12. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının iki ayrı dosyada yargılamasının yapıldığına, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasının yapılan yargılamasında beraat ettiğine, ret kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat davasının dayanağı olan Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/237 esas, 2013/230 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama - kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçlarından dava açıldığı, davacının mezkur dosya kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21/06/2013 - 22/10/2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, davacı hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 1.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu bakımından TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbir ilişkin kararın 30.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarih, 2015/1613 esas ve 2020/1185 karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2020 tarih, 2020/119 esas ve 2020/141 karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçu bakımından davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 09/07/2020 tarihinde kesinleştiği, aynı soruşturmada birbirine dönüşen suçlar açısından haksız gözaltı ve tutuklamadan kaynaklı tazminat davasının ancak davacıya isnat edilen eylemin bir bütün halinde değerlendirilmesiyle beraat kararı verilmesinde tazminat hakkının doğacağı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin, sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İlk Derece Mahkemesince, tazminat davasının dayanağı olan Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/07/2020 tarih, 2020/119 esas ve 2020/141 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21/06/2013 - 22/10/2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 09/07/2020 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar bozma öncesi Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/237 esas, 2013/230 karar sayılı ceza dosyası kapsamında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu bakımından davacı hakkında TCK'nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmuş ise de, davacının hakkında düzenlenen iddianamede ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan tutuklandığı ve bu suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY: Bingöl Emniyet Müdürlüğü tarafından 25 LU 260 plaka sayılı araçta yapılan aramada 4320 gr hint keneviri bitkisinin ele geçirildiği, bu nedenle davacı ... Şeker hakkında gözaltı ve tutuklama kararı verildiği, Yapılan soruşturma ve yargılamada; davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan gözaltında kaldığı ve tutuklandığı, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde alma suçu yönünden ise TCK’nın 191/2. maddesi gereği tedavi ve denetimli serbestlik hükmüne hükmedildiği, bu karara da itiraz edilmeyerek kararın kesinleştiği, Soruşturma ve kovuşturmanın konusu araçta ele geçirilen hint keneviri bitkisine ilişkindir. Bu olay tek ve bütündür. Gözaltı ve tutuklama kararları da bu olaya ilişkindir. Gözaltı ve tutuklamaya bu olay nedeniyle davacı bizzat kendisi sebebiyet vermiştir. Ele geçirilen uyuşturucudan dolayı da bir bütün halinde tamamen beraat etmemiştir. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak eyleminden ötürü tedavi ve tedbire hükmedilmiştir. Bu olayda davacı hakkında manevi tazminata hükmedilmemelidir. Çünkü davacının kanında uyuşturucu madde tespit edilmiştir. Araçlarında bulunan esrarın da yapılan kontrollerde yakalanabileceğini hesap ederek bu riskleri göze alarak buna rağmen hem uyuşturucu madde kullanmış hem de 4320 gr hint kenevirini araçlarında bulundurmuşlardır. Bu hareketi ile olayın maddi ve manevi sonuçlarını kabullenmiştir. Manevi açıdan zarara uğrayacağını düşünen kişi bu riskleri göze almazdı. Maddi tazminat yönünden de; bir bütün olan bu olaydan davacı tamamen beraat etmediği için tedavi ve denetim süreleri araştırılarak, bu süreler kesin olarak tespit edildikten sonra, belirlenen süreleri aşan miktarda gözaltı ve tutukluluk süresi ortaya çıkarsa, tedavi ve denetim süresi düştükten sonra maddi tazminatı aşan kısım yönünden hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile; Davacı hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan dolayı gözaltında ve tutuklu kaldığı mahkum olduğu suçtan gözaltı ve tutukluluk kararı verilmediği bu nedenle davacı hakkında tazminata hükmedilmesi gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap