DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3462 E. , 2023/991 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2022 tarih ve E:2021/3247, K:2022/2750 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik 17/09/2020 tarih ve 9548 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2022 tarih ve E:2021/3247, K:2022/2750 sayılı kararıyla;
Davacı şirkete, … Hidroelektrik Santrali (HES) tesisinde üretim faaliyeti göstermek üzere … tarih ve … sayılı üretim lisansının verildiği; şirkete ait tesisin, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Mayıs 2011-Mart 2016 döneminde üretim ve tüketim yönlü iletim bedeli faturalarının sistem kullanım bedeli kalemlerinde %50 teşvik indiriminden yararlandığı;
Daha sonra, aynı baraya bağlı tüketim tesisi bulunan üretim lisansı sahipleri için 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanma şekline ilişkin 17/09/2020 tarih ve 9548 sayılı Kurul kararının tesisi üzerine, söz konusu Kurul kararı kapsamında Muradiye Ayrancılar HES tesisinin Mayıs 2011-Mart 2016 dönemindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı için düzenlenen … tarih ve … sayılı toplam 36.952,17-TL tutarındaki faturanın ödenmesi gerektiğinin davacı şirkete bildirildiği, bunun üzerine 9548 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi ve Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasına yer verilerek; 6446 sayılı Kanun'un amacında da belirtildiği üzere, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli olarak kullanıcılara ulaştırılmasını teminen arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak çeşitli teşvikler öngörüldüğü, bu kapsamda, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinde, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağının düzenlendiği; teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık sürenin 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar'ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatıldığı;
Mezkur Kanun'un Geçici 4. maddesinin, üretim tesisi yatırımlarını desteklemek suretiyle arz güvenliğinin yeterli miktarda yedekle birlikte oluşturulmasını sağlamayı amaçladığı; kanun koyucunun işaret ettiği bu amaç doğrultusunda arz sürekliliğinin yeterli düzeyde sağlanmasına yönelik olarak elektrik üretimine ilişkin yapılan yatırımların hızlanması ve teşvik edilmesi gerektiğinin benimsendiği, Geçici 4. maddede yer verilen "kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması" ibaresinden iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden öngörülen teşvikin amacının anlaşıldığı, yeterli arz kapasitesinin oluşturulabilmesi için teşvik indiriminin üretimi ve üretim tesisi yatırımlarını arttırmaya matuf üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiği, aksi bir kabul hâlinde ise, üretim tesislerinin, salt iç tüketimlerini karşılamak üzere Kanun'un tanıdığı teşvikten yararlanması gerekeceği, bu durumun ise teşvik mekanizmasının amacıyla bağdaşmadığı; başka bir ifadeyle, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim de dâhil olmak üzere herhangi bir tüketimi karşılığında ödemesi gereken iletim sistem kullanım bedellerinden indirim yapılmaması gerektiği;
Dava konusu Kurul kararıyla da, Kanun'un ve teşvik mekanizmasının amacı doğrultusunda üretim tesislerinin üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin uygulanacağı belirlenmiş olup, arz güvenliği ve sürekliliği çerçevesinde yatırımcılara teşvik verildiğinin vurgulandığı; böyle bir nitelemenin, elektriksel puant gücün ve elektrik enerjisi talebinin artması ve bu artışın devam edeceği öngörüsü dikkate alındığında, olası arz sıkıntısına karşı tedbir olarak mali kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına da olumlu yönde katkıda bulunacağı; Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; indirim teşvikinin sadece üretim (veriş) yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanmasının Kanun'a, hukuka ve teşvik mekanizmasının getiriliş amacına aykırı olduğu, Kanun hükmünde yer alan "arz kapasitesinin yeterli yedekle oluşturulması amacıyla" ifadesinden, teşvikin yalnızca veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanabileceği şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğu, tüketim teşvikine yol açacak nitelikte bir tüketimin söz konusu olmadığı, Kanun'la tanınan ve on iki yıldır uygulanan teşvikin kapsamının dava konusu Kurul kararı ile daraltılmasının hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare yanında müdahil tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanır. Bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı yetkilidir. (a) Üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılır. (...)" hükmü yer almaktadır.
Anılan maddede, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiş; bahse konu teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre, 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar'ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, üretim tesislerinin teşvik mekanizmasından, üretim ya da tüketim yönlü olmasına dair herhangi bir ayrım yapılmadan 26/07/2008 tarihinden itibaren yararlandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Kurul kararıyla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvik indirimi, üretim tesislerinin üretim yönlü iletim sistemi kullanımıyla sınırlandırılmıştır.
Aktarılan Kanun maddesinde, kanun koyucu tarafından, üretim tesislerinin teşvik indiriminden yararlanabileceği belirtilmiş, elektrik üretimi için gerekli olan iç tüketim, teşvik mekanizmasından yararlanmanın bir istisnası olarak düzenlenmemiştir. 6446 sayılı Kanun'un amacının üretimi teşvik etmek olduğu ve uygulamaya üretim/tüketim yönlü ayrımı yapılmadan süreklilik kazandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Kurul kararı ile teşvik sistemi dayanak Kanun'a aykırı olarak değiştirilmiş ve Kanun ile tanınan bir hak idarî bir işlem olan Kurul kararıyla daraltılmıştır. Ayrıca, söz konusu teşvik uygulaması yaklaşık on iki yıldır uygulanmakta iken bahse konu uygulamanın değiştirilmesi gerekliliğine ilişkin olarak haklı ve hukukî bir gerekçe de ortaya konulamaması hukuki güvenlik ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.
Diğer yandan, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim, üretim aşamasının bir unsuru olduğundan sadece üretim için gerekli olan iç tüketimin de maddede belirtilen teşvik indiriminden yararlanması gerekmektedir. Zira bahse konu iç tüketim, üretim tesislerinin üretim amacı dışında diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tüketim olmayıp, üretim lisansı sahibi şirketlerin elektrik üretimi yapabilmek, emre amade kapasiteyi sağlayabilmek veya bakım/arıza dönemlerinde zorunlu nedenlerle şebekeden ihtiyaç duyduğu elektriği çekebilmek amacına matuf, başka bir ifadeyle, arz güvenliği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik üretimi için zorunlu olan bir tüketimdir. Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile verilen hakkı, teşvik indiriminin kapsamına ilişkin olarak daraltan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 21/06/2022 tarih ve E:2021/3247, K:2022/2750 sayılı kararının ONANMASINA,
3.15/05/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.