53. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/617
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2018/1359 Esas, 2020/344 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, davacı tarafından gerçekleştirilen ... %90 mimari uygulama projesi ve detay çizimleri hizmetleri bedeli için davalıya 28.12.2017 tarihli 90.065,93TL fatura kesildiğini, davalının kısmi ödemede bulunduğunu, 57.179,05 TL bakiye kaldığını, bu hususta ihtarname keşide edilerek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan icra takibi yaptıklarını, taraflar arasında imzalanan 02.02.2016 tarihli sözleşme gereği, fatura bedeli karşılığı olan işlerin tamamının yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında davaya konu sözleşmenin imzalandığını, ancak davacının sözleşmenin 3. ve 4. maddelerinde belirtilmesine rağmen işlerin aksamasına sebebiyet verdiğini, bu durumun toplantı tutanaklarına işlendiğini, işin gecikmeli olarak tamamlanabildiğini, hala da tamamen bitirilmediğini, bu sebeple hak ediş ödemelerinde sözleşme ve eklerine aykırı olarak gerçekleştirildiği tespit edilen işler için kesinti ve ceza uyguladıklarını, davacıdan kaynaklı gecikme sebebiyle bahse konu faturanın bakiye kısmının ödenmediğini, faturanın iyi niyetle müvekkili tarafından kabul edilmesine rağmen proje müellifinden %90 uygulama projesi tesliminden sonra hizmet alınamadığını, eksik iş sebebiyle mahkemece keşif icrası yoluyla tespit yapılabileceğini savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin geçerliliği ve sözleşme konusu işin %90'ının tamamlandığına ilişkin taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı ve davalı defterlerinin davacının davalıdan 57.179,05-TL alacaklı hususunda birbirini doğruladığını, taraflar arasında ki sözleşmenin 11.5. maddesi gereği, ilk 3 işin tamamlanıp bedelinin davalı tarafından ödendiği, %45'i tamamlanması gereken 4. işin ise %40'ı tamamlandığı, %40'lık kısma ilişkin 270.197,78-TL ödeme talep edildiği, davalı tarafından bu hakediş onaylanmasına rağmen bakiye 57.179,05-TL ödemesi yapılmadığı, davalı taraf davacının yapmış olduğu işlerde gecikmeye sebebiyet verildiğini bu nedenle sözleşme gereği ceza kesildiğini savunmuş ise de bilirkişi tarafından yapılan teknik değerlendirmede; yapılan işin mekanik, elektrik, statik gibi diğer disiplinlerle uzman kişilerin bir araya gelerek işverene bağlı çalışma gerektirdiği üzerinde durularak işin uzamasının salt davacıdan kaynaklanamayacağı, yine davalı tarafından sunulan toplantı tutanaklarının incelenmesinde davacıdan kaynaklı gecikmeye rastlanılmadığının belirtildiği, davalının eksik ve ayıplı işlere ilişkin savunmasına ilişkin olarak davalının dosyaya yansıyan ayıp ihbarı bulunmadığı gibi ticari defterlerinde de yansıtma faturasına rastlanılmadığı, davacı tarafından eksik ve ayıplı işin içeriği de açıklanamadığı, davacının davalıdan 57.179,05-TL alacaklı bulunduğu, davacının 19.09.2018 tarihli ihtarname öncesi davalıyı temerüde düşürdüğüne ilişkin ihtarının dosyada bulunmadığı, bu nedenle 151,56-TL takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği, ayrıca likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, davacının alacaklı olduğundan bahisle icra takibine konu edilen faturanın 28.12.2017 tarihli olmasına rağmen, 23.02.2018 tarihli toplantı tutanağının 10.maddesinde revize projelerin hala yapılmamış olduğu, bazı eksikliklerin tamamlanacağının yer aldığı, bu toplantı tutanağına göre bilirkişi raporunun gerçeklerle uyuşmadığı, davacının işi tamamlamadığı, hak ediş ödemelerinde, sözleşme ve eklerine aykırı olarak gerçekleştirdiği tespit edilen işler için sözleşmede belirtilen kesinti ve cezaların uygulanacağı, faturanın iyi niyetle kabul edildiği, işin ayıplı ve eksik yapıldığını, bilirkişilerin davacının tek başına sorumlu tutulamayacağı görüşünün hatalı olduğunu, davacının yaptığı işin niteliği gereği diğer disiplinlerde çalışanların gecikmesine sebep olabilecek olan en etkin sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Katılma yoluyla davacı vekili istinafında, takip öncesi işlemiş faizin eksik hesaplandığı, işlemiş faizin verilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, davaya konu bakiye hizmet bedelinin ödenmediği iddiası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı taraf dava dilekçesi ile 29/01/2019 tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, faturanın tebliğ edilmiş olması davalının temerrüde düşürülmesi açısından yeterli olmayıp, faturanın tebliği ihtarname yerine geçmemektedir.
TBK'nın 117. maddesi ile "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." şeklinde olup, bu madde ile temerrüdün genel olarak şekli açıklanmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, davacı tarafça davalıya 19/09/2019'da ihtarname gönderilerek davalıya süre verildiği, bu ihtarnamenin 20/09/2019'da tebliğ edildiği anlaşılmakla mahkemece işlemiş faiz yönünden bu tarihler esas alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda verilen karar doğru olmuştur.Davalı tarafın istinaf itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafça kesilen ve tebliğ edilen fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça faturaların iyiniyetle ticari defterlerine kaydedildiği savunulmuştur. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmeye konu fatura ticari deftere kayıtlı ise de hizmetin verildiğinin de ispatı gerekmektedir. Mahkemece, yapılan iş ve bedel hususlarına ilişkin olarak bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Yapılan inceleme dosya kapsamına uygun olup, davalının istinaf sebepleri yerinde olmadığından, mahkemece verilen karar usul, esas ve yasaya uygun olmakla isabetlidir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekili ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.