11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/12633
- Karar No
- 2011/1316
- Karar Tarihi
- 08.02.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2009/12633 E. , 2011/1316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
avada Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11 .2008 tarih ve 2005/144 2008/545 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 davacılar vekili avukat ... ile davalı ... Tur. Ltd. Şti. vekili avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı TPE vekili avukat duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve maliki bulunduğu otobusün yolcusu olan müvekkillerinin, tek taraflı kaza sonucunda yaralandığını müvekkillerinden ... ın sol kolunun ezilmesi sonucu iş göremez hale geldiğini ,müvekkilinin eşi serap ın da yüzünde kalıcı izler oluştuğunu ileri sürerek, müvekkili ... için şimdilik (500)TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50.000 tl manevi tazminatın, müvekkili Serap için ise (5.000)TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 10.01.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini( 289.000) tl na yükseltmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. vekili davanın relmddini savunmuş, davalı ... savunmada bulunmamıştır .
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ...'ın sol elini kullandığı iddia edilmediğinden adli tıp kurumunca bildirilen %14,02 genel çalışma gücü kaybı oranının esas alındığı, dava dışı sigorta şirketlerince davacılarıa bir kısım ödemeler yapılmışsa da bu ödemelerin tedavi giderlerine ilişkin olduğundan tazminattan indirim yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için (45.440,63)TL maddi, (10.000)TL.manevi, davacı ... için (2.000) TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ile davalı ... Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir,
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacılar vekili tarafından hem dava hem de ıslah dilekçesinde hangi tarihten itibaren faiz talep edildiği bildirilmemişse de, yine davacılar vekilince sunulan 12.04.2007 tarihli dilekçe ile olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiş ve davalı ... Ltd. Şti. vekilince yargılama boyunca bu dilekçeye karşı iddianın genişletilmesi itirazında bulunulmamış olmasına, yine dava dışı sigorta şirketince davacılara ödedikleri meblağın tedavi gideri olduğunun açıkça belirtilmiş bulunması karşısında, mahkemece hükmedilen tazminat miktarından dava dışı sigortacılarca davacılara ödenen meblağın düşülmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yine mahkemece davacı ... yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının oluşa uygun bulunmasına göre, davacılar vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ...’ın kasap olduğu kabul edilmiş ise de bu konuda yeterli inceleme yapılmamış, Cumhuriyet Savcılığı araştırmasında ...’ın bir markette aylık (300) TL. maaşla çalıştığı bildirilmiş, başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Yine Güngören Vergi Dairesi’nin 15.09.2005 tarihli yazısında da ...’ın et ve et ürünleri perakende ticareti yükümlüsü iken 30.11.2002 tarihinde bu işini terk ettiği belirtilmiştir. Bu yazıların davacı ...’ın kaza tarihinde kasaplık yaptığını kanıtlamaya yetmeyeceği tabiidir.
Ayrıca mahkemece davacı ...’ın sol elini kullandığının, davacı tarafça iddia edilmediği gerekçesiyle bu konuda da bir araştırma yapılmamıştır. Oysa davacılar vekilince 24.10.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu’na karşı 12.02.2008 tarihli oturumda yapılan itirazda, müvekkili ...’ın sol kolunu kullandığı ve tespit edilen daimi iş göremezlik oranının düşük olduğu iddiasında bulunulmuş, hatta mahkemece bu itiraz ciddi görülerek Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece anılan gerekçeyle davacı ...’ın sol elini kullanıp kullanmadığının araştırılmaması dahi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı ...’ın kazadan önce ne iş yaptığının ve solak olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar ile davalı ... Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
3.Yine mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda davacı ...’ın 4 ay süreyle tam iş göremez durumda kaldığı ve (3.030,79) TL. zarara uğradığı belirtilmiş, mahkemece bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeden anılan meblağ tazminat hesabında dikkate alınmamıştır. Ayrıca davacılar vekilince bilirkişi raporundan sonra davanın ıslahı yoluna gidilmiş ancak artırılan maddi tazminat talebi içinde anılan meblağın bulunup bulunmadığı da açıklanmamıştır. Davacı ...’ın maruz kaldığı kaza sonucunda 4 ay süreyle tedavi gördüğü ve bu sürede tam iş göremez halde kaldığı AÜ. Adli Tıp Bölümü’nün 20.07.2006 tarihli raporundan anlaşıldığına göre, talep halinde anılan meblağa da hükmedilmesi gerektiği açıktır. O halde mahkemece öncelikle davacılar vekiline maddi tazminat talepleri açıklattırılarak, talep edilmiş olması halinde anılan meblağa da hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4.Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davacılar vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekilinin, davacı ... yararına takdir edilen manevi tazminat miktarına ve mahkemece hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.