5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yerel C.Savcısının temyizinin sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraet hükmüyle sınırlı olduğu gözetilerek ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri de nazara alınarak yapılan incelemede; Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Sanıklar hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkümiyet hükümleri ile sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraet hükmünün temyizen incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Önleyici ekip olarak görev yapan polis memurları müştekiler tarafından sanık ...'in kullandığı aracın durdurulduğu ve alkollü araç kullandığının tespit edilmesi üzerine trafik ekiplerine haber verileceğinin belirtildiği, bunun üzerine ... ve yanında bulunan diğer sanık ...'ın kamu görevlilerine rüşvet teklif ettikleri ancak teklifi kabul etmeyen müştekilerin trafik ekibini çağırması, gelen ekibin ...'e alkollü araç kullanması sebebiyle ceza uygulayıp, ehliyetine el koyacaklarını belirtmesi üzerine müştekilere hakaret eden sanığın ayrıca "sizinle uğraşacağım, ekmeğinize engel olacağım, bunu hepinize ödeteceğim" gibi sözler ile görevlerini yaptırmamak için tehdit etme biçiminde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün halinde görevliye etkin direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden tehdit eyleminin hakaret niteliğinde bulunduğu, tehdit maksadıyla söylenmediğinden bahisle yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde beraet kararı verilmesi, 1 Haziran 2005 tarihinden önceki mahkümiyetlerin adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı içtihadı da gözönünde bulundurularak, adli sicil kaydının silinme koşulları gerçekleşen her iki sanık hakkında CMK'nın 231/6. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması için öngörülen objektif ve subjektif koşullar irdelenmeksizin, yetersiz gerekçe ile rüşvet vermeye teşebbüs suçlarından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, Yerel C.Savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın