Esas No
E. 2022/229
Karar No
K. 2024/85
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/229
KARAR NO: 2024/85
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2022
KARAR TARİHİ: 21/03/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin her türlü elektrikli motor ve motor malzemeleri üretmek amacıyla 29/12/2017 yılında ----- uyruklu TC vatandaşı ------ tarafından kurulduğunu, şirket hisselerinin tamamını kapsayan 300.000,00 TL değerindeki 30 adet ---- grubu hissesinin ---- 700.000,00 TL değerindeki 70 adet ----- grubu hissesi ise ----- kurmuş olduğu diğer bir şirket olan -----adına ----- gazetesine tescil edildiğini, şirketin kuruluşundan bugüne kadar yönetim kurulu başkanlığının -----tarafından yürütüldüğünü, Türkiye'de bir çok yatırımı bulunan ------ içerisinde kurmuş olduğu merkezi fabrika işletmesi bulunan ----- kendi adını vermiş olup, kuruluşundan bu yana------ marka ismini ve logoyu şirket tanıtımını ve reklamını yapmak maksadıyla kullanmakta olduğunu, anılan logonun şirketin her nevi fatura, yazışma, mail içeriklerinde aktif olarak kullanıldığını, şirketin henüz faaliyete geçmeden önce------ internet sitesinde şirketin tanıtımını yapan 2017 yılına ait haberin ekindeki görsellerde dahi müvekkili şirkete ait marka ve logonun mevcut olduğunu ve reklam maksadıyla kullanıldığını, davalının daha önceden müvekkili şirketin yönetim kurulunda bulunduğunu, bir dönem şirketin genel müdürlüğü (CEO) görevini yerine getirdiğini, müvekkili şirket yetkilisi ekseriyetle----- bulunduğundan bir çok yazışmayı verilen vekalet kapsamında sınırlı yetkisi ile davalının yaptığını ve işlemleri yürüttüğünü, müvekkilinin anılan markayı tescil ettirme görevini de davalıya verildiğini ve davalının görev yaptığı dönemde müvekkili şirketin uzun yıllardır kullanmış olduğu "-----" markasını ve logosunu şirket adına tescil ettirmesi gerekirken 17/10/2020 tarihinde------ marka numarasıyla iyi niyet kurallarına aykırı olarak kendi üzerine tescil ettirdiğini, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde kendisinin katıldığı ve imzasının da bulunduğu------11/12/2019 tarihli Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağı'nın sol üst köşesinde müvekkili şirkete ait marka ve logonun kullanılmış olmasının bile tek başına davalının çalışmış olduğu dönemde temsil yetkisini kötüye kullanarak söz konusu marka ve logoyu kendi adına tescil ettirdiğini ispatladığını belirterek, müvekkilinin gerek ismi ile gerekse şirket ismi ile aynı olması, markanın ve logonun davalı Türkiye'ye gelmeden evvel kullanılıyor olması, nitekim davalının 2018 yılında ilk kez Türkiye'ye geldiği, yaygın kullanımı ve markanın müvekkili şirket ile özdeşleşmiş olması hasebiyle, markanın iyi niyetli üçüncü kişilere devri halinde yaşanacak mağduriyetin müvekkili açısından vahim sonuçlar doğurabileceğinden markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde kaydına tedbir konulmasına, izinsiz kullanımın dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurdurulmasına, tecavüzün önlenmesine, davalının ticari temsilci sıfatıyla kötü niyetli olarak yaptığı tescilin SMK'nun 6/2. maddesi gereğince marka sicilinden terkinine/iptaline, müvekkil şirketin adını taşıyan ve yıllardır kullanmakta olduğu sabit olan Türk Patent ve Marka Kurumunun---marka numarasıyla kayıtlı markanın logonun ve bunlara bağlı tüm feri haklarının SMK'nun 10. maddesi uyarınca müvekkili şirkete devrine/tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının söz konusu şirketin yönetim kurulunda bulunmuş olmakla bir dönem şirketin genel müdürlüğü (CEO) görevini yerine getirmiş olduğunu, davacı yanın iddiasının aksine söz konusu markayı tescil ettirme görevinin davalıya verilmemiş olduğunu, davalının bu hususta yetkilendirildiğine dair davacının iddiasını ispatlar herhangi bir veri bulunmadığını, Davalı adına tescilli TPMK nezdinde ------ marka numarasıyla kayıtlı olan markanın fikir babasının davalı taraf olması nedeniyle iyi niyet kurallarına aykırı bir tescilden söz edilemeyeceğini, -----markasını kullanma fikrinin söz konusu şirkette görevde bulunduğu süre zarfında davalı tarafça ortaya atıldığını, davalı tarafça söz konusu tescil için başvuru yapıldığında TPMK'ya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra davacı tarafından mesnetsiz iddialar ile kötü niyetli olarak işbu davanın ikame edildiğini, söz konusu marka tescilinin yapıldığı dönemde ------ile davalının yakın dost olmaları sebebiyle marka tescilinden haberdar olmamalarının mümkün olmayacağını, davalı halihazırda Türk Vatandaşı olup kendi T.C. Kimlik numarasına sahip olduğu halde davalının yabancı kimlik numarası girilerek aleyhine işbu davanın ikame edildiğini, bu durumun dahi davacı yanın kötü niyetli hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, söz konusu markayı şirket adına tescil ettirme görevinin şirkette görev yaptığı dönemde davalıya verildiği iddiasının soyut beyandan öteye gitmediği, davalı tarafından yapılan iyi niyet kurallarına aykırı bir tescil söz konusu olmadığından kanuna ve usulüne uygun şekilde gerçekleşen tescilin üzerinden iki yıl geçtikten sonra işbu davanın ikame edilmesinin davacının haksız ve kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, beyan ederek öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli -----tescil numaralı -----ŞEKİL" markasının tescil başvuru tarihinden önce davacı şirket tarafından oluşturulup oluşturulmadığı, kullanılıp kullanılmadığı, davacının tescilsiz kullanım nedeniyle marka üzerinde hak elde edip etmediği, davalının davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu sırada markayı kötü niyetle olarak kendi adına tescil ettirip ettirmediği, davalının markasının bu nedenlerle hükümsüzlüğüne ve davacı adına tesciline karar verilip verilemeyeceği, davalının markayı kullanıp kullanmadığı, bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 07.sınıfta 17/10/2020 tarihinde davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Dosya teknik bilgi gerektirdiğinden marka uzmanı ve muhasip bilirkişiden davalıya ait ticari kayıtlar ile dava dosyasındaki deliller incelenmek suretiyle incelenen dönemde davalı şirketin----- tescil numaralı-----ŞEKİL" markasını tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıp kullanmadıklarını, tescilsiz kullanım yoluyla hak elde edip etmediklerine dair rapor alınmış olup, alınan heyet raporunda özetle; davacı----29.12.2017 tarihinde -----Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- Sicil Numarası ile tescil edilerek işe başladığı, firmanın İş konusu; Şirket; askeri ve sivil ihtiyaçlara yönelik rüzgar türbini, jeneratör, her türlü elektrikli motor, pompa, motor müştemilatı üretmek, rüzgar türbin motoru, insansız hava araç (IHA) motoru, asansör motorlar, araba motorları, her türlü özel tasarım elektrikli motor, bunlar sürücüleri ve sair müştemilatı, elektronik ve mekanik aksamları, bilumum komple ve parça elektrikli otomobil motorları, bunların parçalar, savunma sanayine yönelik her türlü elektrik motorlar, elektromekanik ve mekanik sistemleri ve bunların her türlü çıktıları ile birlikte bunların üretimi ve tamamlayıcı parça ve malzemeler ve benzeri ürünlerin araştırma, geliştirme, tasarım, test, üretim, bakim, onarım, montaj, modernizasyon, pazarlama, eğitimi, ithalat, ihracat, alım, satımını yapmak. vb.) olduğu, Firmanın İş konusu üretim merkezlerinden ilk ellerden ve diğer satıcılardan uygun şartlarla ve ucuza satın alacağı ürün ve mesleki ihtiyaç maddelerini peşin veya kredili olarak ortaklarına tevzi eder...’’