17. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin basınçlı döküm sektöründe otomotiv ve mutfak eşyaları üzerine hizmet verdiğini, yüksek banka faizleri, artan döviz kuru, artan maliyetlerin satış fiyatlarına yansıtılamaması, Covid salgın gibi nedenlerin şirketin finansal yapısını etkilediğini, konkordato projeleri ile borçların tamamını ödeyeceklerini ileri sürerek borçlu şirket hakkında konkordato geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet verilmesi ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini, ayrıca tedbiren geçici mühlet tarihi ve sonrasında borçlunun mevduatına gelen para üzerinde alacaklı bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının kullanımına sunulmak üzere müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi 17/05/2023 tarihli ara kararı ile; alacaklı bankalarca geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında borçlu şirketin mevduatına gelen para üzerinde rehin ve takas hakkının kullanılmamasına ve blokajının önlenmesine karar verilmiş, alacaklı ... Bankası vekili ara karara itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi 16/01/2024 tarihli ara kararı ile; alacağı muaccel olan alacaklıların geçici mühletin ilanından önce borçlunun mevduatında bulunan para üzerinde takas hakkını kullanması mümkün iken, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında borçlunun mevduatına gelen para üzerinde takas hakkını kullanamayacağı, İcra ve İflas Kanunu'nun 200. maddesi kapsamında davacıya ait banka hesaplarına gelecek olan paraların rehin ve takasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde alacaklı ... Bankası AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alacaklı vekili istinaf nedenleri olarak; borçlu şirketin müvekkili banka nezdindeki hesapları üzerinde müvekkilinin rehin, hapis ve mahsup hakları bulunduğunu, müvekkili tarafından konulan blokelerin yasal düzenlemelerden ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerden kaynaklanan rehin ve hapis hakkından ileri geldiğini, müvekkilinin mühlet tarihinden önce borçlu şirkete kredi kullandırdığını ve konkordato mühleti ilan edilmeden önce de borçlu şirketten alacaklı olduğunu, konkordato taleplerinde üçüncü kişilerin maddi hukuktan kaynaklanan haklarını kısıtlar nitelikte ara karara hükmedilemeyeceğini belirterek 19/01/2014 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir. Mahkemece, alacaklı bankalarca geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında borçlu şirketin mevduatına gelen para üzerinde rehin ve takas hakkının kullanılmamasına ve blokajının önlenmesine karar verilmiş, alacaklı bankanın ara kararı itirazı reddedilmiştir. Alacaklı banka vekili, itirazın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 28.02.2018 tarihinde kabul edilip, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, “İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun “un 13 vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. Fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’ nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. İİK 287/son fıkrada “ Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz “ ifadelerine yer verilmiştir. Bu durumda, İİK 287/son fıkrası gereğince davacı borçlu için mahkemece oluşturulan geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kararına karşı yasa yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, İİK 287/son fıkrası gereğince tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamayacağından, ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklı ...Bankası A.Ş vekilinin ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun usulden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı alacaklı T.C ...Bankası AŞ tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Alacaklı T.C ...Bankası A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, İİK 287/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap