11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/6425 E. , 2011/1311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2007/176 - 2008/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan Berat Teks.San.Tic.Ltd.Şti. avukatı ... gelip, diğer davalı TPE Başkanlığı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardan bugüne kadar nizasız ve fasılasız olarak kullanmak suretiyle tanınmış hale getirdiği ve dünyanın birçok ülkesi ile WIPO ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde 15.05.1998 tarih ve 197346 no ile uluslararası 03. sınıfa dahil emtealar için tescilli "J'ADORE" markasının, davalılardan Berat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin görsel, biçimsel sesçil ve telaffuzunun kulakta bıraktığı izlenim ve çağrışım bakımından aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan "J'ADORE+Şekil" markasının diğer davalı Türk Patent Enstitüsü nezdinde 11.06.2004 tarih ve 2004/17708 no ile uluslararası 14, 18, 24, 26, 35. sınıflara dahil emtealar ve hizmetler için haksız ve hukuka aykırı surette marka olarak tescili başvurusunda bulunduğunu, anılan başvuruya karşı 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin 8. maddesine dayalı olarak yapılan itirazın ve yeniden değerlendirme-inceleme isteğinin nihai olarak 19.04.2007 tarih ve 2006-M-3958 sayılı kararla reddedildiğini, öte yandan davalı şirketin "J'ADORE+Şekil" ibareli, 25. sınıfta 16.05.2000 tarihinde tescilli 2000/09266 nolu bir markasının da bulunduğunu, kötüniyetli tescilin hükümsüzlük nedeni olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve hükümsüzlüğüne, 2000/09266 nolu markanın tescilinin hükümsüz- lüğüne, davalı şirketin marka tescil başvurusu marka tescil belgesine bağlanmış ise marka tescilinin hükümsüzlü- ğüne, müvekkili şirketin "J'ADORE" markasına davalının tescil ve tescil başvurusu yolu ile yaptığı vaki tecavüzlerinin tespitine, tecavüzlerin durdurulmasına ve önlenmesine, davalı şirketin "J'ADORE+Şekil" markası tescil belgesine bağlanmamış ise davalı şirketin haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 2 gazetede 15'er gün arayla 2'şer defa ilanına, iptal kararının Türk Patent Enstitüsü Resmi Marka Gazete'sinde şerh ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davanın yerinde olmadığını, müvekkili idarenin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Berat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, davanın haksız ve her türlü mesnetten yoksun ve kötüniyetli olarak hukuk üzerinden haksız rekabet amacıyla açıldığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının tanınmışlık ile ilgili sunduğu dergilerin hiçbirinin Türkiye'de yayımlanmadığını, yurt dışında yayımlanan dergilerin 58 adedinin 2000 yılı ve sonrasına ait olduğunu, 10 adedinin 1999 yılında yayımlandığını ve 4 adedinin ise hangi tarihte yayımlandığının anlaşılamadığını, davacının sunduğu delillerin tanınmışlığın kriterlerini karşılamadığını, davacının 15.05.1998 tarih ve 197346 tescil numaralı markası ile müvekkil şirkete ait iki adet tescilli markanın farklı olduğunu ve hiçbir karışıklık yaratmayacak şekilde tamamen farklı sınıflarda tescil edildiğini, davacı markasının parfümeri sınıfı için, müvekkil şirket markalarının ise ağırlıklı olarak tekstil ve kadın giyimine ilişkin sınıflar için tescilli olduğunu, farklı sınıflarda marka tesciline Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK hükümlerinin cevaz verdiğini, 2000/09266 numarasıyla “J’ADORE+KALP ŞEKİL” markasının 16.05.2000 tarihinden bugüne kadar müvekkil şirket tarafından çekişmesiz ve aralıksız kullanıldığını, müvekkili şirketin 2004/17708 numaralı “J’ADORE+KALP ŞEKİL” ibareli başvurusunu da uzun yıllardan beri kullandığını, “J’ADORE” markasını tasarladığı faaliyetlerine ek olarak farklı sınıflar için de tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin 2000/09266 tescil numaralı “J’ADORE+KALP ŞEKİL” ibareli markasının 16.05.2000 tarihinden beri tescilli olup tekstil sektöründe 7 yılı aşkın süredir ve etkin bir şekilde kullandığını, bu nedenle Paris Sözleşmesi’nin 6/2. maddesi gereğince hükümsüzlük davası açılamayacağını, 556 sayılı KHK’nin 42/a maddesine göre de 7 yılı aşkın süredir etkin şekilde kullanımdan dolayı hükümsüzlük davası açılamayacağını, 7 yıllık etkin kullanımdan sonra hükümsüzlük davası açılmasının hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davacının kötüniyet iddialarının da temelsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraf markalarında esas unsurun “J’ADORE” ibaresi olduğu, şeklin markada tamamlayıcı unsur olarak yer aldığı, esas unsur olan ibare markalarda farklı yazı stilleri kullanılarak oluşturulmuş olsa da, bu durumun markaları farklılaştıracak güçte ve nitelikte olmadığı, markaların esas unsur, görüntü ve bıraktıkları genel izlenim bakımından benzer oldukları, davacının 197346 nolu markası 03.01, 03.02, 03.05, 03.06 alt guruplarında yer alan mal ve hizmetleri için, davalının 2004/17708 nolu “J’ADORE+ŞEKİL” markası ise 14, 18, 24, 26 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescilli olduğu, dolayısıyla taraf markalarının ilgili olduğu mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığı, taraf markalarının ilgili olduğu mal ve hizmetler aynı veya benzer olmadığından 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi anlamında bir değerlendirme yapmanın yersiz görüldüğü, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b hükmüne göre iltibasın varlığından sözedebilmek için markaların ve mal veya hizmetlerin aynı veya benzer olması gerektiği, dava konusu olayda markalar benzer ise de, markalar arasında bu mal ve hizmetler bakımından KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markasının KHK’nin 7/1-i ve 8/4. maddeleri anlamında tanınmış marka olmadığı, KHK’nin 8/3. maddesi açısından değerlendirme ve inceleme yapılmasına gerek olmadığı, davalı markasının farklı mal ve hizmetler yönünden davacı markası karşısında haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, YİDK kararının iptaline, davalı başvurusu tescil edilmiş ve hükmüsüzlüğüne, ayrıca davalının 16.05.2000 tarihinde tescilli başka bir markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, ibarelerin benzer olduğu, emteaların farklı olduğu, tanınmışlığın da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin 16.09.2008 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ve ayrıca 17.12.2008 tarihinde ıslah dilekçesi adı altında sunduğu dilekçe ekindeki tanınmışlığa ilişkin yeni deliller üzerinde durularak değerlendirilmemesi ve tartışılmaması doğru olmamıştır. Öte yandan, bilirkişi kurulu ve mahkemece tescil edilmek istenen sınıflardaki emteaların neler olduğu açıklanmadan salt sınıflandırma sistemindeki numaraların farklı olmasından yola çıkılarak taraf markalarının farklı emtiaları kapsadığı sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Oysa, davacı TPE aşamasındaki itirazlarında, davalının başvurusundaki 14. sınıftaki mücevherlerin, 18. sınıftaki çantaların, 24 ve 26. sınıftaki tekstil ürünlerinin ve 35. sınıf hizmetlerin moda sektörüne hitap etmesi ve kişisel kullanıma yönelik olması, bu tür mağazacılık hizmeti nedeniyle iltibasın kaçınılmaz olacağını ileri sürmüş olup, davacının tescil ettirdiği 03.01, 03.02, 03.05, 03.06 sınıf emtealar ile davalının başvurusundaki 14, 18, 24, 26 ve 35. sınıf emteaların aynı olmasa da benzer türden olup olmadıkları, aynı raflarda benzer ihtiyaçları gidermek için tüketiciye sunulup sunulmadığı, bu kapsamda birbiriyle ilişkili emtealardan olup olmadıkları, dolayısıyla iltibas olasılığının bulunup bulunmadığı üzerinde yeterince durulmaması doğru bulunmadığı gibi, davalının 2000 yılındaki marka tescili ve 2004 yılında tescil başvurusunda bulunmasının kötüniyete dayandığını, bunun MK'nun 2. maddesine aykırı ve ötüniyetin bir hükümsüzlük nedeni olduğunu, dava dilekçesinde ve ayrıca 23.09.2008 tarihli dilekçesinde ileri süren ve bu yönde YHGK'nun 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamını sunan davacı tarafın bu iddiasının tartışılmaması ve değerlendirilmemesi de doğru görülmemiş, eksik incelemeyle verilen kararın bozulması gerekmiştir.