şeklinde olduğu ------ Ticaret Odası kayıtlarında tespit edildiği, inceleme esnasında ibraz edilen 2018 ve 2019 yıllarına ait Alış Faturalarında “----- ... ”açıklamasının yer aldığı, marka hukuku bakımından davalı adına -----tescil numaralı----- ŞEKİL markasının 07. Sınıfta 26.06.2019 tarihinde başvurusunun yapılıp markanın fiilen 17.10.2020 tarihinde tescile bağlanmış olduğu, muhterem mahkemenin emir ve tensipleri ile davacı tarafa ait belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere 22.11.2023 tarihinde davacı ... ‘--- adresindeki tesisine gidilerek inceleme yapıldığı, SMK 6/ 2 anlamında yapılan incelemede; ----- Noterliği 29.12.2017 tarih ve ------ yevmiye Numaralı imza sirkülerinde açıkça davalı tarafın, davacı şirket yönetim kurulu üyesi olduğunun belirtildiği. ----- Noterliği 13.07.2018 tarih ve----- yevmiye Numaralı TAAHHÜTNAME başlıklı belgede açıkça davalı tarafın, davacı şirket nezdinde Yönetim Kurulu Görevini üstleneceğini taahhüt ettiği Davalı markasının başvurusundan önce hazırlanan -----. Noterliği 07.03.2019 tarih ----- yevmiye numaralı belgede davalı tarafın davacı şirketin temsilcisi olduğunun belirtildiği. Davacı şirketin aynı isim ile kesintisiz faaliyetini gösteren resmi evraktan davacı ile davalı taraf adresinin aynı yer olduğunun anlaşıldığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sunulan 14.10.2019 tarihli belgede davalının, davacı şirket nezdinde sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiği, 29.06.2020 Tarihli ---- TAAHHÜTNAMESİ başlıklı belgede davalının isminin “yetkilendirilen kullanıcı” olarak yer aldığı ----- sayfasından alınan görüntülerden Davalının 23.07.2018 tarihi itibariyle davacı şirkette çalıştığının anlaşıldığı bu belgelerden davalının, davacı şirket nezdinde sigortalı çalışmakta iken ve şirket Yönetim Kuruluna seçilmiş iken söz konusu markayı kendi adına tescil ettirmiş olduğu bu manda SMK 6/2 anlamında markanın hükümsüzlük ve davacıya devri şartlarının oluştuğu SMK 6/3 anlamında yapılan incelemede; Dosyaya sunulan ve 22.11.2023 tarihli tespitte elde edilen delillerden; şirket dış kapısı ve iç mekanlardaki tabelalarda marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve ------ ibaresini yer aldığı 30.12.2019 tarihli iç yazışma belgesinde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve ----- ibaresini yer aldığı 29.11.2019, 25.10.2019 tarihli iç yazışmalarda marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve ------ ibaresini yer aldığı Marka başvurusundan çok kısa bir süre sonraya ait 28.06.2019 tarihli iç yazışma belgesinde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve ---- ibaresini yer aldığı. 19.04.2019 tarihli BETON DÖKÜM TUTANAKLARINDA------ ibaresini yer aldığı 09.08.2019 ve 25.10.2019 tarihli belgelerde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve-----ibaresini yer aldığı Başvuru tarihinden daha önceye tarihlenen 04.04.2019 tarihli ---- Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda marka tesciline konu edilen logonun ve ----- ibaresini yer aldığı , 23.10.2018 tarihli çekte marka tesciline konu edilen logonun ve ----- ibaresinin yer aldığı, Dosyaya sunulan 2017 yılında davacı ile------ isimli şirket arasında ortaklık kurulduğuna ilişkin haberin------gazetesinin 09.11.2017 tarihli haberiyle de desteklendiği, Gerek dosya içeriğinden gerekse 22.11.2023 tarihli incelemeden ----- ibaresinin ilk kez davacı tarafça ticaret alanına sokulduğu, bu anlamda davalı markasının 07. Sınıfta yer alan “ Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler; kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. basınçlı hava üreticiler, kompresörler, Makine veya motor parçası olmayan pompalar (akaryakıt dolum ve dağıtım pompaları ve bunların tabancaları dahil” İçin hükümsüzlüğünün istenebileceği 5. SMK 6/6 anlamında yapılan incelemede Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif ----- 29.12.2017 tarihinde ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ Sicil Numarası ile tescil edilerek işe başladığı, faaliyet alanı ile sınırlı olarak davalı markasının 07. Sınıfta yer alan “ Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler; kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. basınçlı hava üreticiler, kompresörler, Makine veya motor parçası olmayan pompalar (akaryakıt dolum ve dağıtım pompaları ve bunların tabancaları dahil” İçin hükümsüzlüğünün istenebileceği , SMK 6/9 anlamında yapılan incelemede dosyaya sunulan belge ve 22.11.2023 tarihli incelemede elde edilen delillerden davalı tarafın davacının hangi unvan isim ve logo ile faaliyet gösterdiğini bildiği, davacı şirketin sigortalı çalışanı ve aynı zamanda Yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşıldığından davalı adına tescilli----- tescil numaralı markanın SMK 6/9 anlamında hükümsüzlüğünün istenebileceğine dair görüş bildirilmiştir.

Talimatla dinlenen tanık------ duruşmada; davalıyla 3,5- 4 yıldır tanıştığını, kendisinden duyduğum kadarıyla kendisi davacı şirketin sahibi olan ----- Beyin çalışanı olduğunu, davalı aracılığıyla davacı şirket sahibiyle tanıştığını, beyan ettiği gibi davalı, davacı şirketin çalışanı olduğunu, davacı şirket Motor ve Jenaratör üretimi yapan bir şirket olduğunu, fabrikalarını defalarca kez gördüğünü, ----- beyide ben götürdüğünü, şirkette bu logoyu pek çok kez gördüğünü, davacı şirketin aynı isimle yurt dışında da başka şirketleri olduğunu, kendisinin davalının davacı şirket çalışanı olmak dışında başka bir işi olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Tanık ------ duruşmada, davacı şirkette 2019 yılında çalıştığını, kendisinin söz konusu şirkette üretim Müdürü olarak halen görev yaptığını, davalı ise şirkette CEO( Genel Müdür ) sıfatıyla çalıştığını, ------ Motor logosu şirketin tüm yazışmalarında, ürünlerinde, resim formlarda, mail yazışmalarında bugüne kadar kullanıldığını, kendisinin marka başvurusu ile ilgili olarak markayı kendi ürünlerinde kullanmak istediğinildiğinde markanın davalı adına tescil edilmiş olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine markanın davalı tarafından başvurusunun yapıldığını ve tescilinin yapılmış olduğunu öğrendiklerini, şirket tarafından davalı olan CEO( Genel müdüre) marka tescili ile ilgili bir talimat verilip verilmediğini bilmediklerini, kendisinin çalıştığı dönemde şirketin Türkiye' deki tek üst düzeydeki yetkilisi olduğunu, ---- ile fabrikanın açılmasından sonra yaşanan pandemi süreci sebebiyle yılda iki kez görüşebildiklerini, şirket sahibi olduğunu bilmediklerini ancak Türkiye'de o dönem için davalı CEO( Genel müdür) olduğunu, davalı ayrıldıktan sonra------ şirketle daha çok ilgilenmeye ve gelip gitmeye başladığını, davalı Türkiye'de sadece davacı şirketteki işi sebebiyle çalıştığını, başka bir işi olmadığını, işi bittikten sonra yurt dışına gittiğini beyan etmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:

SMK'nın 10. Maddesinde, "Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilir." hükmü düzenlenmiştir.

