4. Hukuk Dairesi 2010/8268 E. , 2011/9665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/04/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, Konya İli ... ilçesi, ... ... Köyü, ... Mevkii, 102 parsel sayılı taşınmazın murisleri, Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi Hane no:8 de nüfusa kayıtlı ... ve ...'dan olma 1917 doğumlu ... ...'a ait olduğunun tespitini istemiştir.
Yerel mahkemece: "Konya ili, ... ilçesi, 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü, ... ... Mahallesi, ... mevkii, Cilt: 1 Sayfa: 98 de kayıtlı 36.000,00 m2 yüzölçümündeki tarla vasfında bulunan 102 parsel nolu taşınmazın malikinin, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Cilt: 82, Hane: 8 de nüfusa kayıtlı ... TC kimlik numaralı ... ve ...' dan olma 1917 doğumlu ... ... olduğunun tespitine", dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. "Hakim re'sen Türk kanunları mucibince hüküm verir," (HUMK.m.76) prensibi gereğince dava konusu olayların hukuki açıdan değerlendirilip vasıflandırılması hakime aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve sonuç ile bağlı iken hukukî nitelendirme ile bağlı değildir.
Dava dilekçesinde; dava konusu olan taşınmazın, davacının murisine ait olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiş; mahkemece taşınmazın aidiyetine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamından davacının isteminin davaya konu edilen taşınmaz maliki ile murisinin aynı kişi olduğunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diger temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine 27/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.