8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. C. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarih, 2019/228 esas, 2019/911 karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi vce 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. D. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2019/4465 Esas, 2021/1475 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yerine, sanık hakkında henüz soruşturma başlatılmadan ve resmi makamların bilgisinin olmadığı aşamada başka soruşturma kapsamında alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını beyan ederek kendi beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan ceza verilmesine yer olmadığı hükmü eklenerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Suç tarihinde sanığın babasının kolluk kuvvetlerine müracaat ederek oğlu olan sanığın evde uyuşturucu kullandığını ve kendisine tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı ve bu soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan sanığın uyuşturucu kullandığını kabul ettiği olayda 5237 sayılı TCK'nun 192/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar oluşmadığı halde sanığın hukuki durumunun nitelendirilmesinde hataya düşülerek istinaf başvurusunun esastan reddi yerine sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kararının kamu adına temyizen bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Olay günü Mehmet Tahir Erdem isimli şahsın Hürriyet Polis Merkezi Amirliğine gelerek öz oğlu olan ...'in kendisine tehdit ve hakarette bulunduğunu beyan ederek müracaatta bulunması üzerine başlatılan soruşturmada; sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar ile birlikte sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı, ancak sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine dava şartları oluşmadığından sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için yeniden Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, dosyanın bu şekilde yeniden soruşturma defterine kaydedildiği, sanık hakkında mahkememiz kararı doğrultusunda tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu karar ile birlikte sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ancak sanığın usulüne uygun yapılan birden fazla tebligat ve uyarıya rağmen yasal süre içerisinde denetimli serbestlik tedbirinin infazı için müracaat etmemesi üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İstinaf incelemesine konu sanığa isnat edilen "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın henüz hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kullanmak suçundan herhangi bir soruşturma başlatılmadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, hakkında yapılan başka bir soruşturma kapsamında alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını beyan ederek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlayıp etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla sanık hakkında ilk derece mahkemesinde kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/2512 Esas, 2022/1523 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısının öne sürdüğü temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap