Esas No
E. 2010/2390
Karar No
K. 2010/2749
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/2390 E.  ,  2010/2749 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2007 tarih ve 2005/208-2007/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olan ...ve diğer davalının sulama sahası içerisinde çeltik tarlaları olduğunu, bu tarlaların suyunun müvekkilinden alınması gerekirken artezyen kuyusu açılmak ve sızma suyun biriktiği depodan su motoru kurmak suretiyle sulandığını, taraflar arasında muaraza çıktığını ileri sürerek, davalıların artezyen kuyusu açarak ve sızma suyun biriktiği depodan su motoru kurmak suretiyle su almasının men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiş, karşı davayla; karşı davalının 6017 nolu parseldeki su kuyusunun mühürlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı aldığını, infazinin ise 6018 nolu parsel üzerindeki kuyu mühürlenmek suretiyle yapıldığını, bu nedenle de tarlaların 7 gün boyunca sulanamadığını, yeniden ilaçlama yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, şimdilik 1.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, ıslahla istemini 10.805,52 TL'na çıkartmıştır.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın açtığı kuyunun “elle açılan kuyu” niteliğinde olduğu, 167 sayılı Yeraltı Suları Yasası kapsamında olmadığı, arazi sahiplerinin kooperatiften su almalarının zorunlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, mahkemece 6017 nolu parseldeki kuyuya dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, infazın yanlışlıkla 6018 nolu parsel üzerindeki kuyu üzerinde uygulandığı, başka parseldeki kuyuda infaz işlemi yapılmasında karşı davalı kooperatifin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle de karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Asıl dava, davacı kooperatifin sulama sahası içerisinde tarlaları bulunan davalıların çeltik sulama suyunu davacı kooperatiften almamasına dayalı muarazanın giderilmesi; karşı dava ise, karşı davalının mahkemeden aldığı ihtiyati tedbir kararının farklı parselde uygulanmasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.

Yapılan yargılama sonunda, asıl davada davalıların davacı kooperatifin ortağı olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, dosya içerisindeki tarihi belirli olmayan hazirun listesine göre, davalılardan ... davacı kooperatifin üyesidir. Öte yandan, davacı kooperatifin anasözleşmesi dosya içerisinde değildir. Anasözleşmenin dosya içerisinde olmaması nedeniyle de ortakların davacıdan sulama suyu alma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı hususu anlaşılamamaktadır.

Bu durumda, mahkemece, davacı anasözleşmesi getirtilerek davalıların üye olup olmadıklarının belirlenmesi, üye olmaları halinde ise çeltik tarlalarında kullanacakları suyu davalı kooperatiften almak zorunluluklarının bulunup bulunmadığının saptanması, bu belirlemelerin yapılmasından sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

2.Karşı davalının isteğinin ihtiyati tedbir kararının farklı parselde uygulanmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olmasına, asıl davanın kabul veya reddinin bu davayı esastan etkileyecek olmasına göre, karşı davanın ayrılarak yeni bir esasa kaydedilerek asıl davanın bekletici mesele kabul edilmesi ve asıl davanın sonucuna göre karşı dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenelerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın karşı davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.