Esas No
E. 2009/2466
Karar No
K. 2011/1474
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2009/2466 E.  ,  2011/1474 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2006/13-2008/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı ... duruşmaya geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar TPE vekili ve ... A.Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “GAP” markasının tescili için 08.09.2000 tarihinde 2000/19000 sayı ile yapmış olduğu başvurunun davalı TPE tarafından 132025 ve 2000/16106 sayılı markalar nedeniyle 556 Sayılı KHK’nın 7/1-b ve söz konusu ibarenin koruma markası kapsamında olması nedeniyle de KHK’nın 7/1-g maddesi kapsamında reddedildiğini, yine müvekkilinin 21.08.2000 tarihinde “GAP” ibaresi için 2000/17486 sayı ile yapmış olduğu marka başvurusunun da 116826, 106137, 152015, 99/004439 ve 99/7485 sayılı “GAP” markalarını varlığı nedeniyle KHK’nın 7/1-b ve g maddeleri kapsamında reddedildiğini, oysa redde mesnet gösterilen 132025 sayılı markanın müvekkiline ait olduğunu, 116826, 106137 ve 152015 sayılı markaları Mahkeme kararıyla iptal edildiğini, esasen “GAP” markasının müvekkili adına birden fazla tescilli bulunduğunu, markaların tescilli olarak kullanıldığını ve bu kullanım sonucu ayırt edicilik sağladığını, “GAP” ibaresinin “Güneydoğu Anadolu Projesinin” kısaltması olarak koruma altında bulunduğunu ancak davacı ürünleri ile bu proje konusunun farklı olduğunu, ayrıca müvekkili markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek davalı TPE YİDK’nun 2003-M-633 sayılı kararlarının iptali ile müvekkili başvurularının kabulüne, davalı şirket adına tescilli 99/7485 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, davalı şirket ticaret unvanındaki “Gap” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya ait 2000/17486 sayılı başvuru ile TPE tarafından redde mesnet alınan markaların mal ve hizmet kapsamları itibarı ile aynı veya aynı tür olduğu, redde mesnet markalarında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacının 2000/17486 sayılı başvurusundan KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca çıkartılan hizmetler için davacının bir kullanımının bulunmadığı, başvuru tarihi itibariyle KHK’nın 7/son hükmü kapsamında kullanımla ayırt edicilik kazanılması nedeniyle tescil engelinin aşılması koşullarının gerçekleşmediği, davacının 2000/19000 sayılı başvurusu yönünden davalı TPE YİDK kararının 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi çerçevesinde yerinde olmadığı çünkü YİDK kararının alındığı tarihte redde mesnet markaların hükümden düştüğü veya başvurusunun nihai olarak reddedildiği, somut olayda T.C.Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı adına 1999/3 sayısı ile koruma marka belgesinin davaya konu her iki başvuru tarihinde geçerli olduğu, bu belgenin kamusal yönü olan hükümsüzlük işaretlerinden biri olarak kabulünün gerektiği, davacı başvurularının koruma markasında yer alan “GAP” ibaresiyle bire bir aynı olup, bu nedenle iltibas bulunduğu, bu noktada ürünlerin ve hizmetlerin farklı sektörde olduğu yönündeki iddianın da kabulüne olanak bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 7/1-g ve h bentlerinde yer alan tescil engellerinin her iki başvuru yönünden de gerçekleştiği, davalı şirkete ait 99/7485 sayılı marka kapsamında 31. sınıftaki gıda maddeleri ile 41. ve 42. sınıflardaki hizmetlerin bulunduğu, bu nedenle davacının 173384 sayılı markası dışındaki markaları itibariyle mal ve hizmetler yönünden bir benzerlikten söz edilemeyeceği ancak davaya ait 173384 sayılı “GAP” ibareli markanın 42. sınıftaki hizmetler için tescilli oldu ve hükümsüzlüğü istenen marka ile aynı olduğu gibi 42/16. sınıf ve alt grubunda bulunan hizmetlerde benzerlik bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığı açık ise de KHK’nın 8/4. maddesinde belirlenen davacı markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi, ayırt edici karakterini zedelemesi ihtimallerinin hiç birisinin somut olayda gerçekleşmediği, davalı ticaret unvanında yer alan “ANADOLU” ibaresi nedeniyle davalı ticaret unvanının farklılaştığı dolayısıyla terkin isteminin reddini gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne 1999/7485 sayılı markanın 42/16. sınıf ve alt grupta yer alan “tasarım hizmetleri, paket tasarım hizmetleri, endüstriyel tasarım hizmetleri” yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili ile davalılardan TPE vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Ancak, mahkemece dava konusu 2000/17486 sayılı ve “GAP” ibareli davacı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetler için daha önceki tarihlerde başkaları adına tescilli markaların bulunması nedeniyle 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(b) bendi uyarınca ve “GAP” ibaresinin devletin hükümranlık belirtisi/devlet simgesi olduğu ve TPE’nce de 1993/3 sayılı koruma marka belgesi verildiği gerekçesiyle aynı KHK’nin 7/1-(g) bendi ve yine kamuyu ilgilendiren tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş Güneydoğu Anadolu Projesi’nin baş harflerinden oluşan bir işaret olduğundan 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(h) bendi kapsamında kaldığı, dava konusu 2000/19000 sayılı ve “GAP” ibareli marka başvurusunun da 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) ve (h) bentleri kapsamında kaldığı kabul edilerek, TPE YİDK kararının iptali davası reddedilmiştir. 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) bendine göre, yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris sözleşmesi’nin 2 nci mükerrer 6. maddesine göre reddedilecek markalar mutlak ret nedeni oluşturur. Anılan maddenin atıfta bulundu Paris Sözleşmesi’nin 2. mükerrer 6. maddesi ile birliğe üye ülkelere ait arma, bayrak ve diğer devlet amblemlerinin ve bu devletler tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve teminat, işaret ve dosyalarının ve taklitlerinin yetkili mercilerden izin alınmaksızın kullanılmasının önlenmesi taahhüt edilmiştir. Başvuru konusu “GAP” ibaresi Güneydoğu Anadolu Projesi’nin başharflerinden oluşmaktadır. Söz konusu projenin ülkemizin büyük maliyetli sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınma projelerinden olması ve bu projeyi simgeleyen “GAP” ibaresinin de toplumda herkesin belleğinde yer etmiş bir kelime olmasına karşın, “GAP” ibaresinin Paris Sözleşmesi’nin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamındaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ulusal ve uluslar arası alanda egemenlik hakkını simgeleyen bir işaret olarak kabulü mümkün değildir.

