1. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2016/87 Esas, 2019/192 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1063 Esas, 2019/1680 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Üst Cumhuriyet savcısı, O Yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebebi özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların eyleminin meşru savunma kapsamında olmadığına, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay sabahı tanık Mehmet'in ... yeri olan ... Kulübü Derneği Veli ... Hipodromu tesislerine gitmek için yola çıkıp yürüyorken, durmakta olan bir aracın arkasından geçerken şoför maktulün geri manevra yaparak aracı üzerine sürdüğünü fark edince "Ne yapıyorsun !?" diye tepki göstermesi üzerine, araçtan inen eli bıçaklı ve alkollü 4 kişinin üzerine geldiğini fark etmesiyle kaçmaya başlayıp polis zannederek gördüğü bir zabıta aracının içine sığındığı, zabıta memurlarının gelen bıçaklı grubu görünce araçtan kaçtıkları, maktulün zabıta aracına binerek tanığı bacağından iki kez bıçakladığı, tanık Mehmet'in kapıyı açıp kaçtığı ve hipodromun personele mahsus girişinden geçerek kendini kurtardığı, daha sonra yalpalayarak yere düşmesi üzerine ambulansla hastaneye gönderildiği, Kaçanın içeri girmesinden saniyeler sonra kapıya ulaşan saldırgan gruptan iki kişinin, biri elinde sopa olduğu hâlde, yaklaşık bir insan boyu kadar olan sürgülü demir kapıdan atlayarak içeri girip kaçanı tehditle istemelerine rağmen oradakilerce sakinleştirilerek dışarı çıkarıldıktan sonra kapı önündeki otomobil içinde bekleyen arkadaşlarına katılarak uzaklaştıkları; 43 dakika sonra yeniden yanaşan aynı araçtan maktulün inerek kapı önünde gitmesi için kendisini iknâya uğraşan güvenlik görevlilerini ve gittikçe sayısı artan öteki çalışanları az önce kaçıp içeri sığınanın teslim edilmesi konusunda birkaç dakika küfürle tehditle konuştuktan sonra provoke edip kalabalık içinden birinin sopa fırlatmasıyla arabadan inen diğer üç arkadaşının da katılımıyla gerginliği arttırıp çalışanları üzerilerine çektikten sonra yeniden arabaya yöneldikleri sırada orayı terk etmekten yine vazgeçen maktulün elinde bıçakla arkadaşının da sopayla kapıya tekrar dayanıp küfürlü tehditler savurmasını güvenlik görevlisinin iknâ çabaları durdurmaya yetmeyip sürgülü kapının açılmasıyla ellerinde dirgen ve tırmıklarla koşarak gelen seyislerden arabalarına binip kaçtıkları, 11 dakika sonra yeniden yanaşan aynı araçtan maktul sağ ön camdan boşluğa -bir istikamet çizmek gerekirse sürgülü kapıdan biraz yukarıya- ateş edince güvenlik şefi ...'in güvenlik personeli ...'dan silahını isteyip aldığı ve arkasında gizlediği sırada inip hızlı adımlarla yalpalayarak ve silahını savurarak gelen sarhoş maktulün yine bağırarak küfür eden tehditler savuran maktul silahı beline koyar gibi yapıp kapıya yaklaşırken silahlarını göstermeyen sanık âmir ... ve iki personelinin de kapıya bitişerek her iki tarafın demirlere dayanıp yüz yüze geldiği an maktulün silahını geri çıkarıp sanık ...'in kafasına yaklaştırıp sanığın "Dur !" el hareketiyle indirdikten sonra, yanına araçtan inip gelen eli sopalı arkadaşından destek görünce silahını boşlukta sallayarak yeniden küfür, tehdit ve hakaretle hastaneye kaldırıldığı söylenmiş olmasına rağmen içeri sığınanın ısrarla teslimini isteyen maktul, üç güvenlik görevlisinin iknâ çabalarını kolunu havaya dikip fakat bileğini aşağı indirip ateş ederek cevapladıktan sonra bir kez de kolunu yataylaştırıp doğrudan hedef alarak bağırıp hakaret etmeye devam ettiği hengâmda kapının öte yanında -içeride- toplanan yeterince provoke olmuş ve artık kımıldanmaya başlayan kalabalığa hitâbını kâh anlık hedefler alarak kâh rastgele sallayarak sürdürürken seyislerden birisinin fırlattığı dirgenin önüne düşmesiyle silahını onlara kaldırması ve sürgülü kapının yavaş yavaş açılıyor olduğunu görünce bir yandan hâlâ silah doğrultup tehdit ederek bir yandan geri geri adımlayarak araba yönünde çekilirken hâlâ en önde bulunan güvenlik memurunun uzaklaştırma çabasına rağmen bir an duraksayıp kalabalığa ateş edince, kendilerine doğrultulan namlunun istikametini fark ederek eğilen kalabalıktan sanık ...'in hemen buna cevaben maktule ateş etmesi, maktul henüz arabaya binmemişken diğer sanık ...'in sanık ...'le birlikte aracın lastiklerine ateş etmesi, kaçmayı başaran maktulün arkadaşları tarafından yaralı bir şekilde hastaneye götürülüp ölmesi şeklinde gelişen olayda, her ne kadar her iki sanık hakkında "kasten öldürme" suçundan kamu davası açılmış ise de, sanıklar art arda devam eden haksız saldırıları o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu altında eylemlerini meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştirdiklerinden sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, anlaşılmıştır. 2. Sanıkların savunmaları, tanıkların anlatımları, 13.08.2015 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, tutanaklar, görüntüler, diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar art arda devam eden haksız saldırıları o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu altında eylemlerini meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştirdiklerinden sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1063 Esas, 2019/1680 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın