8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.03.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2020/2035 Esas, 2021/868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ilişkin hükmün açıklanması 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ve sanık hakkında bu süre içerisinde takdiren 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve karar 07.07.2021 tarihinde kesinleştirilmiştir. D. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/182 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1972 Esas, 2022/2556 Karar sayılı kararı ile İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli kararın yok sayılmasına ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin bilgi elde edildiği, 13.12.2019 tarihinde ikamet ettiği evin bulunduğu yerde tertibat alındığı, arama kararı alınmasını beklendiği sırada sanığın evinden tanık H.A'nın çıktığı, güvenlik görevlilerince yakalandığı, üzerinde bulunan esrar maddesini teslim ettiği, arama kararına istinaden sanığın evinde arama yapıldığı, ilaç kutusu içerisinde poşet içinde esrar maddesi ele geçirildiği, tanık H.A. ve sanığın aksi ispatlanamayan savunmalarına göre H.A.'nın bir sorununu konuşmak üzere sanıkla buluştukları evde H.A'nın kendi üzerinde bulunan esrardan içtiği, sanığın da kendisine ait olan esrardan içtiği, akabinde her ikisinin bu şekilde yakalandıkları, toplanan tüm deliller kapsamında sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yetecek derecede kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği, sanığın eyleminin bu haliyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanığın kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin bilgi elde edildiği, 13.12.2019 tarihinde ikamet ettiği evin bulunduğu yerde tertibat alındığı, arama kararı alınmasının beklendiği sırada sanığın evinden çıkan tanık H.A'nın güvenlik görevlilerince yakalandığı, üzerinde bulunan esrar maddesini teslim ettiği, arama kararına istinaden sanığın evinde yapılan aramada ilaç kutusu içerisindeki poşet içinde esrar maddesi ele geçirildiği, tanık H.A'nın beyanı ve sanığın aksi ispatlanamayan savunmalarına göre H.A'nın bir sorununu konuşmak üzere sanığın evinde buluştukları evde H.A'nın kendi üzerinde bulunan esrardan içtiği, sanığın da kendisine ait olan esrardan içtiği, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yetecek derecede kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, sanığın denetimli serbestlik tedbiri ihlal etmesi üzerine davaya devam olunup hükmün açıklanması için İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde talepte bulunmuş ve mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın yine aynı mahkemece açıklanması gerekirken İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince bu kapsamda uygulama yapılıp 12.05.2022 tarihli ve 2022/182 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanmış ise de, yapılan uygulamanın hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğu kanaatine varılıp açıklanması geri bırakılan hükmün duruşma açılarak Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesince hüküm açıklanarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/1972 Esas, 2022/2556 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap