8. Ceza Dairesi 2024/12731 E. , 2024/2742 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2.Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; uyuşturucunun kendisine ait olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1.Dava konusu olay, sanığın 16.12.2014 tarihinde bulunduğu araçta yapılan kontrolde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, 06.03.2015 tarihli kararla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak sanığın denetim serbestlik müdürlüğüne tebliğatlara rağmen müracaat etmeyerek yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle cezalandırılması istenildiği anlaşılmıştır.
2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 25.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda; Söz konusu maddenin uyuşturucu maddelerin esrar elde etmeye elverişli hint keneviri bitki parçaları içerdiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunduğu anlaşılmakla hükmün kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanığın 16.12.2014 tarihli tutanak içeriğine göre dava dışı şüpheliler ile bulunduğu araçta yapılan aramada uzmanlık raporu ile anlaşıldığı üzere uyuşturucu maddenin ele geçirildiği hususu gözetildiğinde sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine dair suçun subütuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında 16.12.2014 tarihli eylemine dair kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de; UYAP kaydına göre, sanık hakkında 06.03.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve 12.11.2014 kesinleşme tarihli kararı ile tedavi ve denetim kararı verilmeksizin 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve incelenen dosyadaki suçu bu kararın 5 yıllık denetim süresinde işlediği anlaşılan sanık hakkında ihlal niteliğindeki eylemi nedeniyle davanın düşmesine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.