12. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 15.05.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilim ... Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Göstemek, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermileri Satın Alınması Taşınması Bulundurulması suçlarından 30.11.2016 tarihinde gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştır. Müvekkil 19.03.2019 tarihinde tahliye olmuştur. Müvekkil yaklaşık olarak yaklaşık olarak 2 yıl 4 ay kadar tutuklu kalmıştır. Müvekkil Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/389 Esas sayılı dosyasında yargılanmış ve cezalandırılmıştır. Ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi 2019/96 Esas- 2019/487 Karar ve 19.03.2019 tarihli kararı ile yerel mahkemenin cezalandırılması kararı bozulmuş ve müvekkil tüm suçlardan beraat etmiştir. Söz konusu karar 04.04.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Müvekkilin yakalandığı ve gözaltına alındığı ve tutuklandığı hususu, Manisa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/389 Esas sayılı dosyasında bulunan tutanaklarda mevcuttur. Müvekkil bu olay nedeniyle haksız olarak 2 yıl 4 ay tutuklu kalmıştır. Hem müvekkilin hem ailesini maddi durumu çok kötüdür. Müvekkil cezaevinde kaldığı sürece ailesine yük olmuş kendisi çalışamamıştır. Müvekkil cezaevine girmeden önce evlenmiş ve müvekkil ceaevindeyken çocuğu dünyaya gelmiştir. Ancak ne yazık ki müvekkil resmi nikah kıyamadığı için cezaevinde kaldığı süre boyunca eşi ile görüşememiştir. Müvekkilim tutuklu kaldığı süre içinde ekonomik olarak zarara uğramış ve ailesi maddi açıdan çok büyük zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Müvekkilin bu tutuklu kalması sebebiyle maddi zararları olmuştur. Müvekkilim manevi açıdan da yıpranmıştır. Müvekkil cezaevinde süre boyunca eşi ile görüşememiştir. Çocuğunu ancak duruşmalarda görebilmiştir. Kendi böyle bir suç sebebiyle suçlanması saygın kişiliğine zedelemiştir. Bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunma zorunluluğu doğmuştur. müvekkilin haksız gözaltı-tutukluma nedeniyle 250.000,00.-TL maddi 500.000,00.-TL manevi tazminatın haksız gözaltı ve tutuklama tarihinden faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesini, talep etmiştir. 2.Davalı vekili 10.06.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının tutuklanmasına kendi sebebiyet verdiyse tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür. 3.Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/4523 Esas, 2020/882 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat eksik olduğundan bozulmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin ise temyiz sebepleri gösterilmediğinden reddi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Davacı vekilinin temyiz istemi; Müvekkilinin ağır bir suçlama ile yargılandığı, enflasyonun göz önüne alındığında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. B.Davalı vekilinin temyiz istemi; İstinaf merciince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/389 Esas – 2018/664 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma, terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme suçundan 30.11.2016 - 19.03.2019 tarihleri arasında 840 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 04.04.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, tutukluluğu başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmediği, davacı hakkında maddi ve manevi tazminat talebi koşulları oluştuğundan ve davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı tarihlerden önce dosya kapsamında gelir belirtici herhangi bir resmi evraka rastlanılmadığından dolayı davacının tutuklu kaldığı günler bakımından maddi tazminat talebi hakkında asgari ücret tarifesi üzerinden mahkememizce hesaplama yapıldığı belirlenerek 54.727,14 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının fazla olduğundan maddi tazminatın 43.162,06 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 50.000,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/389 Esas – 2018/664 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma, terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme suçundan 30.11.2016 - 19.03.2019 tarihleri arasında 839 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 04.04.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi sunduğu anlaşıldığından tebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; 1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "42.645,74" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "43.162,06" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunduğundan davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. 2.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "42.645,74" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "43.162,06" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davalı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-2 ve B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/4523 Esas, 2020/882 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın