11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/573 E. , 2014/1773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2013
NUMARASI : 2013/165-2013/165 D.İş
Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/11/2013 tarih ve 2013/165-2013/165 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçenlere kredi kullanıldırıldığını, kullandırılan kredinin sözleşme hükümlerine göre geri ödenmemesi üzerine borçlunun kredi hesabının katedildiğini ileri sürerek borçluların 215.670 TL borcuna yetecek mallarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden tarafından aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlere çıkarılan ihtarnameden söz konusu borcun aleyhine ihtiyati haciz istenenler tarafından ipotek verilmek suretiyle teminat altına alındığının anlaşıldığını, borç miktarının 215.670 TL olmasına rağmen bu borç nedeni ile davacı banka lehine 240.000 TL'lik ipotek bulunduğu gerekçesiyle şartları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin aşağıdaki bent dışındaki, asıl borçluya yönelik, diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, mahkemece, söz konusu borç için, talep eden banka lehine borcu karşılayacak miktarda ipotek bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında gerekçeye esas alınan ipoteğe dair senet bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece ipotek senedinin ibrazının sağlanmasının ardından kefalet borcunun ipotekle teminat altına alınıp alınmadığı konusunda bir hüküm bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile kefiller yönünden talebin reddi doğru görülmemiş kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.