5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre sanığın zimmetine geçirdiği 4.871,25 TL'nin az olduğu kabul edilerek, tayin olunan cezadan 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, infazda tereddüt yaratacak ve 53/1. maddedeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması sonucu doğuracak şekilde “53/1 maddesi delaletiyle 53/5 maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan ceza süresinin yarısı kadar bu hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına” biçiminde hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesine hükmolunmaması 11/06/2007 günlü ilamımızda bozma nedeni yapılmışsa da sonradan verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin konusunu ve karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinin nazara alınmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın