Esas No
E. 2023/1495
Karar No
K. 2024/269
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1495

KARAR NO: 2024/269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/05/2023

NUMARASI: 2022/1046 Esas - 2023/384 Karar

DAVA: Tespit (Anonim Şirket Pay Sahibi Olduğunun Tespiti)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2024

Taraflar arasındaki Tespit (Anonim Şirket Pay Sahibi Olduğunun Tespiti) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ve ailesinin 2015 yılında ... - ... San. Ve Tic. Aş.'deki hisselerinin satışı için ... Sanayi ve Ticaret Aş. ile görüşmelere başlandığını, Kasım 2015 tarihinde ise anlaşmaya varıldığını, görüşmeler sonucu şirketin değerinin 4.500.000 USD olarak belirlendiğini ve bu meblağın yaklaşık %82 bedeline karşılık 3.680.000 USD'sinin peşin olarak ödendiğini, bakiyesinin daha sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, yani şirket değerinin yaklaşık %18 bedeline tekabül eden 820.000 USD'nin ödenmesinin ileri tarihe bırakıldığını, genelde yabancı şirketlerin Türk şirketlerini satın alırken, eski hissedarın tüm hisselerini satıp şirketten çıkmasına izin vermediklerini, en az 1 yıl eski hissedarını içeride tuttuklarını, hem şirket hakkında doğru bilgi akışını sağlamaya devam ettiklerini hem de hissedarını içeride tutarak doğrudan kendisine rakip olabilecek faaliyetlerini engellemiş olduklarını, davalı tarafın şirketin %18 civarında hisse bedelinin ödenmediğini, %18'lik şirket hissesinin rehin edilerek bir yediemine bırakılmasının kararlaştırıldığını, daha sonra şirketin mevcut davalarından dolayı bu oranın yarıya indirilerek %9'lar civarına indirildiğini, şirketin bedeli ödenmeyen %18'lik hisse kısmının %9 'unun alıcı şirkette, %9'unun da satıcılarda kalmasının kararlaştırıldığını,92.100 TL nominal değere sahip hisselerin müvekkilde kaldığını, davalıların 92.100 TL nominal değerli hisseleri ne satın almakta ne de müvekkilini şirket genel kurullarına çağırmadıklarını, davalıların şirketin %9'una tekabül eden hisse bedelini işçilere ödeme yaptıklarını iddia ederek ödemediklerini ayrıca müvekkilde kalan 92.100 TL'lik nominal değerdeki hisseyi de satın almadıklarını, davalı ... San. Ve Tic. Aş.'nin hisseleri hamiline yazılı olduğu halde davalı yanca Türk yasalarına aykırı olarak hamile yazılı hisse senetlerinin nama çevrildiğini belirterek gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını belirterek davalı ... San. Ve Tic. Aş.'de müvekkilinin 92.100 TL'lik nominal değerde hissedar olduğunun ve hisselerinin hamile yazılı olduğunun tespit edilmesini, davalılarda kalan %9'luk hissenin rehin için verildiğinin ve işçi alacaklarını teminen verildiğinin tespit edilmesini ve şirket pay senetlerinin hamiline olduğunun, nama yazılı olmadığının tespit edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirketlere hisse devrinin öncesinde davacının hissesinin tüm şirket hisselerinin %25'i olduğunu, bu hisselerin tamamının müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, davacının veya diğer satıcıların müvekkili şirketlerden talep edebilecekleri herhangi bir bedelin olmadığını, müvekkili şirketlerin davacı ve diğer satıcılardan bugün itibariyle 1.996.051 TL muaccel alacağının bulunduğunu, devam eden dava ve ödemeler sona erdiğinde somut meblağın davacı ve diğer satıcılardan talep edileceğini, müvekkili şirketlerin, ..., ...'in devir öncesi ortaklarının hisselerinin tamamını her türlü takyidattan ari olarak devir almış olduğu için davacının hisselerini de devir aldığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede tahkim şartının yer aldığını, tahkim ilk itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...taraflar arasında düzenlenen Kasım 2015 tarihli sözleşmenin 24.3. maddesinde de sözleşmeden kaynaklı her türlü uyuşmazlıkta tahkim yoluna başvurulacağı ve tahkim kararının taraflar yönünden bağlayıcı olacağı düzenlenmiştir. Tahkim şartı içeren iş bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı, ifa edildiği, sözleşmenin hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı taraf HMK 116/1-b maddesi gereğince tahkim anlaşmasını ilk itiraz olarak ileri sürmüştür.

