5. Ceza Dairesi 2008/9199 E. , 2012/4370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda 25/06/2004 tarihi itibariyle kasa hesabı bakiyesi olup yeni yönetime teslim edilmesi gereken miktarın 85,44 TL olduğu, ayrıca 03/04/2004 tarihinde bankadan çekilen 11.000 TL'nin 4.600 TL'sinin 04/05/2004 tarihinde tediye edilmesine rağmen 1.151 TL'sinin 07/05/2004 ve 5.248 TL'sinin 28/05/2004 tarihinde tediye edilerek belirtilen süreler zarfında sanıkların uhdesinde kaldığının belirtildiği, düzenlenen iddianamede yukarıda belirtilen her iki hususun da suç kapsamında değerlendirildiği, kovuşturma esnasında alınan bilirkişi raporunda ise kooperatifin kasa hesabında 25/06/2004 tarihi itibariyle 5.393 TL fark bulunduğunun belirtildiği, geç tediye edilerek sanıkların uhdesinde tutulan para hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, atılı suç tarihlerinde yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'un da savunmasında 2002 yılı 6. ayında görevi önceki yönetimden 4.890 TL zararla devraldıklarını, açığın buradan kaynaklandığını ve önceki yönetimi ibra etmediklerini beyan ettiği anlaşıldığından, 2002 yılı 6. ayında kooperatif olağan genel kurul toplantısı yapılıp yönetim kurulunda değişiklik olup olmadığı, değişiklik olmuşsa önceki yönetimin ibra edilip edilmediğinin araştırılması, bu tarihten önceki yönetim kurulu görev süresini de kapsayacak şekilde kooperatif banka hesabı ekstreleri ile kooperatifin gelir ve giderlerine ilişkin tüm yasal defter, belge ve kayıtların celbedilip soruşturma ve kovuşturma sırasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu da gözetilerek emekli Sayıştay denetçilerinden seçilecek üç kişilik yeni bir bilirkişi kuruluna tüm dosya ve belgeler birlikte gönderilmek sureti ile yeniden inceleme yaptırılması, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, sanıkların görevi kasa açığıyla devralıp almadıkları, görevi devrettikleri 25/06/2004 tarihi itibariyle de kasa açığı bulunup bulunmadığı, sanıkların uhdesinde kooperatif parası olup olmadığı, zimmet veya kullanma zimmeti olarak nitelendirilebilecek eylemleri bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de, İddianamede mevcut sanıkların bankadan çektikleri 11.000 TL'yi peyder pey tediye ederek değişik sürelerde üzerlerinde tuttukları iddiası hakkında bir karar verilmemiş olması,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre; mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden kazanç müsaderesine hükmedilmesi,
TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.