Esas No
E. 2010/2801
Karar No
K. 2010/3528
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/2801 E.  ,  2010/3528 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2008 tarih ve 2007/663-2008/629 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, aidat borcunun tahsili için başlatılan takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazın 2.774 YTL asıl alacak ve 795 YTL gecikme faizi olmak üzere toplam 3.569 YTL üzerinden itirazın iptali ile % 40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2.774 YTL asıl alacak ve 795 YTL gecikme faizi olmak 3.569 YTL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin 3.569 YTL üzerinden devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, kooperatif aidat alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Borçlar Kanunu`nun 104/son madde ve fıkrası uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olmaktadır. Mahkeme kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının “KARAR” bölümünün 1. bendinde yer alan “davalı borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 2.774 YTL asıl alacak ve 795 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.569 YTL üzerinden itirazın iptaline” ibaresinin kaldırılmasına, yerine “toplam 3.569 YTL alacak üzerinden, ancak 2.774 YTL asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2 faiz yürütülmek suretiyle itirazın iptaline” kelime grubunun eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.