya transfer edildiği, dava dışı ... bankası tarafından davalı Merkez Bankasına gönderilen 20/07/2015 tarihli SWİFT mesajında "Valör tarihinin 20/07/2015, döviz cinsinin USD, tutarın 1.363.774,46, havale amirinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, havale alıcısının TC. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ... nolu hesabı" şeklinde belirtildiği, davalı Merkez Bankası tarafından 20/07/2015 tarihinde saat 16:41'de 1.363.774,46 USD'nin 15/07/2015 tarihinde ilan edilen kur olan 2.6376 kur üzerinden alışının yapılarak 3.597.091,52 TL karşılığının Hazine Müsteşarlığının hesabına aktarıldığı anlaşılmıştır.

Davacı yan, davalı tarafından TL karşılığı Hazine Müsteşarlığı hesabına aktarılan 1.363.774,46 USD'nin 20/07/2015 tarihinde saat 15:30'da ilan edilen kur üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle Hazine Müsteşarlığı hesabına aktarılması gerekirken 15/07/2015 tarihinde saat 15:30'da ilan edilen kur üzerinden aktarılması nedeniyle aradaki kur farkı olan 74.598,45 TL kadar zarara uğradığını iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada mevcut bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, TCMB'nin web sitesinde her iş günü belirlenen Merkez Bankası gösterge niteliğindeki döviz ve efektif alış-satış kurları aynı gün içerisinde 15:30'da web sitesinde ilan edilir, ertesi gün ise Resmi Gazetede yayımlanır. Yayınlanan bu kur değerleri, hiçbir kişi veya kurumu bağlamamakla birlikte, belirlendikleri günden 1 iş günü sonra Merkez Bankası tarafından gişe ve bazı muhasebe işlemlerinde kullanılabilir. Merkez Bankası dışındaki gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılan işlemlerde ise hangi kurun uygulanacağına ilişkin bu kişilerin kendileri karar verir. Bunun yanında resmi tatiller, hafta sonları ve yarım gün çalışılan günlerde gösterge kur belirlenmez. Buna göre, yarım gün, resmi tatil ve hafta sonları için kur belirlemesi yapılmamakta, dolayısıyla bu günler için kendinden önceki son iş günü saat 15:30'da tespit edilen kurların uygulanması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, gelen havale USD cinsinden, aktarım yapılması talep edilen hesap ise Türk Lirası cinsinden olması nedeniyle, davalı bankanın USD cinsinden havaleyi önce kendi döviz alış kuru üzerinden alışını yapması, müteakiben Türk Lirası karşılığını TL hesaba aktarmış olması işleminde gerek genel bankacılık uygulamasına gerekse kendi iç mevzuatına aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Öte yandan dosyada mevcut 20/07/2015 tarihli 2541777 fiş numaralı, 2015000390253873 işlem nolu mahsup fiş dekontundan dava dışı ... tarafından davalı bankaya davacının hesabında bulunan 1.363.774,46 USD'nin davalı bankaya saat 15:50'de gönderildiği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... bankası davacının 2.6923 efektif kur üzerinden döviz satımı yapılmasına ilişkin istemi üzerine işlem yaptığından bu aşamada davalının bir dahli söz konusu değildir. Davalı TCMB'nin döviz olarak kendisine 20/07/2015 gün saat 15.50 de gelen 1.363.774,46 USD'nin TL'na çevrilerek Hazine Müsteşarlığı hesabına aktarılmasına ilişkin işleminde mevzuata aykırı davranarak davacının zarar uğratıp uğratmadığı değerlendirilmelidir. Davalı Merkez Bankası tarafından web sitesinde yayımlanan " TCMB'nin web sitesinde her iş günü belirlenen Merkez Bankası gösterge niteliğindeki döviz ve efektif alış-satış kurları aynı gün içerisinde 15:30'da web sitesinde ilan edilir, ertesi gün ise Resmi Gazetede yayımlanır. Yayınlanan bu kur değerleri, hiçbir kişi veya kurumu bağlamamakla birlikte, belirlendikleri günden 1 iş günü sonra Merkez Bankası tarafından gişe ve bazı muhasebe işlemlerinde kullanılabilir " kuralına göre yapılan değerlendirme ile gönderilen 1.363.774,46 USD'nin davalı yanca 20/07/2015 tarihi saat 15:30'da ilan edilen 2.6757 TL kur üzerinden TL'ye çevrilerek Hazine Müsteşarlığı hesabına göndermesi gerekmediği zira ilan edilen kurun TCMB için bir gün sonra gişe ve muhasebe işlemlerinde kullanılabilecektir. Bu kritere göre de TCMB'nın 15/07/2015 tarihinde 15:30'da ilan edilen 2.63760 TL kur üzerinden TL'ye çevirerek (1.363.774,46 USD*2.63760 TL =) 3.597.091,52 TL göndermesi yukarıda belirtilen TCMB'nın kur belirlemeye ilişkin tebliğine uygun olduğu anlaşılmakla bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde gerekçe yönünden isabet görülmediğinden, davacının istinaf isteminin gerekçe yönünden kabul ile davanın açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden KABULÜ ile,

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/09/2019 tarih 2018/287 Esas 2019/837 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca gerekçe yönünden KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın REDDİNE

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.273,96 TL harçtan mahsubu fazla yatırılan 1.229,56 TL peşin harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,

3.İstinafa gelenin sıfatı ve aleyhe hüküm yasağı gözetilerek ilk derece mahkeme karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 8.555,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider ve delil avansından kararın tebliği için gerekli tutarlar dışında kalan tutarlarının iadesine,

6.Davalı tarafından gider olmadığından karar verilmesine yer olmadığına C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

2.Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan giderlerin sonuçta davanın reddine karar verildiğinden üzerinde bırakılmasına,

3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
21.02.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Genel Hukuk 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.333 HMK md.355 HMK md.362 HMK md.353 K6100 md.355