Yapılan incelemede tahkim şartının sözleşmede yer alması, tahkim ilk itirazının süresinde yapılmış olması, taraflar arasındaki ihtilafın kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın usulden reddine " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit davalarının tahkime tabi olmaması, mülkiyet hakkının Anayasal bir hak olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının mülkiyet haklarının Londra da bulunan hakemlerle tespitinin gerektiği yönündeki yerel Mahkeme kararının Anayasamızın temel ilkelerine aykırı olduğu , davanın sözleşmeden kaynaklanan bir dava olmayıp ,müvekkilinin elinde olan orijinal ve doğru şirket hisselerinden kaynaklanan mülkiyet hakkında dayalı olduğu , müvekkilinin elinde olan %9 hissenin mülkiyetinde herhangi bir ihtilaf olamayacağı gibi davalı elinde olan ve rehin olarak tutulan diğer %9 luk hissenin de mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunda yasal bir kuşkunun bulunamayacağını, rehin hakkının mülkiyet hakkını ortadan kaldıramayacağını, yolsuz ve usulsüz işlemlerle müvekkilinin şirketlerdeki mülkiyet hakkının davalılarca gasp edilmesinin yargısal denetiminin hakeme bırakılmasının hukuka uyarlı olmadığını, dava konusunun tahkime elverişli olmadığı, dava konusunun Türk kamu düzenine ilişkin temel haklara ilişkin olması nedeniyle tahkim sureti ile karara bağlanmasının mümkün olmadığı, davalı şirketlerin halen bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti şirketi olması ve şirket faaliyetlerinin tamamının Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemi içerisinde ve Türk makamlarının denetime tabi olduğu, Türk şirketlerinin faaliyetlerinin yargısal denetiminin Londra hakemlerine terk edilmesinin devletin egemenlik haklarına aykırı olduğu, mahkemenin dava konusunun sözleşmeden kaynaklandığı düşüncesi yanlış olduğu gibi sözleşmenin 24.3. Maddesini de yanlış okuyup değerlendirdiği, ilgili maddenin taraflar arasındaki her türlü uyuşmazlığın öncelikle dostane çözümü öngördüğünü, sözleşmeye göre de şirketin %18 payının mülkiyet hakkının müvekkilinde olduğu açıkça kabul edildiğini, mülkiyet hakkının aidiyetinin hakem heyeti tarafından belirleneceğine dair herhangi bir hükmün bulunmadığını, tahkimin sözleşmenin hükümsüzlüğü ve feshedilmesine ilişkin konularda geçerli olduğunun 24.3. Maddesinde yazılı olduğu halde mahkemenin ilgili maddeyi yanlış okuması yahut hiç okumamış olması nedeniyle yanlış ve eksik inceleme ile müvekkilinin mülkiyet hakkını da tahkime tabi tutmuş olduğunu, şirketin %88 lik hissesi .. A.Ş. Tarafından alınmış kalan %18 hissenin ise %9 u müvekkilinde kaldığını, %9 ise rehin olarak ... A.Ş. de kaldığını, rehin olarak davalı yana bırakılan %9 luk hissenin, şirket çalışanlarına ödenmek zorunda kalınabilecek tazminatların teminatı olmak üzere davalı ... A.Ş. ye bırakıldığını, müvekkilinde kalan %9 hisse davalı şirketçe tüm işçi davaları bittikten sonra davalı yanca alınacağı gibi davalı ... A.Ş. ye rehin karşılığı bırakılan %9 hisse de işçi tazminatları ödendikten sonra ... A.Ş. tarafından satın alınacak olduğunu, davalı tarafın iş davalarının uzadığı iddiası ile bu güne kadar %9 luk rehinli hisselerin bedellerini ödemediği gibi %9 luk müvekkilinde kalan hisseleri de satın almadığını, süreç bu şekilde devam ederken 29.12.2021 tarihinde davalı tarafa, Beyoğlu ... Noterliğinden ... yevmiye ile ihtarname gönderdiklerini, bu ihtardan sonra davalı tarafın, araç devirlerini kabul ederek araç devri için taraflarına yetki verdiğini ve araçların ilgilisine devredildiğini ancak hisselere ilişkin süreçte ise gelişme yaşanamadığını davalı tarafın yasaya aykırı olarak müvekkiline haber vermeden bir genel kurul yapıp bu genel kurulda şirketin hamile hisse senetlerini nama çevirme kararı aldığını , bu genel kurulda, müvekkilinin %18 lik kısmı da kendilerinde imiş gibi sahte belge oluşturup karar alıp bunu ticaret sicilinde tescil ettiklerini, bu yüzden konuyu sürekli ötelediklerini öğrendiklerini, şirketin %9 luk hissesine karşılık gelen 92100 TL lik hamile yazılı orijinal