5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar ... ve ... tarafından düzenlenen 27/06/2001 tarihli harcama pusulası ile tahakkuk müzekkeresi ve verile emirleri karşılığında araçları kiralanan ve belgelerde yazılı miktarları aldıklarına dair imzaları bulunan kişilerden ...'ün belgelerde belirtilen parayı aldığını beyan etmesine; ...’ın tanıklıktan çekinme hakkını kullanmasına rağmen, gerekçesi ve delilleri gösterilmeden bu kişilere ödenen miktarların tamamı, ...’in değişik zamanlarda 100-150 TL aldığını beyan etmesine rağmen, bir kere 150 TL aldığı, ... bir defada en fazla 250 TL aldığını beyan etmesine rağmen, sadece bir kere 250 TL aldığı, ... bir kere 500 TL aldığını, zaman zaman da 20-50-80-90 TL şeklinde değişik miktarlarda para aldığını beyan etmesine rağmen, sadece 500 TL aldığı kabul edilerek yapılan eksik hesaplama ile bulunan miktarın sanıklar ... ve ...’ın zimmetinde kabul edilmesi, 25/03/2005 tarihli tutanaklarda 2001 yılı içerisinde yapılan harcamalar ile Birliğin banka hesabından çekilen miktarlar arasındaki 9.643.134.000 TL farkın hesaplanması sırasında, 27/06/2001 tarihinde araç kiralanmasına ilişkin düzenlenen gider belgelerinden ... için düzenlenen 2.181.872.000 TL'lik belge dışındaki belgelerin hesaba dahil edilmemesi, birlik genel sekreteri olarak görev yapan sanıklar ... ve ...’in görev yaptıkları tarihler belli olmasına rağmen, hangisinin ne kadar miktardan sorumlu olduğu belirlenmesi gerekirken, zimmet kabul edilen paraların kişi başına bölünmesi sonucu bulunan miktarların sanıkların zimmetinde bulunduğunun kabulü ile müsaderesine şeklinde eksik soruşturma ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmakla; Öncelikle; araç sahiplerine ödenen miktarların dosya içeriğine uygun şekilde hesaplanması, genel sekreterlik görevi yapan sanıkların sorumlu oldukları miktarların belirlenmesi sonucunda zimmet olup olmadığı, varsa miktarı ve genel sekreterlik yapan sanıkların görev süreleri dikkate alınarak sorumlu oldukları miktarların belirlenmesi için dosya üzerinde üç kişilik emekli Sayıştay uzman denetçisinden oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda sanıkların hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden suçun karşılığı olan değerlerin müsaderesine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın