Esas No
E. 2010/2828
Karar No
K. 2010/3122
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/2828 E.  ,  2010/3122 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/125-2008/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı kooperatifin 23.02.1992 tarihli genel kurulunda kendisinin ortaklığa kabulü yönünde yönetim kuruluna yetki verildiğini, üyelik koşullarını yerine getirerek davalı kooperatif yönetim kuruluna başvuru yapmasına rağmen ortaklık talebine olumlu yada olumuz bir cevap verilmediğini ileri sürerek, ortaklığın hükmen tescili ile menfi ve müspet zarar olarak şimdilik 10.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı kooperatif yönetim kuruluna yaptığı başvuruya olumlu cevap alamaması nedeniyle genel kurula itiraz hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmaksızın dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava, davalı kooperatife üye olunduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Kooperatiflerde yönetim kurulunun ihraç dışındaki kararlarına karşı kural olarak doğrudan iptal davası açılamaz ise de yönetim kurulunun aldığı karar, bir şahsın haklarını doğrudan doğruya etkiler nitelikte olduğu takdirde bu karara karşı doğrudan dava açılması mümkündür. Somut olayda, yönetim kurulu tarafından davacı başvurusuna yanıt vermemek suretiyle zımnen verilmiş sayılan ret kararı davacının hukukunu doğrudan ilgilendirdiğinden bu karar aleyhine dava açmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, henüz ortaklık statüsü kazanmamış olan bir şahsın yönetim kurulu tarafından hakkında verilen karara karşı ancak ortaklara tanınan genel kurul nezdinde itirazda bulunma hakkı da bulunmamaktadır.

Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilmesi, kooperatife ait ana sözleşme ve davacının ortaklık iddiasının dayanağı olan 17.08.1991 tarihli genel kurul kararı da getirtilerek üyelik şartlarının incelenmesi, ana sözleşme ile yasa hükümleri uyarınca üyelik şartlarını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan “açık kapı ilkesi” uyarınca kooperatif üyeliğine kabulünün zorunlu olup, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi bulunmadığı hususlarının da nazara alınması suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre davacının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.