T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, gerçekte vasi ... ile olan ticari münasebetine dayalı olarak, müvekkili ...'ın İstanbul'da olmadığı Haziran 2012 tarihinde, hiçbir alacağı olmamasına rağmen kısıtlı ve ...'ın babası olan ...'in akıl zayıflığından faydalanmak suretiyle, 89.000,00-TL bedelli 20.06.2012 tarihli bonoyu tanzim ettirerek aldığını, dava konusu bononun tanzim edildiği tarihlerde kısıtlı ..., başkaca kişilere de sırf, "oğlun ...'dan alacağım var" beyanına istinaden bonolar verdiğini, bu şekilde bono alan kişilerden bir kısmı için yaptıkları şikayet üzerine haklarında yağma suçundan dava açılmış olup işbu dava ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyası ile görülmüş olup dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu, ...'in bu ve başkaca israf ve akıl zayıflığı sebeplerine dayalı olarak 26.06.2012 tarihinde, yani davaya konu bonon verildiği günden 6 gün sonra , ... 'in kısıtlanması için açtıkları dava, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ve 14.11.2014 tarihli kararı ile ...'in akıl zayıflığı ve temyiz kudreti yokluğu sebebine dayalı olarak kabul edilip ...'in kısıtlanmasına karar verildiğini beyan etmiş, tüm bu nedenler ile hukuki işlem ehliyeti olmaksızın tanzim edilen bono geçersiz olduğundan, kısıtlı ...'in borçsuzluğunun tespiti ile ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile devam eden takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının bonoyu tanzim ettiği tarihte temyiz kudretinin var olduğunun ....Sulh Hukuk Mahkemesinde bizzat hazır olduğu duruşmalardaki beyanlarından açıkça anlaşıldığını, davacının bu duruşmada, borçlarından kurtulmak amacıyla, evini eniştesine anlaşmalı olarak devrettiğini beyan ettiğini, şekilde borçlularından mal kaçırmayı akıl eden birisinin temyiz kudretinin yokluğunu değil, bilakis kurnaz ve muvazaalı işlemleri yapmayı akıl etmeyi başarabildiğinin göstertiğini, davacının 26.06.2012 tarihi itibariyle kısıtlanmış olup, senedin tanzim tarihi itibariyle böyle bir durumun mevcut olmadığını, davalının borçlarından kurtulmak amacı ile oğlu ... vasıtası ile böyle bir yola başvurduğunu, her ne kadar davacıya, ....Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile vasi atanmış ise de bu bonoyu tanzim tarihinde temyiz kudretinin yok olduğunu kesin olarak ispatlayamayacağını, bonoyu tanzim tarihi ile kısıtlanması arasında uzunca bir süre geçtiğini, bononun tanzim tarihi itibariyle, ...'ın ehliyetli bulunup bulunmadığının tespiti konusunda rapor alınması gerektiğini beyan etmiş, sonuç olarak; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi ile, kötü niyetli olarak dava açan davacının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davacı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını takip alacaklısı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını bonoların cebir ve şiddet ile alındığına dair .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini takip borçlusunun .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile kısıtlama altına alınarak vasiyi tayin edildiğini kısıtlamanın davanın açıldığı 26/06/2012 tarihi itibari ile hüküm ifade ettiğini .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasından borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizin... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 2018/512 karar sayılı 04/06/2018 tarihli kararında; davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile takibe konula 89.000.-Tl lik bonodan dolayı keşidecinin Adli Tıp Kurumunun ... ihtisas Dairesinin 30.09.2016 tarihli raporu doğrultusunda vesayet altına alındığından, temyiz kudretine haiz olmayan bir kişi olması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizin... esas ... karar sayılı kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/1082 esas 2022/841 karar sayılı 23/05/2022 tarihli ilamında; "...Davalı tarafça, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında sunulmayan, istinaf dilekçesi ekinde sunulan, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 25/11/2015 tarihli, ...-101.01.02-2015/.../... numaralı, ... karar numaralı İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası için verilmiş raporda; "...'ın akit tarihi olan 27.06.2012 tarihide fiili ehliyetine haiz olduğu" belirtilmiştir.
Davalı tarafça sunulan rapor, ilk derece mahkemesindeki yargılamada bildirilmeyen yeni delil mahiyetinde ve HMK 357/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delile dayanılamaz ise de; davanın taraflarından birinin ayırtım(temyiz) gücünün olmaması kamu düzenine ilişkindir ve bu iddia itiraz niteliğinde olup, mahkemece bu husus resen gözetilmesi ve araştırılması gerektiğinden, bu hali ile davacı ...'ın fiil ehliyeti yönünden birbirine aykırı raporlar olup, her üç raporda Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'ne ait olması sebebiyle birinin diğerine üstün tutulacak yanı da olmadığından, davacının raporları arasındaki aykırılığın giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiği..." gerekçesiyle Mahkememizin... esas 2018/512 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2022/456 esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/1082 esas 2022/841 karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Birinci Üst Kurulu 22/12/2023 tarihli raporunda özetle; görülmekte olan “Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan 2918 S.K. hariç)” davası nedeniyle, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 22/08/2014 tarihli 676 karar numaralı raporu ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 25/11/2015 tarihli, ... karar numaralı ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 30/09/2016 tarihli, 2016/4614 karar numaralı raporları arasında fiil ehliyeti yönünden birbirine aykırı/çelişkili değerlendirmeler bulunduğundan raporlar arasındaki çelişkinin de giderilerek BAM karar ilamı doğrultusunda 15/06/2012 tarihinde fiil ehliyeti olup olmadığı hakkında Birinci Üst Kurul tarafından rapor düzenlenmesi istenen ... ve ... oğlu, 06/01/1946 doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyası ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak 19/12/2023 tarihinde Adli Tıp Birinci Üst Kurulunda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; her ne kadar işlem tarihinden yaklaşık 7 ay sonra ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29/01/2013 tarihli raporunda “demans (bunama) saptandığı, bu durumuyla ayırt etme gücünden yoksun olduğu, sürekli bakıma muhtaç olduğu kendisine bir vasi atanmasının gerektiği ve mahkemede dinlenmesinde yarar bulunmadığı şeklinde kayıtlı olsa da işlem tarihinden 17 ay sonra Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunca 25/11/2013 tarihinde yapılan muayenesinde yaşı ve sosyal durumu ile uyumlu kognitif değişiklikler saptandığı, 21/05/2014 tarihli muayenesinde “kendisini kötü gösterme çabasında olduğu” ve 22/08/2014 tarihli muayenesinde de “soyut düşüncesinin yeterli olduğu” nun tespit edildiği, 18/11/2015 tarihinde yapılan muayenesinde “demansiyel sendrom”, 31/08/2016 tarihinde yapılan muayenesinde demans düşünüldüğü, 16/08/2023 tarihli muayenesinde ‘hafif demans’ saptandığı birlikte göz önüne alındığında Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunca ilk kez 18/11/2015 tarihinde tespit edilen Demansiyel Sendrom denilen bunama halinin klinik, fızyopatolojik ve ilerleyici özellikleri dikkate alındığında işlem tarihine teşmil ettirilemeyeceği, işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre ...'ın işlem tarihi olan 15/06/2012 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/1082 esas 2022/841 karar sayılı ilamına göre yargılama sırasında sunulmadığı halde kamu düzenini ilgilendiren ve resen göz önünde bulundurulması gereken tarafın fiil ehliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 25/11/2015 tarihli, ...-101.01.02-2015/.../5312 numaralı, ... karar numaralı raporu dikkate alınarak kaldırma ilamı doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Birinci Üst Kurulu'ndan alınan 22/12/2023 tarihli raporda, ... hakkında düzenlenen raporlar, ...'nın tıbbi belgeleri, ilaç raporları ve gerek ATK muayene kaydı ve raporları, gerek Hastanelerden alınan raporları dikkate alınarak Demansiyel Sendrom denilen bunama halinin işlem tarihi kapsamına alınamayacağı, işlem tarihinde menfaatlerini kavrayabileceği, kendi hür iradesiyle eylem ve işlem yapabileceği tıbbi kanaatine varıldığı ve ...'ın işlem tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğu belirlendiğinden, fiil ehliyeti yönünden çelişki giderildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.532,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.105,35-TL harcın davacıya iadesine,
3.Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)