20. Hukuk Dairesi
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereken bir dava olduğunu, iddia edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacı ... açısından talep edilen tazminat taleplerini, dayanaklarıyla birlikte tümüyle kabul etmediklerini, ayrıca taleplerin son derece fahiş olduğunu, davacı ... açısından talep edilen manevi tazminatın ise hukuken talep edilmesi mümkün olmayan bir tazminat talebi olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin İzmir Ekonomi Üniversitesinde öğrenci olduğunu, müvekkilinin olay günü alkollü olduğunu, araç kullanamayacağını, yola çıkmak konusunda tereddütlü olduğunu ifade ettiğini, ancak arkadaşı olan diğer davalı ... aracı kullanınca, şoför yan koltuğuna oturduğunu, olayın daha sonradan 0.80 promil alkol aldığı ortaya çıkan diğer davalı ... tarafından meydana gelen bir kaza olduğunu, ancak kaza anında havanın aşırı yağışlı olduğunu ve öndeki ambulansın aniden sola manevra yapması gibi olguların da değerlendirilmesi gerektiğini, kazada 3. kişinin (ambulans şoförünün) kusuru veya aşırı yağıştan dolayı mücbir sebep nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca kaza anında dava dışı ambulans sireninin çalıp çalmadığının, tepe lambalarının yanıp yanmadığının, davacının hastaya müdahale edip etmediğinin ve emniyet kemerinin araştırılmasını da talep ettiğini, geçiş üstünlüğü hakkının, ambulans şoförüne trafiği terörize etme hakkı vermeyeceğini, ilk görünüş itibariyle arkadan çarpmak bir kusur vesilesi olabilirse de, ani bir fren nedeni ile veya ambulansın sola doğru manevrası yüzünden çarpmanın gerçekleşmesinin de olası olduğunu, salt alkolü olmanın, kazada tek başına kusurlu olmayı gerektirmeyeceğini, davacının gözlük ve saatinin kırılması konusunda herhangi bir tutanak olup olmadığının araştırılmasını, yedi ay iş göremez olarak kaldığı dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından maaşının ödenip ödenmediği (bu nedenle maddi bir kaybı olup olmadığını) ve sağlıkla ilgili durumunun değerlendirilmesini, ayrıca davacı tarafın manevi tazminat istemlerinin zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, ...'nın ağır bir bedensel zarar görme durumu olmadığından, eşinin manevi zarar isteyemeyeceğini, faizin de ancak yasal faiz olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirkete trafik sigorta poliçesi olarak sigortalı olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmasını, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, varsa oranının belirlenmesini, davacının çalışabilecek durumda olup olmadığının, mesleğinin tespit edilmesini, meydana gelen kaza bir iş kazası olduğundan açılmış başka bir dava olup olmadığının, işveren poliçesinden destek tazminatını kapsayan bir ödeme yapılıp yapılmadığının, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesini, mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi için bunun SGK'dan sorulması gerektiğini, tedavi giderlerinin tamamının yapılan kanun değişikliği ile zorunlu trafik poliçesi kapsamından çıkarıldığını, 6111 Sayılı Kanunla trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin mağdurun SGK'lı olup olması önemsenmeksizin SGK'dan talep edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebi ile hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın