53. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/591
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07.11.2019
NUMARASI: 2016/689 Esas, 2019/1201 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davacı firmanın Kazakistan'da faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ayrıca Kazakistan'da bulunan bir AVM içerisinde faaliyet gösteren "... işletmesini yaptığını, davacı firmanın bahse konu sinema salonunun içinde bulunan bazı yapım işlerini yürütmek ve mal satın almak üzere merkezi İstanbul'da bulunan davalı firma ile anlaşma yaptığını, iki firma arasında 03.04.2014 tarihinde Hizmet Sözleşmesi ve 09.07.2014 tarihinde Ürün Teslimat Sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafın edimini sözleşmelere uygun olarak ifa etmediği / eksik ifa ettiği, bu durum nedeniyle davacı tarafın zarara uğradığını, zararın talebi ile ilgili davalı tarafa 2 adet resmi yazı ile diğer e-mail yazışmaların elektronik ortamda iletildiği, davalı tarafın bu durumla ilgili adım atmadığı, davacı tarafın 27.04.2016 tarih 2926 yevmiye no ile ihtarname gönderdiğini, işbu ihtarnamede Davacı tarafın Davalı taraftan 3. şirketlere ödenen 20.766,232 Tenge karşılığı ABD Doları ve Davacının davalıya sözleşmeye bağlı olarak ödediği Akustik panellerin bedeli olan 207.420ABD Dolarını geri ödemesini talep ettiğini, davalının bu miktarları geri ödemediğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davanın kabulü ve davacı lehine 50.000 ABD Dolarının 27.04.2016 tarihi itibariyle işlemiş ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafla yapılan sözleşme edimlerinin davalı tarafça ifa edildiğini, davalı firmanın davacı tarafın istediği tüm malzemeyi Türkiye'de temin ettiği ve davacı tarafa teslim ettiği, davalı tarafın davacı tarafın memleketi Kazakistan'da hiçbir imalat ve işçilik hizmetinin olmadığını, sözleşmede böyle bir hüküm olmadığını ,davacı tarafın davalı taraftan malzeme ve mimari hizmet aldığını, davacı tarafın davalı taraftan temin ettiği malzeme ve proje ile sinemayı işletmeye açtığını, malzemelerin ve projenin uluslararası standartlara uygun olduğunu, Kazakistan'da alınacak izin ve müracaatların davacı sorumluluğunda olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalının cevap dilekçesinin süresinde vermediği anlaşılmıştır. Mahkemece; davacının hizmet sözleşmesi nedeniyle davalı tarafın eksik ve ayıplı yaptığı işlerin ne olduğu,ne kadarının eksik yapıldığı yönünde delil sunmadığı ve üçüncü kişilerin yaptığı işlerin yeni malzeme ve yapımlara ait olduğu, davalı ile yapılan hizmet sözleşmesinin içeriklerinin farklı bulunması nedeniyle ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle 20.766.232 Tenge yönündeki talebin reddine karar verildiği görülmüştür. Yine davalı ile yapılan ürün tedariki sözleşmesi gereğince temin edilen dekoratif paneller için- ayrıca standartlara uygun hale getirme gerektiği için - cilalama masrafının tazmininin gerektiği, davalının mal temini ve teslimi yönündeki sözleşmeyi kabul ettiği üretilen panellerin standart dışı olması sebebiyle standart hale getirilmesi için gereken miktar olan 3.900.000 Tenge karşılığı olan 21.422,68 USD nin tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bu talep yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının akustik panel teslimi yapması gerektiğini fakat kazakstan normlarına uygun yapılmadığını ve numune gönderilmeden teslimin yapıldığını, kazakistan yetkilileri tarafından gönderilen yazıda akustik panellerin kazakistan normlarına uygun olmadığının bildirildiğini, akustik panellerle ilgili yangın güvenliği açısından tedbir alınmadığının bildirildiğini, davacının yangın komite heyetine başvurduğu ve test raporunda davalı tarafından teslim edilen akustik panellerin yüksek derecede yanıcı olduğu mevzuata uygun olmadığının tespit edildiğini, akustik panellerin sökülerek başka firmaya yaptırılmak zorunda kalındığını, davalıya akustik paneller için ödenen 207.420 ABD nin tahsilini talep ettiğini, mahkemenin bu konuda hüküm kurmadığını, davalının kurulum yapmadığını ikrar ettiğini ve bilirkişi raporunda sözleşmede kurulum işinin de düzenlendiğini ve davalının ikrarı sonucu yapılmaması sebebiyle işin eksik bırakıldığını, raporda bu zararın davalıdan istenebileceğinin belirtildiğini, üçüncü kişilere yaptırılan işlerin içinde davalının yapması gereken işler ile davalıya ait olmayan işlerinde olduğunu, akustik panellerin yeniden yapılması için üçüncü şirketlere ödenen 20.766 tengenin davalıdan tahsiline yönelik olarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilince; ilk derece mahkemesince verilen 07.11.2019 tarihli gerekçeli karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi, davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında işin eksik ve ayıplı yapılması sebebiyle üçüncü kişiler tarafından eksik ve ayıpların giderildiğini belirterek yapılan masrafların davalıdan tahsilini ve bir kısım ödediği bedelin iadesini istemiş, davalı ise işin sözleşmeye uygun yapılarak teslim edildiğini eksik ve ayıplı yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece işin sözleşmeye uygun yapılmadığı tespit edilmediği ve üçüncü kişilere yaptırılan işlerin davalının sözleşme kapsamında yaptığı işler olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Somut olayda, davacı şirket merkezinin Kazakistan da bulunduğu, işin Kazakistan da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı işin eksik yapıldığını ve üçüncü kişilerle yapılan sözleşmelere göre işin tamamlandığını belirterek alacak talebinde bulunmuştur. Eksik yapılan işlerle ilgili davacı tarafından yaptırılan herhangi bir delil tespiti bulunmadığı, davacının bu iddiasını ispata yarar dosyaya yansıyan somut bir delil olmadığı anlaşılmakla, mahkemenin eksik işe yönelik talebin ispatlanmadığı gerekçesiyle reddine dair verilen karar yerinde olmuştur. Ayrıca bilirkişi heyeti tarafından üçüncü kişilere yaptırılan işlerin davalının yaptığı işler dışında olduğu tespit edilmiş, rapora itirazlar ek raporla karşılanmış, davacı tarafından aynı hususlar istinaf itirazı olarak ileri sürülmüştür. Davalı savunmasında her ne kadar montaj işini yapmadığını kabul etse de, üçüncü kişilere yaptırılan işlerin (montaj işi de dahil) davalı ile yapılan sözleşme kapsamında yer almadığı, farklı işler olduğu tespit edilmiş olmakla, davacı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece yangın paneli yönünden davalının işi ayıplı yaptığı belirlenmiş ve ayıp giderim bedeline hükmedilmiştir. Davacı istinafında, ayıplı olarak yapılan işin, tamamının yeniden üçüncü kişiye yaptırıldığını bu nedenle ödenen bedelin iadesi gerektiğini belirtmiş ise de, buna yönelik iddiasını ispatlar dosyaya somut bir delil yansımadığı anlaşılmakla mahkemece bu talep yönünden sadece ayıp giderim bedeline hükmedilmesi doğru olmuştur.
Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 345. Maddesinde " İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Aynı kanunun 346. maddesinde ise "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.Dosya kapsamına göre, mahkemece verilen gerekçeli karar davalı vekiline 25.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş,
HMK'nın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık istinaf süresi 09.10.2020 de sona ermesine rağmen davalı vekilince bu süre geçtikten sonra 12.10.2020 havale tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulmuş ve istinaf harçları da aynı tarihte yatırılmıştır.İstinaf süresinin geçmesinden sonra istinaf talebinde bulunulması halinde yerel mahkemece HMK'nın 346. Maddesi gereğince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, yerel mahkeme ret kararı verilmemiş olması halinde ilgili bölge adliye mahkemesi tarafından da istinaf dilekçesinin reddine karar verilebilir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilince yerel mahkeme kararına karşı iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra istinaf talebinde bulunulduğundan, istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.