GEREKÇE

Dava, marka üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasından kaynaklı markanın devri davasıdır.Davacı taraf dava konusu ----- tescil numaralı ------ŞEKİL" markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve bu sebeple markanın gerçek hak sahipliğinden kaynaklı olarak tarafına devrini talep ve dava etmiştir.SMK'nun 10/1. maddesinde, marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil veya temsilci adına tescilinin yapılması halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibinin markanın kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi, söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebileceği düzenlenmiştir.Davacı taraf davaya konu davalılara ait markaların öncelikle gerçek hak sahibi olmaları nedeniyle kendilerine devredilmesini, bu mümkün olmazsa SMK'nun 10/1. maddesine göre devir kararı verilebilmesi için ticari vekil veya temsilci tarafından tescil edilen markanın, marka sahibinin markası ile aynı ya da ona ayniyet derecesinde benzer olması gereklidir.

Dava konusu somut olayda davaya konu ---- tescil numaralı -----+ŞEKİL" markasının davalı adına tescilli bulunduğu, 22.11.2023 tarihli tespitte elde edilen delillerden; şirket dış kapısı ve iç mekanlardaki tabelalarda marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve ------TEKNOLOJİ ibaresini yer aldığı 30.12.2019 tarihli iç yazışma belgesinde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve----- TEKNOLOJİ ibaresini yer aldığı 29.11.2019, 25.10.2019 tarihli iç yazışmalarda marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve------ ibaresini yer aldığı Marka başvurusundan çok kısa bir süre sonraya ait 28.06.2019 tarihli iç yazışma belgesinde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve -----ibaresini yer aldığı. 19.04.2019 tarihli ------TEKNOLOJİ ibaresini yer aldığı 09.08.2019 ve 25.10.2019 tarihli belgelerde marka tesciline konu edilen ŞEKİL logonun ve------ibaresini yer aldığı, başvuru tarihinden daha önceye tarihlenen 04.04.2019 tarihli ----- Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda marka tesciline konu edilen logonun ve----- ibaresini yer aldığı , 23.10.2018 tarihli çekte marka tesciline konu edilen logonun ve ----- ibaresinin yer aldığı, Dosyaya sunulan 2017 yılında davacı ile ----- isimli şirket arasında ortaklık kurulduğuna ilişkin haberin -----gazetesinin 09.11.2017 tarihli haberiyle de desteklendiği, Gerek dosya içeriğinden gerekse 22.11.2023 tarihli incelemeden ------ibaresinin ilk kez davacı tarafça ticaret alanına sokulduğu, davalı tarafın sigorta tescil kayıtları ve alınan tanık beyanlarında ifade edildiği üzere çalışanı ve CEO'su olduğu, bu haliyle davacı şirketin dava konusu markayı kullandığını bildiği, bu bilgi karşısında iyi niyetinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, dava konusu markanın-----+şekil ibaresinden oluştuğu, yine davacı şirketin ticaret unvanının da davacı şirketin ... olduğu dikkate alındığında ticaret unvanının birebir aynısının iyi niyetli olarak marka olarak davalı tarafça belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmişi ve davalının davacı eski çalışanı ve ticari vekili olduğu sabit olduğundan davacı tarafın SMK'nın 10. Maddesi gereği markanın kendisine devir hakkının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KABULÜ ile;

1.Dava konusu------ tescil numaralı markanın gerçek hak sahibi olmayan davalı adına tescil edildiğinin kabulü ile ------tescil numaralı markanın SMK'nın 6/2 ve SMK'nın 10. Maddesi gereği davacı TARAFA DEVRİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan toplam 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç, 362,00 TL tebligat masrafı ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.442,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.