Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/3872
Karar No
K. 2023/4261
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/3872 E.  ,  2023/4261 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/3872
Karar No: 2023/4261
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Mağazacılık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından internet ortamında alınan reklam ve aracılık hizmetleri karşılığı yurt dışı mukimi firmalara yapılan ödemelerden tevkif edilip 2019/1 ila 2020/1 dönemlerine ilişkin olarak verilen muhtasar ve prim hizmet beyannameleri üzerinden tahakkuk ettirilerek ödenen 2.896.093,52 TL tutarındaki verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 2.896.093,52 TL verginin tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bu durumda, düzeltme ve şikayete konu kurum stopaj vergisinde "iş yeri" kavramı, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları hususlarının hukuki yorum gerektirdiği, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyip ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikteki açık ve mutlak vergilendirme yanlışlıkları kapsamında bulunmadığından 213 sayılı Kanun'un 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen vergi hataları kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, şikayet başvurusunun zımnnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müvekkil şirketin ödeme yaptığı dar mükellef kurumların, Türkiye'de mukim şirketler olmadığı, kanuni ve iş merkezlerinin Türkiye dışında olduğu, Türkiye'de bir çalışanları olmadığı, reklam hizmetlerinin doğrudan yurt dışından verildiği, reklam hizmetlerinin sunulması için Türkiye'de herhangi bir alt yapı bulunmadığı, reklam hizmetlerinin Türkiye'de satışı için, Türkiye'de herhangi bir fiziki varlığa sahip işyerlerinin bulunmadığı, Türkiye'de şirketler adına sözleşme imzalama yetkisi olan, onun adına hareket etme, onu bağlayıcı işlemlerde bulunma yetkisi olan bir kişi veya kurum bulunmadığı, elektronik ortamda sunulan hizmetlerin işyeri sayılacağına ilişkin iç hukukta veya uluslararası hukukta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla reklam hizmeti sunan dar mükellef kurumların Türkiye'de bir işyeri olmadığından stopaj yoluyla vergilendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu durumun Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması ve yasal mevzuat uyarınca mükellefiyette ve mevzuda hata olduğu, söz konusu hatanın herhangi bir yoruma mahal vermeyecek nitelikte açık olduğu, Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2023/735 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.