pay senetlerinin müvekkilinin elinde olduğunu, diğer 92.100 TL lik %9 luk hissenin ise rehin olarak davalı tarafta olduğunu ancak rehinli hisse senedinin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, Mahkemenin verdiği kararla müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlalini yargılamamakla hem Anayasal bir görevini ihlal etmekte hem de devleti, temel görevi olan yargılama fonksiyonununda mahrum bırakarak devlet olmanın temel özelliğini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının da Londra'da hakemlerle belirleyebilecek ise devletin kuruluş amacının ortadan kalktığını, bu nedenle de mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin hiç bir delil istemeden, yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, Mahkemenin müvekkilinin elinde olan hisse senetlerini isteyerek bilirkişi incelemesi yaptırıp hisse senetlerinin orijinal olup olmadığını inceletmesi, rehinli ve rehinsiz hisselere ilişkin araştırma yapması ve müvekkilinin mülkiyet hakkını tespit etmesi gerekirken eksik inceleme ve kolay yoldan mülkiyetin tespitini Londra'daki hakem heyetine bırakmasının hukuka aykırı olduğunu, kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının ... San. Ve Tic. Aş.'de 92.100 TL'lik nominal değerde hissedar olduğunun, hisselerinin hamile yazılı olduğunun, ... San. Ve Tic. Aş.'nin %9'luk hissenin işçi alacaklarını teminen rehin için verildiğinin, şirket pay senetlerinin hamiline olduğunun nama yazılı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesinin mümkün olup olmadığı noktasındadır. Davacı ..., dava dışı ..., ..., ..., ...,... ile ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan 20.11.2015 tarihli hisse alım sözleşmesinin 24.3.maddesinde tarafların bu sözleşmeden doğabilecek veya bunlarla ilgili olan veya bunların ihlaline ilişkin herhangi bir uyuşmazlık, anlaşmazlık veya ihtilafın önce taraflar arasında dostane bir şekilde çözümlenmesini kararlaştırıldıktan sonra bu şekilde uyuşmazlığın çözümlenememesi halinde taraflardan her birinin tahkim sürecini başlatma hakkı olduğu, dostane çözümün işe yaramaması halinde bu sözleşmeden doğan veya ihlali, feshedilmesi veya hükümsüzlüğü ile ilgili uyuşmazlıkların tahkim kurallarına göre çözümleneceği, tahkim yerinin Londra olacağı düzenlenmiştir. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şeklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 4/3.maddesine göre tahkim anlaşması, tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerlidir. Bir davanın hakemde görüleceğine dair hakem sözleşmesinin ya da bir sözleşmeye eklenen tahkim şartının geçerli olabilmesi için ortaya konan tahkim iradesinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek kesinlikte açık olması gerekmektedir. Türk hukuku bakımından tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli 6100 sayılı HMK'nun 412. maddesinde düzenlenmiş olup,

HMK'nun 408. maddesine göre ise taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Bu bağlamda davalı tarafın tahkim ilk itirazı HMK'nın 413. maddesi gereğince incelendiğinde 20.11.2015 tarihli hisse alım sözleşmesinin konusu ... San. Ve Tic. Aş. Hisselerinin davalı şirkete devrine ilişkin olmakla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık 20.11.2015 tarihli hisse alım sözleşmesinin yerine getirilmemesi nedeniyle hisse devri yapacak olan davacının, ... San. Ve Tic. Aş.'nin %9luk hissesi nedeniyle ... San. Ve Tic. Aş.'de hissedar olduğunun tespiti istemine dayanmaktadır. Bu halde sözleşme konusu olan hisse devri ayni hakka ilişkin olmadığı gibi iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden de olmayıp, uyuşmazlık hissedarlık durumunun tespitine ilişkin olduğundan HMK'nun 408. maddesindeki tahkime elverişlilik koşulu gerçekleşmiştir.

Davalı taraf süresinde vermiş olduğu dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunmuş olup, taraflar arasında geçerli bir tahkim şartı uyarınca sözleşmeden doğan uyuşmazlığın tahkimde çözümü gerektiğinden mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.