Dava konusu “GAP” ibaresinin 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) bendi uyarınca TPE’nce 1999/3 sayılı belge ile koruma altına alınarak sicile kaydedilmiş bulunması da, koruma belgesi içeriğinin mutlak ret nedeni olarak dikkate alınması hususunda mahkemeyi bağlamaz. Bu nedenle, mahkemenin “GAP” ibaresinin 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) bendi kapsamında devletin hükümranlık belirtisi olarak mutlak ret nedeni oluşturduğuna dair kabulü isabetli değildir.

Öte yandan, mahkemenin karar gerekçesinde 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) bendi yanında (h) bendinin de koşulları bulunduğu belirtilmiş ve başvuru konusu “GAP” ibaresinin bu bent kapsamında toplumsal, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş bir işaret olduğundan KHK’nin 7/1-(h) bendi uyarınca da başvurunun reddi gerekeceği görüşü açıklanmıştır. 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(h) bendinde açıkça Paris Sözleşmesi’nin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamı dışında kalan işaretlerin nitelikleri itibariyle halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markaların tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu durumda, başvuru konusu bir işaretin Paris Sözleşmesi 2. mükerrer 6. maddesine göre reddedilecek işaretlerden olduğu mahkemece benimsendikten sonra, kararda bu gerekçe ile çelişki doğuracak şekilde dava konusu işaretin aynı zamanda bu madde kapsamı dışında kalan bir işaret olduğu kabul edilerek 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(h) bendi uyarınca da davanın reddine karar verilmesi, HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturduğundan doğru görülmemiştir.

3.Dava konusu her iki başvurunun da yapıldığı tarih itibariyle davacı adına geçerliliğini koruyan “GAP” ibareli 1991/132025 sayılı 18 ve 25. sınıftaki bir kısım emtia için tescilli marka ve yine davacıya ait aynı ibareyi taşıyan 25. sınıf emtia ve 42. sınıf bir kısım hizmetleri kapsayan 1989/112174, 1996/181109, 1996/173384, 1996/181361, 1998/18577 sayılı marka tescilleri bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Dava konusu 2000/17486 sayılı başvuru 25, 35 ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkin olup, 2000/19000 sayılı başvuru ise 18. sınıf emtiayı kapsamaktadır. 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(b) bendi uyarınca dava konusu 2000/17486 sayılı başvurunun reddine dayanak alınan 116826, 106137, 152015, 7485 ve 4489 sayılı markalar ise başvurudaki 25 ve 42. sınıf mal ve hizmetleri içermektedir. Bu bakımdan mahkemenin redde dayanak alınan markaların 35. sınıf hizmetlere ilişkin olmadığı halde bu sınıf için yapılan 2000/17486 sayılı başvuru yönünden 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(b) bendine dayalı ret gerekçesi isabetli değildir.

Öte yandan, yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere dava konusu 2000/17486 sayılı başvuruda yer alan 25 ve 42. sınıf mal ve hizmetler için davacı adına da tescilli “GAP” ibareli markaları bulunmaktadır. Bu durumda aynı ibareyi taşıyan farklı kişilere ait mükerrer markaların bulunduğu gözetilerek Dairemizin 19.09.2008 tarih 7547/19251, 14.11.2008 tarih 11505/12839, 12.11.2009 tarih 1868/11768 sayılı kararlarında açıklandığı üzere davacının seri marka yaratmak amacıyla 2000/17486 sayılı marka başvurusunda bulunup bulunmadığının da tartışılması gerekeceğinden kararın bu itibarla da bozulması gerekmiştir.

4.Ayrıca, davacı başvuru tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK’nin 7/son fıkrası uyarınca başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden “GAP” ibaresinin kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasına dayanmıştır. 18.09.2007 tarihli ek bilirkişi raporunda 2000/17486 sayılı marka başvurusundan çıkartılan 42. sınıf hizmetler bakımından davacının daha önce bir kullanımı olmadığından anılan KHK’nin 7/son fıkrasından yararlanamayacağı mütalaa edilmiştir. Ancak, dava konusu 2000/17486 sayılı başvuru 25, 35 ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkin olup TPE’nce 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(b) ve (g) bentleri uyarınca tüm mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddine karar verildiğinden, sadece 42. sınıfa yönelik mütalaayı içeren ek bilirkişi raporu hükme dayanak alınamaz. Kaldı ki, davacının 42. sınıf 16. alt gruptaki tasarım hizmetleri için tescilli 1996/173384 sayılı markası bulunduğu gibi, reddedilen 25. sınıf emtiayı kapsayan tescilli markaları da bulunduğundan anılan sınıflar yönünden 556 Sayılı KHK’nin 7/son fıkrası uyarınca yeterli bir inceleme içermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yine, Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Dairemiz incelenmesinden de geçen 16.06.2000 tarih 179/248 sayılı kararında davacı adına tescilli “GAP” markasının işbu davaya konu başvuru tarihlerinden önceki tarihte tanınmış marka olduğu kabul edilmiştir. Bu husus temyize konu 15.05.2008 tarih 13/140 sayılı karar gerekçesinde de “davacı markasının tanınmışlığı açık ise de” denilmek suretiyle mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, dava konusu her iki marka başvurusunun da yapıldığı tarih itibariyle davacı adına tescilli markaların varlığı ve Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin karar gerekçesinde belirtildiği üzere başvuru tarihinden önceki tarihlerde Türkiye’de 35/8. sınıfta davacı tarafından satış hizmetleri verildiğine dair açıklama dikkate alınarak başvuru konusu mal ve hizmetler bakımından kullanımla ayırt edicilik iddiasının açıklanan tüm olgularla birlikte değerlendirilmemesi ve davacı markasının tanınmışlığının kararda açıklanan 556 Sayılı KHK'nin 7/1-(b) bendi dışındaki diğer mutlak ret nedenlerinden etkilenip etkilenmeyeceğinin tartışılmaması da isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı TPE'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K17486 md.8/4 K556 md.6 K556 md.389
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.