6. Ceza Dairesi 2022/11194 E. , 2024/1338 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/195 Esas, 2019/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2019/3383 Esas, 2021/1161 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ...'in ... İnşaat Taahüt Pazarlama Ticaret Limited Şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğu, olay tarihinden önce katılanın, ... Mobilya Dekorasyon Ltd. Şti'ye mal sattığı, alacağına karşılık olarak da sanık ...'e ait ... Sahne Sanatları Teknik İnşaat Taah. San ve Tic. Ltd. Şti'nin borçlu olarak yer aldığı ve ... Mob. Dek. Ltd. Şti emrine düzenlenmiş 28.02.2017 tarihli 1274 nolu 50.000,00 TL, 28.02.2017 tarihli 1270 nolu 150.000,00 TL, 20.12.2016 tarihli 1271 nolu 100.000,00 TL ve 20.01.2017 tarihli 1272010 nolu 100.000,00 TL bedelli 4 adet çeki ... şirketinden cirolu olarak aldığı, borçlu olduğu çeklerin katılanda olduğunu öğrenen sanığın, olay tarihi olan 30.12.2016 günü katılanın çalışmakta olduğu işyerine geldiği, işlerinin iyi gitmediğini ve borçlarına karşılık yeni ödeme planı yapmak istediğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ettiği, sanığın, katılanın sahibi olduğu ... İnşaat Tic.Ltd.Şti adına bedelleri toplamı 400.000,00 TL olan 8 adet 50.000,00 TL bedelli çekleri vererek diğer çekleri istediği, katılanın daha önceden almış olduğu 4 adet çeki çekmeceden çıkarttığı, diğer 8 adet çeki incelerken imzasız olduğunu gördüğü ve sanığa bu çeklerin neden imzasız olduğunu sorduğu sırada sanığın, katılanın elinde bulunan ve suça konu 28.02.2017 tarihli 1274 nolu 50.000,00 TL, 28.02.2017 tarihli 1270 no'lu 150.000,00 TL, 20.12.2016 tarih 1271 nolu 100.000,00 TL ve 20.01.2017 tarih 1272010 nolu 100.000,00 TL bedelli 4 adet çeki rızası dışında itekleyerek elinden kapıp hızla işyerinden dışarıya kaçtığı, katılanın da sanığın arkasından koştuğu ancak yetişemediği, sanığın aracına bindiği ve aracının kapılarını kilitlediği, katılanın aracın şoför kapısını tuttuğu sırada sanığın aracıyla hareket ettiği, katılanın da aracın kapısına tutunduğu ancak hareket halinde bulunan araç ile sol tarafta park halinde bulunan araç arasında sıkışma tehlikesi atlatması nedeniyle 10-15 metre sonra yere düştüğü ve aracın yoluna devam ettiğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılanın şirket kayıtlarının faturalı, belgeli ve sıralı olduğuna ve katılanın sahibi olduğu şirket ile ... Mob. Tic. Ltd. Şti arasında ticari bir ilişkinin tespit edilmiş olduğuna ilişkin bilirkişi raporu, dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanığın katılanın iş yerine girdikten sonra koşarak çıktığını, katılanın da aracın kapısından tutarak bir süre araç ile birlikte koştuğunu gösterir görüntülere ait cd izleme tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
4.Katılan vekilinin, 400.000,00 TL tutarındaki ana paraya ilişkin zararın tamamen giderildiğine ilişkin 18.06.2019 tarihli celsede beyanda bulunduğu görülmüştür.
5.Sanığın savunmalarında özetle, ... belediyesi Yeni Hizmet Binası Ahşap Mobilya Dekorasyon işlerinin yapılması için anahtar teslimi olacak şekilde ... Mobilya Dekorasyon Ltd. Şti'ne işi taşere ettiklerini, ... şirketine bu işin karşılığı olarak 750.000,00 TL'lik parça parça çek teslim ettiklerini, ancak ... şirketinin bu işi yapmadığı gibi çekleri de iade etmediğini, kendilerini defalarca aramalarına rağmen dönüş yapmadıklarını, oyalama taktikleri ile çekleri önce geri vereceğini söylediğini, ardından bu çeklerin 400.000,00 TL'lik kısmını şikâyetçi ... İnşaat'a ciro ettiklerini öğrendiklerini, bu sayede kendisini dolandırdıklarını, ne ... ne de ... inşaata bir borcunun bulunduğunu, kendisini tehdit ettiklerini, olay günü de çeklerin ödenmesi konusunda konuşmaya gittiğini ancak suça konu çekleri zorla almadığını, beyan ettiği görülmüştür.
6.Tanıklar M. A. ve Z. D'nin anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak, suça konu çeklerin bedeli ve sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 149.maddesinde ön görülen nitelikli hallerden sadece birini ihlal ettiği gözetilerek ilk derece mahkemesinden farklı olarak temel cezanın 11 yıl olarak belirlenmesi yoluna gidilerek Hukuki Süreç başlığı altında yer alan (2) numaralı bentte belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, katılan ve tanıkların beyanları, sanığın savunması, bilirkişi raporu, cd izleme tutanağı ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2019/3383 Esas, 2021/1161 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.