Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... 1975 yılında ... tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulmuş bir şirket olduğunu, yarım asra yaklaşan faaliyet süresi içinde dünyanın en büyük kişisel bilgisayar yazılım sistemleri ve uygulamaları geliştirici firması haline geldiğini, müvekkilinin dünyaca ünlü işletim sistemi ..., yaygın olarak bilinen ... web tarayıcısı, ... internet üzerinden sesli iletişim hizmeti, ... uygulama paketi, ..., ... arama moturu, ... bulutu platformu ve ... kurumsal yazılım çözümleri gibi sayısız uygulama ve ürünün sahibi olduğunu, Türk Paten ve Marka Kurumu nezdinde diğer markalarının yanı sıra ... ve ... gibi tanınmış markalarıyla birlikte ülkemizde de dahil olmak üzere dünya çapında bulut bilgi işlem platformu hizmetine verdiği isim olan ... markalarının da sahibi olduğunu, müvekkilinin ilk olarak Ekim 2008'de ... altyapısını açıkladığını ve Şubat 2010'da ...E olarak tanındığını, ... çatı markası altında piyasaya çıktığını, Mart 2014'den sonra ise yine müvekkiline ait olan ... çatı markası altına girdiğini, günümüzde ise tek başına ... olarak da bilinirliğini sürdürdüğünü, müvekkilinin ... markalarının zaten halihazırda müvekkili adına kullanımda ve tescilli olduğunu, 08/12/2010 başvuru tarihli ... sayılı ... markasının .... sınıfta 10/04/2011 tarihten bu yana, 28/05/2013 başvuru tarihli ... sayılı ... markasının da ... ve ... sınıflarda 25/06/2014 tarihinden bu yana tescilli olduğunu, müvekkilinin yakın zamanda TPMK nezdinde başvurusunu yaptığı ve ...sınıflarda tescili istenilen ...sayılı ... marka başvurusunun ise davalı şirket adına .... sınıflarda tescilli ... sayılı ... markası sebebiyle SMK 5/1(ç) maddesi kapsamında re'sen reddedildiğini, ret gerekçesinin ise müvekkilinin marka başvurusunun davalı şirkete ait marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer görüldüğünü, ayrıca markaların kapsadığı hizmetlerin de aynı veya aynı türden görülmesi olarak gösterildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalarda; davalının, dava konusu ... markasını tescilli olduğu hizmetler üzerinde ciddi biçimde markasal olarak kullanılmadığını tespit ettiğini, işbu davanın açılarak davalı adına... numara ile tescilli ... markasının kullanmama sebebiyle tümden iptalini talep etmenin zorunlu olduğunu, SMK'nın 9/1. maddesinde "tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" hükmüne yer verildiğini, her ne kadar SMK'nın 26. maddesinde bir markanın kullanmama nedeniyle iptal yetkisinin TPMK tarafından kullanılacağı düzenlenmişse de, SMK'nın 192. maddesinde 26. maddenin SMK'nın Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe gireceği, geçici madde 4/1'de de 26. madde hükmü yürürlüğe girene kadar iptal yetkisinin ilgili maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılacağı düzenlendiğini, dava konusu ...sayı ile tescilli ... markasının tescil tarihinin 10/03/2008 olduğunu, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin 10/03/2013 tarihinde dolduğunu, yapılan araştırmalara göre davalının bu markayı tescil tarihinden itibaren beş yıllık bir süre içinde gerçek anlamda kullanılmadığını ve ayrıca tescil süresi boyunca kullanımına beş yıl kesintisiz ara verdiğini, SMK'nın 27/2. maddesinde markanın iptaline karar verilmesi halinde kararın iptal talebinin sunulduğu tarihten itibaren etkili olacağının düzenlendiğini, ancak talep üzerine iptal hallerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması halinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verebileceğinin de açıkça belirtildiğini, işbu davaya konu markanın, kullanmama nedeniyle iptale konu edilebileceği ilk tarihten itibaren kullanmama sebebiyle tümden iptaline karar verilmesini, olumsuz bir durum olan kullanmama halinin ispatının çoğu zaman mümkün olmayacağından bu hususta markanın kullanıldığının ispatının davalı tarafa ait olduğunu, açıkladıkları nedenlerle: TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının kullanmama sebebiyle tümden iptalini, HMK 389 ve 390 maddeleri uyarınca ... tescil numaralı ... markasının, dava sonucu kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbirkararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap